İnternetten yayın yapan kanallara RTÜK denetimi getiren yönetmeliği yorumlayan uzmanlar yüksek lisans ücretleri nedeniyle internette de tekelleşme yaşanacağına dikkat çekti.

İnternet üzerinden yapılan radyo ve TV yayınlarını denetim ve yaptırım kurallarına bağlayan yönetmelik taslağı RTÜK tarafından kabul edildi. CHP’li üyeler ret oyu verdi. Yönetmelik taslağı yayınlanmak üzere Cumhurbaşkanlığına gönderildi.

Kabul edilen yönetmeliğe göre platform işletmecileri, abonelerine ilişkin her türlü bilgi ve belgeyi RTÜK’e iletmek zorunda. Bu zorunluluk taslakta, “İnternet ortamından yayın lisansı verilen medya hizmet sağlayıcı kuruluşlar; şirket ve ortaklık yapısına, programlarına, yayınlarını ileten platform işletmecilerine ve varsa abonelerine ilişkin Üst Kurul tarafından istenilen her türlü bilgi ve belgeyi belirtilen süre içerisinde vermekle yükümlüdürler” ifadeleri ile düzenlendi.

Yönetmeliğe göre RTÜK, istediği zaman kanallardan abonelerine ilişkin bilgi ve belge talep edecek. Böylece Netflix, Amazon Prime, BluTV, PuhuTV, Tivibu, Digitürk – Dilediğin Yerde, D-Smart Go, Turkcell TV+, Vodafone TV, FilBox, akıllı TV, tablet ve cep telefonu üzerinden toplam izlenme süresi ise milyonlarca saati bulan, İPTV olarak adlandırılan “online TV” platformlarının aboneleri ile abonelik sözleşmesi üzerinden kurduğu ilişkiye dair tüm kişisel bilgiler RTÜK ve BTK’de toplanacak.

Yönetmeliğin denetim ve sansürü artıracağı yorumlarının yanında, abone bilgilerinin RTÜK ve BTK’de toplanıyor olması nedeniyle “dijital fişleme”ye de yol açacağı şeklinde değerlendirmeler yapılıyor. Yapılan yorumlar arasında yönetmeliğin AB tavsiyesi olduğunu söyleyenler de var.

Konuyu uzun süredir takip eden Alternatif Bilişim Derneği’nin Başkanı Işık Mater ve Toplumsal Bilgi ve İletişim Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Ramazan Subaşı yönetmelikle ilgili merak edilenleri Artı Gerçek’e değerlendirdi.

KONU YENİ DEĞİL, MART’TA EKLEMELER YAPILDI

Yönetmelikle ilgili değerlendirmelerini sorduğumuz Mater’in ilk değerlendirmesi “Sansür anlamına geliyor” şeklinde. RTÜK kanununa mart ayında eklemeler yapıldığını ve bunun yeni bir gelişme olmadığını ifade eden Mater, yönetmeliğin çıkış amacıyla ilgili “Biz uzun süredir takip ediyoruz bu konuyu. O eklemeyle internette yayın yapacak tüm tv kanalları RTÜK’e tabi olacak. Bu yönetmeliğin çıkmasının sebebi internet yayını yapan kanalların bir lisansa bağlanması. Bu yüzden yönetmelik çıkıyor” ifadelerini kullandı. Mater, RTÜK tarafından onaylanan yönetmeliğe Netflix ve Blu TV gibi kanallarla ilgili maddelerin sonradan eklendiğini belirtti.


Işık Mater

KİŞİSEL VERİLER RTÜK’TE TOPLANACAK

Yönetmeliğin onaylanmasıyla birlikte gündeme gelen konulardan biri de internette bağımsız yayın yapan platformların seslerinin kısılacak olması. Mater bu konudaki kaygının doğru olduğunu, yönetmelikle birlikte kişilsel verilerin de RTÜK’te toplanacağını belirterek şunları söyledi:

“Bağımsız yayın yapan kanal ve platformlar daha rahat kontrol edilecek ve takip edilecek. Bu yönetmeliğe baktığımızda iki farklı ayağını görüyoruz. Bir tanesi sansür ve denetim, ikincisi dijital verilerin mahremiyetinin elden gitmesi. Çünkü yönetmelikte yer alan bir ibareye göre artık RTÜK, Netflix, Blue TV ve Puhu TV gibi kanalları takip eden, dinleyen izleyen herkesin kişisel verileri RTÜK’e gitmiş olacak. Normalde yılda bir kez RTÜK’e gönderiyorlardı ancak şimdi RTÜK ne zaman talep ederse, kanallar bilgi ve belge vermek zorunda kalacak. Diyelim ki bir abone Netflix’ten dizi izliyor, RTÜK onun bilgisini Netflix’ten isteyebilecek, o da Türkiye’de ayakta kalmak için bu bilgileri paylaşmak zorunda kalacak.”

“MİT İDDİASI YÖNETMELİKTE YOK”

Başka bir tartışma başlığı da yayın lisansı için MİT onayı gerektiği yönünde yönetmelikte yer aldığı belirtilen ibare. Mater, “Böyle bir iddia vardı ancak buna ilişkin yönetmelikte bir ibare görmedim” dedi.

YÖNETMELİK UYGULAMAYA GİRMEDEN NETFLİX’TE SANSÜR BAŞLADI

Mater, yönetmelik başlamadan sansürün başladığını belirterek “Çok ilginç. Mart ayında RTÜK kanuna eklemeler yapıldı demiştim. Normalde yönetmelik olmadan uygulamaya geçmemesi lazım. Ancak örneğin Netflix’te çocuk yayınlarında bulunan çizgi filmde sigara içen kurbağaları buzlamışlardı (Kapak fotoğrafı). Dolayısıyla bu uygulama hafif hafif çoktan başlamıştı. Şimdi artık kesinlik kazanmış oldu” dedi.

Yönetmeliğin bir Avrupa Birliği tavsiyesi olduğu şeklindeki yorumlara katılmayan Mater “AB’nin tavsiye ettiğiyle bizim uygulayacağımız çok farklı. Orada da kimi kısıtlamalar söz konusu ama Netflix’in yayını kesiyim, onu kapatayım demiyor” diye konuştu.

HABER İÇERİKLERİNE DE MÜDAHALE GELECEK

“Bu yönetmelikle RTÜK’e büyük bir yetki tanınmış oldu. Bu bir film, dizi, sinema sınırlaması sansürü değil; aynı zamanda haber içeriklerine de bu gidişle müdahale olacak” diyen Mater, yurtdışından yayın yapan kanalların kapanmasının söz konusu olabileceğini söyledi: İnternet üzerinden yayın yapan bağımsız site ve platformlara da ciddi bir denetim gelecek. Yani TV’de sigara, alkol yani onlara gereksiz ya da tehlikeli gelen ne varsa sansürlediği gibi Netflix, Puhu TV ve Blue TV içeriklerini de aynı şekilde sansürlenecek. Bazıları yurtdışından yayın yapsalar dahi kapatılmaları söz konusu olabilecek.

HÜKÜMET İNTERNETİ DE BİR GELİR KAPISI OLARAK GÖRÜYOR

Toplumsal Bilgi ve İletişim Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Ramazan Subaşı da yönetmeliğin başka bir yönüne; iktidarın buradan bir ekonomik gelir elde etmeye çalıştığına dikkat çekti: Yönetmelikle birlikte hükümet ekonomik krizi de düşünerek bunu bir gelir kapısı olarak düşünüyor olabilir. Çünkü okuduğunuz zaman maddelerin çoğu ücretlerle ilgili. Çok ciddi rakamlardan bahsediliyor.

İsteğe bağlı yayın yapmak için RTÜK’ten çıkaracakları yayın lisans ücretinin çok yüksek olduğunu belirten Subaşı “Bu yüksek ücret nedeniyle özgün içerik üreten kişiler bu ortamlardan çekilecek veya soyutlanacak, bu bakıldığında gizli bir ambargo” dedi.

Subaşı, internet ortamının da bir TV gibi RTÜK tarafından kontrol edileceğine dikkat çekerek “Sanal alemin de TV’de şu an olan yasaklamalarla aynı seviyeye getirilmesi ve sansürlenmesi anlamına geliyor” dedi.

İNTERNET ORTAMI DA TEKELLEŞECEK

Yönetmeliğin uzun vadede internet ortamında yol açacağı sonuçlara ilişkin Subaşı şunları söyledi: İnternet dünyası aslında kişilerin kendini ifade edebilme ve özgürlük alanı olarak görülüyor. Ayrıca TV ile radyonun sağlayamadığı bir ortamı ve özgün içeriği üretme olanağı sağlıyor. Bu yönetmelik yürürlüğe girdiği anda internet de TV ve radyodan çok farklı olmayacak. Kişiler TV’den izleyemediği ve radyodan dinleyemeyediği içerikleri internette ya bedava ya da para ödeyerek dinliyor ve izleyebiliyordu. Ancak şimdi nasıl insanlar TV’de aynı şeyleri izlemek zorunda bırakılıyorsa internet de sıradan, kurallara bağlanmış, yani televizyonlaşmış olacak. İçerik üretmeler ücrete bağlanacağı için bir süre sonra internette de süreç tekelleşmeye doğru gidecek.

Kaynak: Artı Gerçek – Rıfat Doğan

  • Hakkımızda
  • Künye

 

Başka Bir Denizli… Başka Bir Ülke… Başka Bir Dünya… MÜMKÜN…