Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sebahat Genç: “2016’da Yatağan’da kanserden yaşamını yitirenlerin oranı 100 binde 182 iken Türkiye genelinde 100 binde 123.”

Yatağan Termik Santrali Türkiye’nin beşinci büyük linyit yakıtlı termik santrali. Muğla kent merkezinden 26 kilometre, Yatağan ilçesinden ise 3 kilometre uzaklıkta.

Santralin yapımına 1977’de başlandı ve üniteleri 1982-1985 yıllarında işletmeye açıldı.

Yatağan Termik Santrali’nin uçucu küllerini analiz eden bir araştırmaya göre tesisin uçucu küllerinden suya yoğun miktarda kadmiyum, kurşun, kobalt, krom ve nikelin geçiyor.

Bu ağır metallerin yeraltı sularını kirletme riski ve küllerin depolandığı yakın çevredeki topraklarda birikme ihtimali var.

Yatağan, Kemerköy ve Yeniköy Termik Santralleri’nden çevreye bırakılan küller nedeniyle 35 bin hektar çam ormanı kurudu.

Yoğun hava kirliliği

Termik santrallerden, doğaya her yıl 1 tondan fazla cıva salınıyor. Bu cıvanın yüzde 20’si Akdeniz’de deniz suyuna çöküyor ve balıkların dokularında birikerek besin zincirine karışıyor.

Muğla’daki termik santrallerden kaynaklanan hava kirliliği en çok Yatağan, Milas, Kavaklıdere ve Ula’da yoğunlaşıyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, hava kirliliğinin ciddi boyutlara ulaşması ile bölgedeki çiftçilere meyve, zeytin ağaçları ve diğer tarım ürünlerindeki kayıpları nedeniyle bir bedel ödemek zorunda kaldı.


Prof. Dr. Sebahat Genç.

“Solunum hastalıkları arttı”

Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sebahat Genç, Muğla’nın Yatağan ilçesindeki termik santralinin halk sağlığına etkisini bianet‘e yorumladı.

Yatağan Termik Santrali’nin ilk kez 1982’de çalışmaya başladığını belirten Prof. Dr. Sebahat Genç, bölge halkının yıllarca Muğla’da kurulu üç termik santrale karşı mücadele ettiğini ifade ederek şunları söyledi: “Bölgede yaşayanlar havamız kirlendi, zeytinimizden verim alamıyoruz, toprağımız verimsizleşti, kanser vakaları arttı diye ekseriyetle protestolar düzenliyor. Yatağan’da özellikle 2017 yılından beri solunum hastalıklarının arttığına dair şikâyetler var.”

Yatağan’daki ölüm oranları

2000 yılında Muğla Tabip Odası‘nın yaptığı bir çalışmayla solunum sistemi hastalıkları nedeniyle Yatağan Devlet Hastanesi’ne başvuranların, Muğla ortalamasının üstünde olduğunu ifade eden Genç, şunları söyledi: “Sıtkı Koçman’da yaklaşık altı yıl önce çalışmaya başladım ve bu altı yılda Yatağan’dan gelen hastalarımın şikâyetlerinin çoğunlukla aynı olduğunu gördüm. Şikâyetler aynıydı ama Yatağan’daki kanser oranlarına dair herhangi bir bilimsel çalışma yoktu.

“Bizler geçen yıl termik santrallerin Yatağan ve çevresinde yaşayan insanların sağlıkları üzerindeki etkilerine dair çalışmaya başladık. 2015-2019 sonu arasında Yatağan’daki ölüm oranlarını Bodrum’la karşılaştırdık. Bodrum, coğrafi konumu ve rüzgâr yönü nedeniyle termik santrallerden şimdilik en az etkilenen yer çünkü.”

  • 2017’de Yatağan’daki ölüm oranı 100 binde 222 iken Bodrum’da 100 binde 163. Yani Yatağan’daki ölüm oranı, Bodrum’dakinin 1, 36 katı.
  • 2018’de Yatağan’daki ölüm oranı 100 binde 251 iken Bodrum’da 100 binde 190. Yani 1, 32 katı.
  • 2019’da Yatağan’daki 100 binde 254 iken, Bodrum’da 100 binde 139. Yani 1,82 katı.

Türkiye ortalamasından da fazla

Bu veriler dışında hastalık etkilerine de bakabilmek için Sağlık Bakanlığı’ndan Yatağan ve Bodrum’daki solunum yollarına bağlı hastalıkların ve akciğer kanseri vakalarının kayıtlarını istediklerini; ancak Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) gerekçe gösterilerek verileri alamadıklarını ifade eden Genç, sözlerine şöyle devam etti:

“Biz de bu sefer Yatağan Devlet Hastanesi ve Bodrum Devlet Hastanesi’nin kayıtlarına ulaştık. Burada ulaştığımız sonuca göre Yatağan Devlet Hastanesi’ne kanser tanısıyla başvuranların sayısı genel olarak Bodrum’dakinin üç-dört katı. Ama burada tabii şu faktör de var: Bodrum’daki özel hastaneler.

“Bu değişken de devreye girince bu kez Yatağan’daki kanser oranlarını Türkiye’deki kanser insidansı (belirli bir nüfusta belirli bir zaman dilimi içerisinde belirli bir hastalık veya hastalıkların yeni olgularının sayısı) ile karşılaştırdık. Yatağan’da Türkiye’nin kanser insidansına göre başvuru sayılarının özellikle 2016 ve 2017’de daha yüksek olduğunu gördük. Kanser oranı 2018’de daha düşüktü; fakat 2019 verisine ulaşamadık.

Yatağan ve Türkiye karşılaştırması

“2016’da Yatağan’da kanserden yaşamını yitirenlerin oranı 100 binde 182 iken Türkiye genelinde 100 binde 123. 2017’de Yatağan’da 100 binde 208 iken Türkiye genelinde 100 binde 126.

“Akciğer kanser tanısıyla başvuru oranları Türkiye ortalamasına ve Bodrum’a göre yine çok yüksek (8-24 katı). Türkiye akciğer kanseri insidansına baktığımızda burada da hayli yüksek değerler bulduk. 2016’da Yatağan’daki akciğer kanseri oranı 100 binde 60 iken, Türkiye’de 100 binde 20’ydi. Yani üç katı fazla bir oran tespit etmiş olduk. Keza 2017’de de aynı değerlere denk geldik.”

Bilimsel çalışmalara göre Türkiye’de birçok kentin havasının kirli olduğunu ama Yatağan’daki hava kirliliğinde bölgede kurulu üç termik santralin fazlaca etkisininin olduğunu söyleyen Genç: “Yatağan’da bir hava kalitesi istasyonu vardı; ama Nisan 2022’den beri bozuk olduğu gerekçesiyle hava kalitesi verileri verilmiyor. Ancak santralin çalıştığı dönemlerde gözle bile görülen bir kirlilik var zaten,” diye ekledi.

DSÖ verileri

2021 Eylül ayında İklim Değişikliği Politika ve Araştırma Derneği’nin Yatağan ilçesinde eylül ayı boyunca hava kirliliği parametreleri olan PM 2.5, PM 10, azot oksit ve kükürt dioksit ölçümlerinin yapıldığını söyleyen Genç, son olarak şu verileri ekledi:

“Dünya Sağlık Örgütü’ne (DSÖ) göre PM 2.5 değeri günlük ortalama 15 mikrogram/m3 olması gerekirken Yatağan’da bu sonuç günlük 45.24 mikrogram/m3.

“PM 10 kirleticisinde günlük ortalamada Avrupa Birliği’nin (AB) sınır değeri 50, DSÖ’nün de 45 mikrogram/m3. Yatağan ilçesinin aylık ortalaması ise 128.25 mikrogram/m3.”

Diğer ülkeler de etkileniyor

2019 yılında yayımlanan “Kömürün Gerçek Bedeli – Muğla Raporu“nda yer alan bilgilere göre 2018- 2043 yılları arasında (gerekli çevre yatırımları tamamlansa bile üç santral de 50 yaşına kadar çalışmaya devam ederse) 435 bin ton kükürt dioksit, 355 bin ton azot oksit ve 29 bin ton toz daha salacak.

Muğla’daki termik santrallerden kaynaklanan hava kirliliği en çok Yatağan, Milas, Kavaklıdere ve Ula’da yoğunlaşıyor. Ancak özellikle PM2,5 salımları, hâkim rüzgarlar ve diğer atmosferik etkenlerle kuzeyde Aydın’a, güneyde ise Akdeniz üzerinden Rodos’a ve Mısır’a, batıda Yunanistan’a, doğuda ise Filistin ve İsrail’e kadar ulaşıyor.

Kaynak: Bianet-Tuğçe Yılmaz

  • Hakkımızda
  • Künye

 

Başka Bir Denizli… Başka Bir Ülke… Başka Bir Dünya… MÜMKÜN…