İşçi Partisi adayı Lula da Silva, mevcut Başkan Bolsonaro’dan 2 milyondan daha fazla oy alarak ikinci turda Brezilya Başkanlık seçimini yüzde 50,9 ile kazandı.

Lula bu başarıyı polisin halkın sandığa gitmesini engelleme ve yoğun korkutma çabalarına rağmen elde etti.

Öte yandan, Bolsonaro’nun yenilgisi önemli ama onun toprak sahipleri, Evanjelik Hıristiyanlar ve küçük burjuva küçük iş adamlarından oluşturduğu koalisyon hala güçlü bir biçimde sürüyor ve bu koalisyon hali hazırda en büyük üç eyaletin valiliklerini kontrol ediyor. Dahası Lula’nın Sol Koalisyonu Kongre’de azınlık konumunda.

Buna rağmen Brezilya halkı seçimini yaptı. Öyle ki Başkanlık Seçimi sonuçları  “Brezilyalıların korku ve nefret yerine umudu seçmeleri” olarak değerlendiriliyor.

Lula, zafer konuşmasında: “Brezilya benim davam, insanlar benim davam ve yoksullukla mücadele hayatımın sonuna kadar yaşama sebebim. Brezilya’ya ve Brezilya halkına çok iyi bakacağız. Barıştan, sevgiden ve umuttan oluşan yeni bir dönemi inşa edeceğiz. Bu dönem Brezilya halkının bir kez daha hayal kurma hakkına sahip olacağı ve hayal ettiği her şeyi gerçekleştirme fırsatlarına sahip olacağı bir dönem olacak”, dedi.

Daha önce de Başkanlık yapan, ancak bir kumpasla 2018 yılında seçime girmesi engellenen Lula’yı Brezilya halklarının tekrar seçmesinin haklı nedenleri var.

Çünkü onun başkanlığı döneminde, ülkede, 20 yıldan fazla süren derin ekonomik sıkıntı büyük ölçüde sona erdirildi, istihdam arttı, reel ücretler yükseltildi ve mutlak yoksulluk azaldı.

Mevcut faşist Başkan Bolsonaro ise, ülkedeki azınlıklara, yerlilere, kadınlara, LGBTİ bireylere, solculara,  sendikalara karşı şiddet uygulamış, askeri diktatörlüğü ve işkenceyi övmüş ve Covid-19 salgını sırasında almadığı tedbirler yüzünden yüzbinlerce Brezilyalının ölümüne neden olmuştu.

Ünlü Amerikalı tarihçi H. Zinn’in söylediği gibi, “dünya halklarının tarihi sadece kötülüklerin, zulmün ve umutsuzlukların tarihi değil, aynı zamanda iyiliklerin, umudun,  dayanışmanın, özgürlük mücadelelerinin ve barışın tarihidir”.

Bu yüzden de Lula önderliğinde Brezilya halklarının elde ettiği bu zafer Latin Amerika’da yeni bir umutlu dönemin başladığının işareti olarak algılanmalı.

Brezilya halklarının bu başarısının aynı zamanda tüm dünyada diktatörlüklerin ortadan kalkacağı yeni bir döneme vesile olması dileğiyle…

  • Hakkımızda
  • Künye

 

Başka Bir Denizli… Başka Bir Ülke… Başka Bir Dünya… MÜMKÜN…