“Ülkenin Yarısı Kadın, RTÜK’te Kadın Üye Yok” – Tansu Pişkin

İletişim Akademisyeni İnceoğlu, RTÜK’e benzer kuruluşların Fransa ve ABD örneklerinde hem gazeteci hem kadın üye sayısının daha fazla olduğunu söylüyor.

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’ndan (RTÜK) boşalan üç üyelik için 11 Temmuz’da Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda yapılan oylamada AKP’den Nurullah Öztürk, HDP’den Ali Ürküt ve CHP’nin aday gösterdiği medya ombudsmanı (okur temsilcisi) Faruk Bildirici seçildi.

Böylece RTÜK’ün 9 kişilik yeni heyeti şu isimlerden oluştu: Ebubekir Şahin (Üst Kurul Başkanı), Esat Çıplak (Üst Kurul Başkan Vekili) ve üyeler Faruk Bildirici, Arif Fırtına, Nurullah Öztürk, İlhan Taşçı, Ali Ürküt, Prof. Dr. İlhan Yerlikaya ve Taha Yücel.

Mevcut heyette kadın üye yer almazken mesleği gazetecilik olan kişi sayısı Faruk Bildirici ve İlhan Taşçı olmak üzere ikide kaldı.

1994’te kurulduğundan beri RTÜK’te görev yapan kadın başkan veya başkan vekili hiç olmadı. 25 yıllık süre içerisinde heyette sadece iki kez birer kadın üye oldu. Bu isimler Prof. Dr. Esin Konanç ve Hülya Alp’ti.

RTÜK’ün yapısını ve işlevini konuştuğumuz İletişim Akademisyeni Yasemin İnceoğlu, Fransa ve ABD’deki kurumların yapısına ilişkin örnekler sunarak, olumlu bir değişimin yaşanması için partilere ve TBMM’ye çok iş düştüğünü söyledi.

Fransa: Üyelerin hemen hepsi gazeteci veya sinemacı

İnceoğlu şunları anlattı:

“RTÜK’e benzer kuruluşlara baktığınızda Fransa’da Conseil Superieur de l’audiovisuel (Görsel İşitsel Yüksek Konseyi) var. Konseyin Başkanı dışındaki 6 üyeden üçü kadın (Michèle Léridon,Nathalie Sonnac, Carole Bienaimé-Besse).

“Fransa’daki örneğe baktığımızda; lisansını ve/veya lisansüstü-doktora eğitimlerini farklı alanlarda (ekonomi, hukuk, sosyoloji, psikoloji, felsefe) tamamlayan kurul/konsey üyelerinin hemen hepsini gazeteci, sinemacı, prodüktör, senarist, Fransız Basın Kurulu Başkan Yardımcısı, Cannes festivali Yöneticisi, Agence France Presse haber ajansının Mali Komisyon Üyesi, l’Odéon Ulusal Tiyatrosu ile Vieux-Colombier Tiyatrosu’nun yöneticileri oluşturuyor.

ABD: Dört üyeden ikisi kadın

“ABD’deki FCC’ye (Federal Communications’a Commission- Federal İletişim Komisyonu) baktığınızda da yine erkek başkan dışındaki 4 üyeden ikisinin (Mignon Clyburn,Jessica Rosenworcel) kadın olduğunu görüyorsunuz, diğer ülkelerde de durum aynı.

“ABD’deki FCC örneğinde Başkan Ajit Pai telekomünikasyon alanında çalışan bir hukukçu. Diğer üyelerin çoğu Yale, Georgetown üniversiteleri hukuk fakültelerinden mezun olmuş ancak Telekomünikasyon Politikaları Analisti, komisyonun hukuki danışmanı, tüketicileri koruma, internet güvenliğini arttırma ve Komisyonun Evrensel Hizmet Fonu programlarının bütünlüğünün korunması konularında çalışan hukukçular.

“Kadınsız RTÜK, eril zihniyetin dışa vurumu”

“RTÜK’te tek bir kadın üyenin bile olmaması düşündürücü bir durum. Meclis’te de yerel yönetimlerde de üst düzey yöneticiliğin söz konusu olduğu her yerde aynı sorun var, kadın istihdamı politikalarındaki politikasızlık, daha doğrusu yanlış politikalar en büyük sorun kanımca.

“Düşünün, nüfusun yarısını kadınların oluşturduğu -günde ortalama 4-5 kadın şiddete maruz kalıyor, medyada kadın sürekli yanlış veya eksik temsil ediliyor- bir ülkede TV yayınlarını denetleyen Üst Kurul’da kadın yok.

“Kadını araçsallaştıran, yok sayan erkek egemen söylemlere karşı duruşu kadınsız bir kurul ile mi sergileyeceksiniz? Cinsiyetçi, ayrımcı ve eril bir zihniyetin dışa vurumudur kadınsız bir RTÜK. Diğer yandan, kadınlara yönelik yayınların erkek uzmanlarca izlenmesi ve raporlanması da çok ironik.

“Herkesin temsilini sağlamakla sorumlu”

“Bu tür kuruluşlar ahlak bekçiliğine soyunmaktan ziyade yurttaşın katılımı ve temsilini sağlama, fırsat eşitliği, çeşitlilik, çoğulculuk gibi ölçütleri yaşama geçirmekle sorumludurlar. Örneğin Fransa’da CSA’nın görev ve yetkileri arasında; insan onuru ve kamu düzenine saygı, çocukların ve gençlerin korunması, çoğulculuğun sağlanması vardır.

“Ülkemizde ise her fırsatta yayın hizmetleri, ‘toplumun milli ve manevi değerlerine, genel ahlaka ve ailenin korunması ilkesine aykırı olamaz’ hükmünün ihlal edildiği öne sürülerek, kadın kimliğine karşı duyarlılığın gelişmesi ve farkındalığın yaratılmasına engel oluşturuluyor.

“Kadınların medyaya erişim riski yüzde 82”

“Medyada Çoğulculuğun İzlenmesi Raporu’nda kadınların medyaya erişimi ile ilgili indikatörde bizlere TRT’de ve ulusal özel kanallarda ne kadar kadın istihdam edildiği ve medya kuruluşlarının yönetim kurulunda kaç kadın bulunduğu soruluyor.

“RTÜK de dahil olmak üzere bu soruya 3 senedir yanıt veriyoruz ve maalesef yönetim kurullarında hala kadın istihdam edilmiyor. Ayrıca son yayınlanan rapora göre kadınların medyaya erişimi ile ilgili risk yüzde 82 oranında.

“Çözüm olarak zihniyet değişimi diyeceğim, bu da uzun vadede olabilecek bir şey. Bu değişim toplumda tavandan tabana yayılmalı, yalnız kadın örgütleri ve STK’ların çabaları ve çalışmaları ile yetinilmemeli, aynı zamanda bir devlet politikası olarak benimsenmeli ve ivedilikle uygulamaya geçilmelidir.

“Bildirici, kadın üye gerekliliği üzerinde duracaktır”

“Faruk Bildirici işini çok iyi yapan çok takdir ettiğim gazetecidir, dolayısıyla RTÜK’e girmesine çok sevindim.

“Şahsen tanıdığım için de eminim kendisi bizzat Kurul’da kadın üyenin bulunması gerekliliği üzerinde duracaktır.

“Bilindiği üzere RTÜK üyelerinin seçimi TBMM Genel Kurulu’nda yapılmakta. Bu konuda partilere ve TBMM’ye büyük iş düşüyor. Geçmişten geldiği gibi, yola RTÜK, ‘Erkekler Kurulu’ olarak mı yoluna devam edecek, yoksa geç de olsa kurulda kadınları görebilecek miyiz?”

BİA medya gözlem raporlarında RTÜK

Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu’nun hazırladığı BİA Medya Gözlem Raporu’na göre, RTÜK’ün 2016’dan 2018’e kadar uyguladığı cezalar şöyle:

* 2016’da televizyonlara 50 uyarı, 112 para cezası ve 2 de yayın durdurma cezası; radyolara da 7 uyarı, 11 de para cezası verilmişti; para cezalarının toplamı da 15 milyon 907 bin 627 lira olmuştu.

TIKLAYIN – BİA Medya Gözlem 2018: Habercinin & Medyanın Bir Yılı

* 2017’de televizyonlara 13 program durdurma, 82 para cezası ve 11 uyarı cezası; Radyo kuruluşlarına da 12 para cezası ve 3 uyarı cezası verilmişti. Para cezalarının toplamı da 21 milyon 333 bin 825 lirayı bulmuştu.

* 2018’de, televizyonlara 67 program durdurma, 85 para cezası ve 1 uyarı cezası; Radyo kuruluşlarına da 5 program durdurma ve 1 para cezası verdi. Yayın ilkelerini ihlalden verilen para cezalarının toplamı 11 milyon 951 bin 153 lira oldu.

RTÜK hakkında

RTÜK, 1994’te özel radyo ve televizyon yayınlarını düzenleyen Mülga 3984 Sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanunun yürürlüğe girmesiyle kuruldu.

Radyo ve televizyon faaliyetlerini düzenlemek ve denetlemekle görevli, Anayasanın 133. maddesi kapsamında üyeleri TBMM Genel Kurulunca seçilen, özerk ve tarafsız bir kamu tüzel kişiliği olan Üst Kurul, TBMM tarafından seçilen dokuz üyeden oluşuyor.

Üst Kurul üyelerinin görev süresi altı yıl ancak üyelerin üçte biri iki yılda bir yenileniyor. Görev süresi iki yıl olan başkan ve başkan vekili Üst Kurul üyelerinin seçimiyle belirleniyor.

Türkiye’de karasal, sayısal, uydu, kablo ve IPTV ortamından yayın yapacak kuruluşlara lisan ve yayın izni RTÜK tarafından veriliyor.

Kaynak: BİANET

İlginizi çekebilir