Türkiye şampiyonu triatlet Esra Nur Gökçek: Koşamayacağımı düşündüler ama koştum! – Işıl Çalışkan

Milli triatlet Esra Nur Gökçek, Afrika Kupası’nda sprint mesafede birincilik elde ederek, dünya sıralamasındaki yerini 350’ncilikten 165’inciliğe çıkardı. Türkiye’de kadın sporcu olmaktan gurur duyduğunu belirten triatlet, “Ülkemizde ne yazık ki hala hayallerinin peşinde koşamayan ve istemediği hayatları yaşamak zorunda kalan kadınlarımız var. Kadınları cesaretlendirmeye ve destek olmaya çalışıyorum. İstedikten sonra her şeyi başarabiliriz” diyor.

Esra Nur Gökçek, spor serüvenine 7 yaşında cimnastikle başlamış. İyi bir cimnastikçi olmayı çok istiyordu Gökçek. Ancak boyunun birden uzaması onun cimnastik geleceğine nokta koydu. Annesinin yaz tatilinde tabiri caizse “biraz nefes alsın” diye gönderdiği yüzme kursunu önce sevmedi. Ancak yüzme antrenörü Esra’yla aynı fikirde değildi. İyi bir yüzücü olacağını düşündüğünden, onu takıma aldı. Bu düşüncesinde haklıydı da… Zayıf ve uzun kas yapısı sayesinde uzun mesafe yüzmelerde çok başarılı oldu. Bu da beraberinde il şampiyonalarını getirdi… Ve bir süre sonra Esra için de eğlenceli bir hal aldı yüzmek. Başarı başarıyı doğurdu kısacası.

400 metre karışık, 800 metre serbestte Türkiye şampiyonu oldu. İyi bir yüzücü olarak ailesinin hayallerini gerçekleştirdi. Ama Esma Nur Gökçek’in sadece bir hedefi vardı. O da triatlet olmak… 3 branşı barındıran triatlon hiç hafife alınacak gibi değil tabii… 1500 metre yüzme, 40 kilometre bisiklet ve 10 kilometre koşu barındırıyor içinde. O dönemde çevresindeki insanlar yıllarca sadece yüzdüğü için iyi koşamayacağını düşündü. Ama bu düşünceler yıldırmadı, triatlona olan tutkusuna erişebilmek için daha çok çalıştı… 18 yaşında triatlona başlayan sporcu 23 yaşında. Triatlet serüvenini 5 yıldır sürdüren Esra, şimdi Türkiye için parmakla gösterilen bir isim. Daha fazla uzatmadan sözü milli triatlete bırakalım…

Esra Nur Gökçek

Triatlona ilk olarak nasıl merak saldınız?

Triatlon sporuyla ilgilenen arkadaşlarım vardı. Onları gördükçe ben de motive olup yapmak istiyordum. İnsanlar yıllarca sadece yüzdüğüm için koşamayacağımı düşünüyorlardı. Ancak atletik fiziksel özelliklere sahip olduğum için koşuya da çok çabuk adapte oldum. Keyif almak ve mutlu olmak için yapıyordum bu sporu. Ve bu beni motive etmeye yetiyordu.

‘YÜZME, BENİM İÇİN ULUSLARARASI MÜSABAKALARDA AVANTAJ’

Bu spora ilk olarak yüzmeyle başlamanın avantajları oldu mu?

Yüzme sporunun altyapısı çok önemlidir. Tabii ki her yaşta yüzme öğrenilir ve geliştirilir. Ancak üst düzey müsabakalarda yarışabilmek için en küçük yaşta yüzmeye başlamak gerekiyor. Triatlonda yüzme çok önemli. Yarışa yüzme etabı ile başlıyoruz. İyi bir grubun içinde yer alabilmek için iyi ve hızlı yüzmek önem taşıyor. Ben de uluslararası müsabakalarda bunun avantajını yaşıyorum elbette.

Peki neden tek bir branş yerine birden çok uzmanlık gerektiren bir spor tercih ettiniz?

Yıllarca sadece tek bir branş olan yüzmeyle uğraştım. 18 yaşımdan sonra triatlona başlamak istedim. Triatlon 3 farklı branşı barındırıyor ama aslında başlı başına tek bir dal sayılır. Çünkü 3 branşın birbiriyle koordineli ilerlemesi çok önemli.

‘DİNLENME GÜNLERİMDE BİLE AKTİFİM’

Nasıl bir çalışma disiplininiz var?

Oldukça yoğun. Haftanın 7 günü antrenman yapıyorum. Dinlenme günlerimde bile aktif dinlenme yapıyorum.

Triatlonda başarı ne gibi kriterler gerektiriyor?

Mental olarak güçlü olmak, istikrarlı çalışmak ve bu sporu keyif alarak yapmak gerekiyor.

“Bu ülkede kadın sporcu olmakta gurur duyuyorum ve çok mutluyum. Kadınları cesaretlendirmeye ve destek olmaya çalışıyorum.”

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

‘SON 4 YILDA İVME KAZANDI’

Türkiye’de triatlon sporunun yeterince anlaşıldığını düşünüyor musunuz?

Triatlon ülkemizde son 4 yılda çok güzel bir ivme kazandı. Bilinirliği ve sporcu sayısı arttı. Tabii ki dünyada bu alanda daha çok geriyiz ama 10 yıl sonra bizim ülkemizde de bu spor popüler bir branş haline gelecek. Buna inancım tam. Federasyonumuzun da sporumuzu tanıtmak ve yaygınlaştırmak için çok güzel çalışmaları var.

Türkiye’de bir kadın sporcu olmak desek..

Ben bu ülkede kadın sporcu olmakta gurur duyuyorum ve çok mutluyum. Ülkemizde ne yazık ki hala hayallerinin peşinde koşamayan ve istemediği hayatları yaşamak zorunda kalan kadınlarımız var. Ben örnek bir insan olmaya çalışıyorum. Kadınları cesaretlendirmeye ve destek olmaya çalışıyorum. İstedikten sonra her şeyi başarabiliriz.

‘HEDEFİM YIL SONUNDA İLK 100’

En son Afrika Kupası’nda sprint mesafede birincilik elde ederek, dünya sıralamasındaki yerinizi 350’ncilikten 165’inciliğe çıkardınız. Nasıl bir yarış deneyimiydi?

Bu tek bir yarışla olmadı aslında. Önce Rabat’ta sonra da Tunus’ta yarıştım. Oradan da puanlar topladım. En son girdiğim Afrika Kupası’ndan da 1. olarak aldığım puanla sıralamamı çok güzel bir yere taşıdım. Sene başında 350 iken şimdi 160. sıradayım. Hedefim yıl sonuna kadar ilk 100’de olmak.

Bu yarış aynı zamanda Tokyo 2020 Olimpiyat kotası için bir adımdı. Tokyo Olimpiyatları ile ilgili hazırlıklarınız nasıl gidiyor?

Şimdi daha çok çalışmam gerekiyor. Önümde 1 yıldan az bir süre var ve daha birçok yarışa gidip puan toplamam gerekiyor. Çok stresli ve yoğun bir dönem olmasına rağmen hedefim doğrultusunda ilerlemek bana mutluluk veriyor.

Kaynak: DUVAR

İlginizi çekebilir