TÜBİTAK ödülüne Beştepe şartı

ODTÜ Fen-Edebiyat Dekanlığı, TÜBİTAK Teşvik Ödülü’ne üniversite adına aday gösterilebileceğini bildirdiği, sonradan Üniversite Senatosu tarafından adaylığı onaylanan Biyoloji Bölümü öğretim üyesine “Külliye’ye gideceğine dair teminat ver” şartı sunuldu.

TÜBİTAK Teşvik Ödülü’ne başvuran akademisyenine geçtiğimiz hafta dosyasını teslim ettikten bir gün sonra, “Ödülü kazandığın takdirde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ne gideceğinin teminatını vermezsen, Rektör dosyanı TÜBİTAK’a iletmeyecek” dendi. Konuyla ilgili Eğitim Sen Ankara 5 Nolu Üniversiteler Şubesi açıklama yaptı.

‘UYARIYORUZ…’

Akademisyenin pazarlığı yanlış bulduğunu, böyle bir söz vermeyeceğini söylemesi üzerine, ODTÜ Rektörü dosyayı imzalamaktan vazgeçti. Eğitim Sen Ankara 5 Nolu Üniversiteler Şubesi konuya ilişkin bir açıklama yaptı.

Açıklamada, “Doğrudan ya da dolaylı olarak yönetimin ayrımcılığına, keyfi uygulamalarına ve mobbinge maruz kalan tüm üniversite çalışanlarının yanında olduğumuzu beyan ediyor, tüm üniversite bileşenlerini insan toplum ve doğa yararına üniversite için fiili, hukuki ve meşru mücadeleye omuz vermeye çağırıyoruz” denildi.

Rektörlüğün bilimin ve üniversiter değerlerin yerine baskı ve zorla ODTÜ bileşenlerini yıldırmaya çalışmasının yeni olmadığını belirtildiği açıklamada, “ODTÜ yönetimini uluslararası anlaşmalarla garanti altına alınmış olan ve Ortak Yaşam İlkelerimizde belirttiğimiz hak ve özgürlüklerimizi çiğnememesi yönünde uyarıyoruz” ifadeleri yer aldı.

‘ODTÜ BİLEŞENLERİNİ YILDIRMAYA ÇALIŞMASI YENİ DEĞİL’

Açıklama şöyle devam etti: “Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası olarak ODTÜ Yönetimine üniversitelerin sıradan devlet daireleri olmadıklarını, siyasi iktidarla kurduğu ilişki açısından kurumsal özerkliği; kurumun içerisinde yer alanların iktidarla kurdukları ilişki açısından ‘özgürlüğü’; bir üretken güç olarak bilgiyi ve bilgi üretimini denetlemeyi değil, onu üreten güçlerin geliştirilmesini ve çeşitlenmesini, ‘öğrenenin’den ‘öğreten’ine kadar, herkesin bilginin üretiminin ortak özneleri olmaları açısından eşitliği savunan kurumlar olması gerektiğini hatırlatıyor, ODTÜ yönetimini uluslararası anlaşmalarla garanti altına alınmış olan ve Ortak Yaşam İlkelerimizde belirttiğimiz hak ve özgürlüklerimizi çiğnememesi yönünde uyarıyoruz.

Üyemiz Mehmet Somel şahsında doğrudan ya da dolaylı olarak yönetimin ayrımcılığına, keyfi uygulamalarına ve mobbinge maruz kalan tüm üniversite çalışanlarının yanında olduğumuzu beyan ediyor, tüm üniversite bileşenlerini insan toplum ve doğa yararına üniversite için fiili, hukuki ve meşru mücadeleye omuz vermeye çağırıyoruz.”

Kaynak: DUVAR

İlginizi çekebilir