TTB’den Bakanlığa 28 Maddelik ‘Şehir Hastaneleri’ Mektubu: ‘Bazı Yangın Merdivenleri Kapalı Otoparklara Açılıyor’

Türk Tabipleri Birliği, başkanlığını yapan Prof. Dr. Sinan Adıyaman imzalı bir mektup yayımladı. Sağlık Bakanlığı’na gönderilen mektupta şehir hastanelerinin sorunlarına değinildi. 28 maddelik listede hastanelerin yönetim biçiminden, mimari tasarımdaki eksikliklere, bazı hastanelerdeki yangın merdivenlerinin kapalı otoparklara açılmasından, personel yetersizliğinin ortaya çıkarabileceği ölümlere kadar birçok detay yer aldı.

Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi, bugüne kadar açılışı yapılan şehir hastanelerinde yaşanan aksaklıklar ve sorunlarla ilgili tespitleri içeren yazıyı, 14 Mart öncesinde Sağlık Bakanlığı’na gönderdi.

TTB, kamu-özel ortaklığı ile yapılan şehir hastaneleri ile ilgili, meslektaşlarından birçok şikayet aldıklarını dile getiriyor. Konu ile ilgili olarak Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’ya yazılan mektupta Adıyaman, ‘Ülkemizde ‘Şehir Hastanesi’ olarak adlandırılan kamu-özel ortaklığı yöntemiyle kurulan ve işletilen hastanelerin sağlık hizmetleri sistemini eriten, özel ve kâr amaçlı hizmetler sunduğu ve bu hastanelerde sunulan sağlık hizmetlerinin odak noktasını insan sağlığı değil, elde edilecek kârın oluşturduğu bilinmektedir’ diyerek sorunları sıraladı.

http://www.ttb.org.tr/userfiles/files/sehir-hastaneleri-sb-yazi.pdf

TTB’nin hem hasta hem sağlık çalışanı güvenliği açısından, hastanelerin yönetiminden tasarımına kadar dile getirdiği çarpıcı sorunlardan bazıları şöyle;

Doktorlar nöbetlerde 20 binden fazla adım atıyor

Şehir hastanelerinin yatak başına kapalı alanının çok fazla olması nedeniyle, hekimler ve sağlık çalışanları hastane içerisinde hizmet sunmak zorunda kaldıkları mesafenin çok artmış olması yüzünden hem günlük mesai saatleri içerisinde hem de nöbetlerde çok fazla efor tüketmek zorunda kalmaktadırlar. Bazı meslektaşlarımız nöbetleri sırasında yirmi binden fazla adım atmak zorunda kaldıklarını bildirmektedir.

Bu durum özellikle acil müdahale zorunluğu bulunan vakalarda telafisi zor sonuçların yaşanmasını beraberinde getirmektedir.

Şehir hastanelerinde bir yandan kapalı alanlar artış gösterirken, buna koşut olarak hekim ve sağlık çalışanı sayısı artış göstermediği için; sağlık hizmetlerinin ‘ekip hizmeti’ olarak sunulmasında sorunlar yaşanmaktadır.

Yemek yiyemeyen doktorlar var

Şehir hastaneleri tasarlanırken otelcilik hizmetlerinin ön plana çıkartıldığı; ancak acil, ameliyathane, yoğun bakımlar ve kliniklerde sağlık hizmeti sunulmasına ilişkin temel ilkelerin göz ardı edildiği anlaşılmaktadır.

Hekim ve sağlık çalışanlarının dinlenme odalarının yetersizliği yorgunluk ve konsantrasyon kaybına neden olmaktadır. Artan iş yükü nedeniyle günlük mesai sürelerini aşmak zorunda kalan meslektaşlarımıza hastanede yemek bile verilmemesi dikkat çekicidir.

Şehir hastanelerinin şehrin dışında yapılmış olması hem hastalar/hasta yakınları hem hekimler hem de diğer çalışanların ulaşımını zorlaştırmaktadır.

Sağlık çalışanlarının sağlığı bozuluyor

Şehir hastanelerinde görev yapmaya başlayan sağlık çalışanlarında alerjik rahatsızlıklar ve iş stresine bağlı depresyon ve anksiyete gibi hastalıkların geliştiğine yönelik bildirimler söz konusudur.

“Şehir hastanelerinde ölüm hızında artışa yol açabilir”

Şehir hastanelerinde hem kapalı alanın hem de hasta sayısının artmış olmasına karşın enfeksiyon hastalıkları uzmanlarının ve hastane enfeksiyon kontrol komitesinde çalışan hemşire sayısının arttırılmaması nedeniyle denetimler yeterince yapılamamaktadır. Bu durum hastane enfeksiyon hızlarında ve şehir hastanelerinde ölüm hızında artışa yol açabilir.

”Yangın merdivenleri kapalı otoparklara açılıyor”

Hastanelerde gerçek anlamda merdiven yoktur. Personel 1-2 kat için bile asansör beklemek zorunda kalmaktadır. Bazı hastanelerde yangın merdiveni olduğu belirtilen merdivenler kapalı otoparklara açılmaktadır.

 

 

Kaynak: Sözcü

 

İlginizi çekebilir