TTB: ”Ticarileşmiş sağlık hizmetleri, kışkırtılmış talep, kışkırtılmış şiddet ve sevgisiz, hürmetsiz, değer bilmez sağlık yöneticileri”

TTB’nin 100. yılında, 14 Mart Tıp Bayramı haftası kapsamında bugün sağlık çalışanları Kadıköy’de bir araya gelerek “Büyük Hekim Yürüyüşü” düzenledi.

Türk Tabipler Birliği (TTB)’nin 100. yılında, 14 Mart Tıp Bayramı haftası kapsamında bugün sağlık çalışanları Kadıköy’de bir araya gelerek “Büyük Hekim Yürüyüşü” düzenledi.

Türk Tabipler Birliği’nin (TTB) çağrısıyla, Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES), Devrimci Sağlık İş Sendikasi (Dev-Sağlık İş), Tüm Radyoloji Teknisyenler ve Teknikerleri Derneği (TÜM-RAD DER), Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği (SHUDER) ve Türkiye Psikologlar Derneği (TPD) tarafından düzenlenen yürüyüş, Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi önünde başladı, Kadıköy İskele Meydanı’nda son buldu.

Hekimler ve tıp fakültesi öğrencileri ellerinde beyaz balonlarla Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde buluştu. Buluşmanın ardından yüzlerce sağlık emekçisi “Kahrolsun istibdat, yaşasın hürriyet”, “Sağlıkta performans ölüm demektir”, “Herkese eşit, ücretsiz sağlık” sloganlarıyla Kadıköy İskele Meydanı’na yürüdü. Yürüyüş kortejinde TTB, 15 Mart’ta Yeni Zelanda Christchurch yaşanan katliama ilişkin “Yeni Zelanda katliamını kınıyoruz” pankartıyla yer aldı.

Sinan Adıyaman: “Yılda 720 milyon muayene yapıyoruz”

“Savaşsız, sömürüsüz bir dünya, herkese eşit, ücretsiz sağlık hizmeti, iyi ve onurlu hekimlik için bir aradayız” diyen hekimler adına, “100 Yıllık Başlangıç, Mücadeleye Devam!” bildirgesini TTB Merkez Konsey Başkanı Sinan Adıyaman okudu:

“Hayata ve topluma adanmış bir mesleğin onurlu üyeleri olarak emeğimizle, bilgimizle, uzun yıllar süren eğitim ve mesleki deneyimlerimize dayalı birikimimizle insanlara hizmet veriyoruz.

“Senenin 365 günü icap nöbetçisi bir uzman hekim, sabaha kadar ameliyat yapan bir cerrah, yılda binlerce hasta muayene eden bir dahiliyeci, hayata anne karnından itibaren eşlik eden bir nisaiyeci, yitirdiği hastasının ardından ‘Kızamık ağıdı’ yakan bir çocuk doktoru, ömrü narkoz koklamakla geçen bir anestezist, her ambulans sesinde yerinden fırlayan bir acilci, petri kutuları arasında bir mikrobiyolog, formaldehit kokuları arasında bir patolog, her türlü hastalıkla tek başına başa çıkmaya çalışan bir kasaba doktoru, kimselerin gitmek istemediği bir köy sağlık ocağında yalnız başına bir genel pratisyen, yirmi dört saat uykusuz geçen nöbet ertesinde vizite hazırlanan bir asistan, aile sağlığı birimine hapsedilmiş bir aile hekimi, meslek hayatının başlangıcında güvenlik soruşturmasına takılan bir genç hekim, KHK’yla anabilim dalından ve öğrencilerinden koparılmış bir akademisyen, işte ve evde çifte mesai yükünü taşıyan bir kadın hekim…

“Yılda 720 milyon muayene, 14 milyon yatan hasta bakımı, 5 milyon ameliyat, 1,3 milyon doğum gerçekleştiriyoruz.

“Değer bilmez sağlık yöneticileri”

“Bizi asıl yoranlar; mesleğimizin itibarsızlaştırılması, emeğimizin ucuzlatılması, kötü çalışma ortamları, ağır çalışma koşulları, parça başı işleme dayalı ücretlendirme, piyasanın vahşi koşullarına terk edilen, ticarileşmiş sağlık hizmetleri, kışkırtılmış talep, kışkırtılmış şiddet ve sevgisiz, hürmetsiz, değer bilmez sağlık yöneticileri.

“Mesleki itibarımızı korumanın, haklarımızı savunmanın, sorunlarımızın çözümünün ancak ve ancak meslek örgütümüzle ve örgütlü mücadelemizle olacağını biliyoruz.

“Asla ve kat’a yılmıyoruz, bıkmıyoruz, korkmuyoruz! Geçmişimizden aldığımız güçle ve geleceğe olan inancımızla mücadeleye devam!”

Pınar Saip: “Sağlığın hak olduğunu savunmak için buradayız”

Kadıköy İskele Meydanı’nda konuşma yapan İstanbul Tabip Odası Başkanı Pınar Saip, 1919 yılında Türkiye’nin işgal altında olduğunu anımsatarak “Bugün de yine, yüz yıl sonra, köklerimizi buradan alan hekimler olarak, memleketimizdeki sağlık ortamının, uluslararası ticaret kuruluşlarının önerileriyle hareket eder hale gelmesini protesto etmek istiyoruz” dedi.

“Sağlıklı olma hali ancak bir ülkede demokrasi varsa, laiklik varsa, özgürlük varsa, çevre korunuyorsa, insan hakları mümkünse olabilir, barış varsa olabilir” diyen Saip sözlerine şöyle devam etti:

Bütün bu koşulların sağlandığı ortamların gerekliliğini sağlığın bir hak olduğunu, hastalarımıza duyurabilmek, kamuoyuna duyurabilmek için buradayız. Maalesef sağlık ortamı, hastaneler işletmeye çevrilmiş durumda. Hastalar birer müşteriye çevrilmiş durumda. Eğitim derseniz üniversite kurumları hem tıp eğitiminde, hem uzmanlık eğitiminde geleneksel, kurumsal önemli sağlık kurumları ne yazık ki parçalanıyor, bölünüyor, yok ediliyor ve ekonomik olarak çökertilmekte. Bu gelecekte tıp eğitiminin, gelecekte hastalarımızın ciddi mağduriyetler yaratacağını göstermekte. Hastaneler maalesef işletmeye dönüşmüş. Kışkırtılmış bir sağlık talebi karşısında yoğun işyükü için hekim arkadaşlarımız tükenmiş ve artık meslekten tükenmeye, korkmaya ve terk etmeye yönelmekteler. Genç hekimlerimizin bu mağduriyetlerinin bir an önce göz önüne alınması gerekmekte, bunları dile getirmek için buradayız. Oysa biliyoruzki herkes için sağlık, herkes için eşit, emeklerimizin hakkını alabileceğimiz bir sağlık sistemi kurulabilir. Vergilerimizden alınan paralarla çok iyi bir sağlık sistemi kurulabilir. Hastaları müşteriye çevirmeye gerek yok. Üniversitelerimize destek sağlanabilir vergilerden, destek sağlanması mümkündür. Şuanda bilim dışı tedaviler ön plana çıkmaya başlamıştır. Sülükçüler, hacamatlar takdir görmeye başlamıştır. Bilimsel özerkliğin korunduğu, liyakatin, akademinin korunduğu bir sağlık sistemi kurulabilir. Böyle bir sistemine ülkemizin ihtiyacı var.

“Mücadelemize her zaman devam edeceğiz”

Gerçek bir sağlık sisteminin kurulmasını talep ediyoruz. Üniversitelerde bilimsel özerklik, liyakatın harekete geçmesini istiyoruz. Herkeeşit ücretsiz sağlık hizmeti verilmesini istiyoruz. Meslektaşlarımızın emeklerine uygun bir şekilde emekliliklerine yansıyacak bir ücret talebimiz var. Bütünn bunları haykırmak için buradayız. Bilim dışılığa karşı olmak için buradayız. Laiklikten, özgürlükten, bilimsellikten hekimler olarak söz verdik, vazgeçmeyeceğiz. Bu topraklarda vardık. Mücadelemize her zaman devam edeceğiz.

Hekim yürüyüşü, yaşamını yitirenler hekimler için uçurulan balonlarla sona erdi.

Kaynak: Bianet – Sendika.org

İlginizi çekebilir