TTB: “Sağlıklı toplumu önceleyen yerel yönetimlere gereksinimimiz var”

Türk Tabipleri Birliği, 31 Mart’ta gerçekleşecek olan yerel seçimler öncesinde yayımladığı bildirgeyle yerel yönetimlere, sağlıklı birey ve sağlık bir toplum için yerine getirmesi gereken sorumluluklarını anımsattı

Türk Tabipleri Birliği (TTB) yerel seçimler öncesi yerel yönetimlerin görev, yetki ve sorumluluk alanlarına giren temel konulara dair gözlem ve tespitlerine yer verdiği “Yerel Yönetimler Bildirgesi”ni yayımladı. “Sağlıklı toplum için sağlıklı yaşam alanlarına ve sağlıklı toplumu önceleyen yerel yönetimlere gereksinimimiz var” başlıklı bildirgede, “kişilerin yaşadığı çevre ve sosyal koşulların olumlu olması, toplumsal dayanışma, barış ve huzur gibi sağlığı doğrudan ve dolaylı etkileyen özelliklerin varlığının birey ve toplum sağlığını sürdürme ve geliştirme açısından oldukça önemli olduğuna” dikkat çekildi.

“Sağlıklı su temini, şebeke ve isale hatlarının iyileştirilmesini öncelemeli”

TTB, bildirgesinde suyun yaşamın kaynağı olduğuna, sağlıksız suyun hasta edebileceğine hatta öldürebileceğine dikkat çekti. Şebeke sularının hem kimyasal hem de mikrobiyolojik olarak sağlıksız olmasının önemli bir halk sağlığı sorunu olduğunun altı çizdi. TTB, halkın sağlıksız şebeke suyundan kaçınmak için ambalajlı su tüketimine yöneldiğini belirterek “Ambalajlı sular da hijyenik açıdan tartışmalı olmasının yanında getirdiği önemli boyuttaki maddi yük ve ambalaj atıkları kaynaklı çevre kirliliği gibi önemli maliyetlere yol açmaktadır” ifadelerine yer verdi. TTB, yerel yönetimlerin sağlıklı su temini, su havzalarının korunması, yapılaşmasına izin verilmemesi, şebeke ve isale hatlarının iyileştirilmesi gibi yaşamsal konuları öncelemeleri gerektiğinin altını çizdi.

“Hava kirliliğine neden olabilecek yapı ve oluşumları engellemeli”

Sağlıklı hava solumanın sağlığı koruduğuna ve geliştirdiğine dikkat çeken TTB “yerel yönetimlerin yerleşim yerlerinde hava kirliliğine neden olabilecek yapı ve oluşumları engellemesinin yanında; yerleşim yerlerinin doğal havalandırmasını, rüzgar alışını etkileyecek yapılara da izin vermeme yönünde tavır alması gerektiğini” vurguladı.

Türkiye’nin pek çok büyük kentinde yoğun bir biçimde bina yıkımı olduğunu anımsatan TTB, “Bu yıkımlar sırasında çıkan toz, civarında bulunan kişiler için sağlığı tehdit eden özelliklere sahiptir” dedi. TTB, bina yıkımları sırasında ortaya çıkan tozların kan dolaşımına geçerek tüm vücudu etkilediğini, kalp-damar hastalıklarından nörolojik hastalıklara kadar pek çok sağlık sorununa neden olduğunu belirtti. Ayrıca, bu kirliliğin özellikle çocukları ve anne karnındaki bebekleri etkilediğinin de altını çizdi.

TTB, yıkımlar sonrasında bu alanlarda daha fazla bina, konut, dükkan ve benzeri yapılar inşa edildiğine, bunun nüfus ve trafik yükünü artırarak araç kaynaklı hava kirliliği, gürültü kirliliği gibi başka tehlikelere de yol açtığını kaydetti. Bu durumun yaşlıları evden çıkamaz duruma gelmelerine ya da alışkın oldukları yaşam alanlarından uzaklaşmak zorunda bıraktığını belirten TTB, “[Bu durum] fizyolojik olarak kabul edilen yaşlılık sürecini hızlandırarak bedensel ve zihinsel sağlığı kötü etkilemektedir. Obezite, kronik hastalıklar, kas-iskelet sistemi sorunları, senil demans (yaşlılığa bağlı bunama) daha erken ortaya çıkıp daha hızlı ilerlemektedir” ifadelerine yer verdi.

“Trafikte geçirilen süre azaltılmalı, yolculuk ekonomik ve rahat olmalı”

TTB kentsel trafiğin, ulaşım için harcanan zamanın kişilerde stresi artırdığına dikkat çekerek “Yerel yönetimlerden, trafikte geçirilen sürenin azaltılması, ekonomik ve rahat yolculuk yapılması yanında yürüme ve bisiklete binme olanaklarının yaratılması için çalışmalar yapması beklenmektedir” ifadelerini kullandı.

“Esas sorumluluk doğanın korunması”

Yerel yönetimlerin doğal yeşil alanları korumak gibi sorumlulukları olduğunu anımsatan TTB, “Olması gereken orman, çalı, maki vb. tüm yeşil alanların doğallığıyla korunması yönünde irade beyan etmektir. Doğalı bozup yerine yapılan yapay yeşil alanlar, parklar, bahçeler görece güzel görünmekle birlikte biyoçeşitliliğin azalması, ekosistemin bozulması anlamına gelmektedir. Sağlıklı toplumu önceleyen yerel yönetimlerin esas sorumluluğu kesilen ağaçların yerine on kat da olsa yenilerinin dikilmesi değil, doğanın korunması olmalıdır” dedi.

“Sağlıklı gıdaya ulaşım için projeler yapılmalı”

“Gelinen noktada herkes sağlıklı olmak için sağlıklı gıda tüketmekten söz etmekte fakat bu sağlıklı gıdaya nasıl ulaşılacağı bilinmemektedir” diyen TTB, sağlıklı tarım ve hayvancılığın yapılabileceği alanlara, bahçelere, otlak ve meralara gereksinim olduğunu, bu alanların her türlü kirlilikten uzak tutulması, yapılaşmaya kapalı olması gerektiğini kaydetti.

“Kadınların güvenli bir biçimde kamusal alanlarda bulunabilmesi için gerekli tüm önlemler alınmalı”

TTB, spor ve egzersiz alanlarında sosyoekonomik ve cinsiyet eşitsizliğinin önemli boyutta yaşandığını belirterek “Yerel yönetimlerin bir görevi de eşitsizlikleri ortadan kaldıracak planlama ve uygulamayı hayata geçirmesi, herkesin bu olanaklara güvenli ve koşulsuz erişimlerin sağlanmasıdır. Kadınların güvenli bir biçimde kamusal alanlarda (toplu ulaşım, park, çarşı, sokak vb.) bulunabilmesi için yerel yönetimler gereken tüm önlemleri almalıdır” ifadelerini kullandı.

Bildirgenin sonunda ise şu ifadelere yer verildi:

Yönetim, önceden belirlenmiş amaç ve hedeflere en kısa sürede ulaşmak için eldeki kaynakları, insan gücünü, parayı ve zamanı doğru kullanma bilimidir. Sağlığı önceleyen yerel yönetimler ise ellerindeki kaynakları bu yönde kullanmayı seçen yönetimlerdir. Özetle, bireyin ve toplumun sağlığını gözeten, sağlığı doğrudan ve dolaylı etkileyecek faktörleri bilen ve onları halkın sağlığını koruyacak ve geliştirecek yönde geliştiren; şeffaf, denetime açık, toplumun katılımını sağlayan bir anlayış ile kültürel mirası ve tarihi dokuyu koruyarak çalışan yerel yönetimler 21. yüzyıl Türkiye’sine yaraşır yerel yönetimlerdir.

Yerel seçimlerin demokratik bir ortamda gerçekleşmesi ve halkın politik tercihine saygı gösterilmesi demokrasi ve özgürlüklerin olduğu kadar sağlıklı bir toplumun da olmazsa olmazıdır.

Kaynak: Sendika.Org

İlginizi çekebilir