Özgür Denizli

Tıp eğitiminde bir terslik var – Zeki Gül

Fotoğraf: Lucas Vasques, Unsplash

Yeni maliyet oranları ile özel tıp fakültesinde okuyan öğrenciler, mezun olduklarında bugünkü kur ile 20 bin TL maaş alacak olurlarsa, özünde, 16-20 yıl boyunca, geçmiş giderleri karşılamak için bedava çalışmış olacaklar. Eğer aile dar gelirli ise banka kredisi ve faizler devreye girdiğinde bu süre 25-30 yılı bulabilir. Yani emekli oluncaya kadar sıfır gelir.

Türkiye’de “92 bin 159’u devlet ve 18 bin 152’si vakıf üniversitelerinde toplam 110 bin 331 öğrenci” tıp fakültesinde okuyor. Gelin görün ki bu eğitim olanağı toplumun alt ve orta gelir grubu için ekonomik boyutu ile artık pek mümkün değil. Özellikle de özel tıp fakülteleri için.

2020’de ortalama yıllık 50 bin TL olan özel tıp fakültesi öğrenim ücreti, son 2 yılda katlanarak 200 bin liralara hatta az sayıda da olsa 300 küsur bin liraya çıkmış oldu. Tıp fakülteleri hazırlık olursa yedi, yoksa altı yıl. Dolayısıyla okul yaşamı boyunca ödenecek okul ücreti hiç zam gelmese bile bugünkü rayiçten yaklaşık 1 milyon 200 bin TL ile 2 milyon 674 bin TL arasında değişiyor. Üstelik buna yurt, ulaşım, yemek ücretleri, kitap dahil değil.

2022 yılında özel yurt fiyatlarında bölgesel olarak yüzde 100 ile yüzde 135 arasında artış yaşandı. 2022 yılında misal, “İstanbul’da yurt fiyatları yaklaşık yüzde 130 artışla yıllık ortalama 25 bin ile 160 bin TL arasında değişiyor” diye yer alsa da internet ortamında, aylık 10 bin liranın altında yurt bulmak imkansız. Düşük ücret için soru şu: Aynı odada kaç kişi kalıyor? Hasılı, yedi yılda minimum 700 bin lira ediyor.

Özel üniversitelerde öğlen yemek ücretleri 50 lira ve katları. Günde bir çay, bir kahve, iki su gibi temel ihtiyaçlar günlük 40-50 liradan yılda 25 bin TL eder. Tıp öğrencisi için bu, toplamda 150-175 bin lirayı buluyor.

Servis ücretleri ayda 1000-1500 TL arası, yılda eder 10-15 bin lira. Eğitim hayatı boyunca toplam 60-100 bin lira. Hadi diyelim toplu taşıma kullansın. O da ateşten gömlek!

Eğer okumak yerine lise sonrası asgari ücretle bir işe girseydi bu öğrenciler, şu anki rayiçle ayda 6 bin 471 TL maaş alacaktı. Bu, yedi yılda yaklaşık 500 bin lira ediyor. Bu miktar da eklendiğinde hazırlıkta okuyan özel üniversiteli bir tıp öğrencisinin yedi yıl sonunda salt yemek, ulaşım, yurt, okul ücreti bağlamında ailelere maliyeti 4-5 milyon TL ediyor. Üstelik buna kitap ve olası yaz okulu ile dil kursu, üniversiteye hazırlık dershane ücretleri vb. giderleri eklememiş olduk.

4-5 milyon liralık toplam maliyeti, mezuniyet sonrası ayda 20 bin TL hekim maaşına bölersek 16-20 yıl ediyor. Eğer tıp okumak her dünyalıda olduğu üzere aynı zamanda bir gelir için yapılıyorsa, özel üniversitelerden mezun hekimler bu gideri düştüğünde 16-20 yıl bedava çalışacak anlamına geliyor.  Diyelim ki maaşları bugünkü kur ile 26 bin 471 lira olsun. Bu hali ile de 16-20 yıl asgari ücretle çalışmış gibi olacaklar.

Boşuna değil tıp öğrencilerinin Almanca kurslarına yönelmesi. Sağlıkta şiddet, olumsuz çalışma koşulları, aşırı iş yükü, uzun çalışma saatleri, emekli oluncaya kadar 24-36 saati bulan adına nöbet denen ucube sistemi terk ettiği için giden genç hekimleri kim kınayabilir ki? Hele de özel bir üniversiteden mezunsa.

Özel tıp fakültelerinin olmadığı ve eğitimin ücretsiz verildiği yıllarda, hekimler yurt dışına göç etmiyordu oysa. Eğitimdeki özelleştirmeler, karşılanmak zorunda kalınan yüksek maliyet, matematiği hiç de fena olmayan genç hekimleri yurt dışına itti. Tıp fakülteleri çok hızlı bir şekilde tamamen kamulaştırılıp parasız eğitime dönülmezse, bu gider ve gelir denkleminde sizce de bu ülkede hekim kalır mı? Üstelik konserler yasak, festivaller yasak, “düşünmek suç” ise.

Sağlıcakla kalın.

Kaynak: EVRENSEL

Exit mobile version