Tekelleşmenin kaçınılmaz sonucu – Derya Aydoğan Çetin

Türkiye’de 884 sinema salonuna sahip olan Mars Group ve ‘büyük’ yapım şirketleri arasındaki anlaşmazlıklar sürüyor.

Necati Akpınar ve Yılmaz Erdoğan’lı BKM, Şahan Gökbakar’ın Çamaşırhane Film’i, Cem Yılmaz’ın Fikir Sanat’ı gibi yapım şirketleri, promosyon bilet fiyatları sebebiyle haklarını tam alamadıklarını düşünüyorlar ve bu konuyla ilgili dağıtımcı firma ile müzakereler yapıyorlar. Eğer anlaşma sağlanmazsa filmlerini gösterime sokmayacakları gibi bir iddia var.

2018’de 68 milyon 318 bin seyircinin 30 milyonu Mars’ın sinema salonlarında film izlemiş. Bu istatistik sektörün yaşadığı tekelleşmenin de çok büyük kanıtı. Kendi içinde büyük bir rekabette olan ve sinema sektöründe pastanın büyük dilimlerine sahip olan yapım şirketlerinin, filmlerini gösterime sokmayarak dağıtımcı firmaya bir ‘boykot’ gerçekleştirecekleri konuşuluyor. Filmler gösterime sokulmazsa bu durum sektördeki tekelleşmeye karşı bir mücadele anlamı taşır mı?

Yıllardır yazıldı çizildi, birçok sinemacı filmlerini gösterecek sinema bulamadı. Büyük dağıtımcılar yurt genelinde salon sayılarını artırırken, birçok tarihi sinema kapandı. Festivallerden ödüllerle dönen filmler 10-15 salonda gösterime girebildi. Nice güzel filmler seyircinin yaşadığı şehre bile ulaşamadı… Gelinen noktada büyük yapımcılar sadece ‘tek’ bir yere belden bağlı olmanın sonuçlarını gördüler ve ‘kendi hakları’ için müzakerelere başladılar.

Sürecin kazananı kim olur

Öte yandan Mars Group’un anlaşma sağlamak için Ankara’da kulis yaptığı iddia edildi. Cengiz Semercioğulu, geçen günkü yazısında  “Kulislerde Mars’cıların promosyon maddesini kabul edeceği, ancak Kültür Komisyonu’nda görüşülen yasada 10 dakikaya düşürülen reklam sürelerinin eskisi gibi kalmasını isteyecekleri ve bunun için uğraştıkları konuşuluyor” dedi. Bu gerçekleşirse sürecin kazananı yine ‘büyükler’ olur.

Kaynak: Birgün

İlginizi çekebilir