‘Reis’in muhayyel savaşları – Bahadır Özgür

Tarumar olmuş alanda hâlâ savaş naraları atarak dolaşan bir Napolyon’un kibriyle, marşlar çalarak, koruma ordusuyla girdiğin İzmir enkazından çıkarabildiğin yegane gelecek de yeni inşaatlar oluyor. Türkiye’ye karşı “ekonomik saldırı” yapıldığını söyledi. “Kuşatmaya karşı cevabı, yeni bir kurtuluş savaşıyla veriyoruz” dedi. Ülkeyi, faiz-kur-enflasyon “şeytan üçgenine” sıkıştırarak sömürenlerin oyunlarını bozduklarını belirtti. Sonra da dönüp millete, 2023’e kadar

Kutsal devlet ve ‘muhalefeti…’ – Fikret Başkaya

“Amicus Plato, sed amica veritas”. (Eflatun’u severim ama, gerçeği daha çok severim.) Latin atasözü  Osmanlı İmparatorluğu’nda devlet ‘kutsaldı’… 1923 yılında devletin adı “Türkiye Cumhuriyeti” olarak değiştirildi. Devletin adının değiştiğinden halkın sonradan haberi oldu… O süreçte emekçi halk kitlelerinin hiçbir dahli olmadı. ‘Hakimiyet kayıtsız, şartsız milletindir’ dendi… Lâkin ‘hakimiyet’ çok sayıda ‘kayıt ve şart’ altında alınmıştı.

Prof. Dr. Hamit Bozarslan: Gündem değiştirilmiyor rejim tahkim ediliyor

HDP’ye vurmasının nedenlerinden biri HDP’nin tasfiye edilmesi vs. Fakat aynı zamanda hareketlilik olgusunu düşünmek gerekiyor. Zamanı yok eden bir hareketlilik rejimiyle karşı karşıyayız. Kobani soruşturması gerekçesiyle aralarında eski milletvekillerinin de olduğu HDP’li 120 siyasetçinin gözaltına alınması, geçtiğimiz haftanın tartışma başlıklarından birini oluşturdu. Söyleşimiz yayına hazırlanırken savcılık ifadeleri alınmaya başlanan siyasetçilerden bazıları, “çözüm süreci”nde rol alan

Yeni rejimin omurgalı bir kadınla imtihanı… – Murat Sevinç

Bir siyasi hareketin gün be gün tükenişini izliyoruz. Birileri, kurulmak istenen yeni rejimin sahiplerine bundan üç beş ay önce, “Öyle şeyler yapın ki, herkes ne halde olduğunuzu iyice anlasın,” deseydi; kaybedilmiş İstanbul seçimini inatla tekrar ettirir, ardından açık farkla seçilmiş üç HDP’li belediye başkanını görevden alır, duramadığı için Egemen Bağış’ı büyükelçi yapar ve siniri iyice bozulduğundan Canan

DOMATES, BİBER, PATLICAN… – Mustafa Durmuş

Türkiye’nin “yeni rejim”i altında yapılacak olan son seçimlere, yerel yönetim seçimlerine iki aydan az bir zaman kala halkın gündeminde ne yeni projeler, ne rantçı belediyeler, ne betonlaşmış kentler, ne de adayların özellikleri var. Halkın gündemini asıl meşgul eden ve uzun bir süre daha meşgul edecek gibi görünen şey temel gıda maddelerinin fiyatlarının füze hızıyla artması.

‘Önce kaybettirmeliyiz’ – Onur Hamzaoğlu

Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eş Sözcüsü Prof. Dr. Onur Hamzaoğlu, ülkedeki gidişat ve yaklaşan yerel seçimler öncesi muhalefetin önündeki olanaklar ve nasıl bir mücadele hattı izlenmesi gerektiği noktasında gazetemizin sorularını yanıtladı.İktidarın “akıl dışılıkları” ile birçok açık verdiğini, manivelayı bu açıklara sokmak gerektiğini belirten Hamzaoğlu, bunu da birlikte mücadeleyle yapmak gerektiğini söyledi. Hamzaoğlu, yerel seçim ve

Yeni rejimin zafer bayramı Malazgirt’te kutlanıyor: “Bu bir işaret fişeğidir!” – Ali Ergin Demirhan

Erdoğan’ın ideolojik harcı Türk-İslam senteziyle karılan, bir avuç yağmacının şatafatı ve yığınların kıt kanaat hayatları üzerine kurulu tek adam rejimi, zaferini Malazgirt’e yeni bir saray kondurarak kutluyor “İçerimizdeki bazı gafiller sanıyorlar ki mesele Tayyip Erdoğan meselesidir. Hayır, mesele Türkiye meselesidir. Mesele İslam meselesidir.” Erdoğan’ın, Muş’un Malazgirt ilçesinde 26 Ağustos’ta düzenlenen Anadolu’nun Fethi Malazgirt 1071 Töreni’nde

Faik Bulut: Cemaatlere ‘Ola ki çizgimizden çıkarsanız’ operasyonu

Gazeteci-Yazar Faik Bulut ile Adnan Oktar’a yapılan operasyonu ve Türkiye’de iktidarların cemaatlerle olan ilişkisini Evrensel için Şerif Karatal konuştu. Adnan Oktar’a yapılan operasyon sonrası ortaya çıkan suçlamalar akıllara, ‘Neden şimdi?’ sorusunu getirdi. Gazeteci-Yazar Faik Bulut, Oktar operasyonunu ve Türkiye’de iktidarların cemaatlerle olan ilişkisini anlattı. Bulut, operasyonla diğer cemaatlere de mesaj verildiği görüşünde. 24 Haziran seçimlerinin

BÜYÜRKEN KİRLENMEK – Mustafa Durmuş

Türkiye’de sosyal ve siyasal alandaki temel değişimin 2013 yılından itibaren başladığı savı yaygın olarak kabul ediliyor. Buna göre, “çözüm sürecinin” terk edilerek savaş konseptine geri dönülmesi, iktidar partisi ile Cemaat arasındaki çatışma (17-25 Aralık süreci), Gezi İsyanı ve çok hızlı sermaye kaçışları ile patlayan politik kriz 15 Temmuz Darbe Girişimi ile doruk noktasına çıktı. Sonrasında

TEORİ YETERSİZ KALDIĞINDA… Mustafa Durmuş

Gün Merkez Bankası’nın faiz oranları konusunda karar vereceği gün olunca, piyasa ekonomistleri başta olmak üzere, herkes birkaç gün öncesinden beri faizlerin ne kadar artırılacağı konusunda tahminde bulunuyordu. Hatta sosyal medyada iş bir tür iddiaya dönüşmüştü. Hemen hepsi Merkez Bankası’nın faiz oranlarını artıracağına kesin gözüyle bakıyordu. Tahminler ise 75 ila 150 baz puan arasında bir artış