Sanat Kimin İçin?

Britanya’da, Edinburgh Sanat Koleji, Sheffield Üniversitesi ve Create adlı inisiyatifin ortak çalışmasıyla, kültür emekçilerini konu alan sosyolojik bir araştırma yayınlandı. “Acil Durum: Yaratıcı Endüstrilerde Toplumsal Sınıf, Beğeni ve Eşitsizlik” başlıklı rapor, kültür alanında çalışan 2487 kişiyle yapılan anket çalışmasına ve çeşitli ulusal istatistiklere dayanıyor. Rapor, “yaratıcı sınıf” tabir edilen kültür emekçilerinin sınıfsal kompozisyonunu ortaya koyuyor. Rapora göre, Britanya’da

Toplumsal Sınıf, Beğeni ve Eşitsizlik – Orian Brook & David O’Brien & Mark Taylor

Aşağıdaki metin, Britanya’da Edinburgh Sanat Koleji, Sheffield Üniversitesi ve Create adlı inisiyatifin ortak çalışmasıyla yayınlanan “Acil Durum: Yaratıcı Endüstrilerde Toplumsal Sınıf, Beğeni ve Eşitsizlik” başlıklı raporun giriş ve sonuç bölümünden kısaltılarak çevrilmiştir. Günümüzde, kültürel ve yaratıcı iş sahaları hakkındaki tartışmalarda, adil ve çeşitlilik içeren bir endüstri arzusu başı çekiyor. Fakat, bu raporun ortaya koyduğu gibi, kültürel ve yaratıcı endüstrilere ciddi eşitsizlikler damgasını vurmuş durumda.

Neoliberal Yağmaya Karşı Özerkliği Savunmak – Sarah Brouillette

Neoliberal ideolojinin üniversitelerde test edilip meşrulaştırılan unsurlarından biri de yaratıcılık anlayışıdır; buna göre yaratıcılık, doğuştan gelen bir “buluş yapma” kabiliyetini satılabilir eşyalara dönüştürmek üzere yetiştirilmiş esnek ve kendi kendini yöneten kişilerin vasfıdır. Yaratıcı etkinlikle ilgili bu anlayışın neticeleri yaygın şekilde kaydedilmiştir. Örneğin, üniversiteler satılabilir fikrî mallar yaratan veya ekonomik açıdan faydalı uygulamaları olan çalışmaları desteklemekle

Her Türlü Üretim Maddidir – Raymond Williams

“Altyapı” ve “üstyapı”yla ilgili, ya da “belirleme”nin mahiyetiyle ilgili her türlü tartışmanın altında nihai bir kavram yatar: “üretici güçler”. Marx’ta, ve daha sonra Marksizmde çok önemli yer tutan bir kavramdır bu. Fakat aynı zamanda değişiklik gösteren bir kavramdır, ki söz konusu değişiklikler Marksist kültür kuramı açısından olağanüstü önemli olmuştur. Temel güçlük şu: Bütün kilit sözcükler

Rant Sanatı ve Yaratıcı Sınıf – Matteo Pasquinelli

David Harvey “Rant Sanatı”[1] başlıklı makalesinde, simgesel üretimin siyasi boyutu hakkında net bir tarif sunar. Harvey bu yazısında, somut olmayan üretim ile gerçek parayı fikrî mülkiyet üzerinden değil, gayri maddi alanın maddi alandan asalakça yararlanması üzerinden birbirine bağlar. Bunun kilit örneklerinden biri, Barselona: gayri menkul ekonomisi ile toplumsal sermaye olarak kültürün üretimi arasındaki bağlantının en açık

Fikirlerin Fikirlere Karşı Savaşı – Matteo Pasquinelli

Bir bilgi ürünü, kolektif bir ölçekte, doğal önderliği kazanmak için daima başka ürünlerle “savaşır”. Hepimiz, zımnen burada, suni biçimde bağlantılandırılmış sinir sistemlerinden oluşan bu devasa fiziki yapının içindeyiz. Gözle görünmez. Dokunamadığımız… William Gibson, In the visegrips of Dr. Satan   Çatışma bir ürün değildir; bilakis, ürün, her şeyden önce çatışmadır. www.guerrigliamarketing.it (bir gerilla pazarlamacılık sitesinin ana sayfasındaki

Sanatsal Çokluğun Mırıltısı: Küresel Sanat, Siyaset ve Post-Fordizm – Merijn Oudenampsen

1990’ların sonlarına doğru Avrupa kültür sahnesinde iki yeni fenomen belirdi. Bunlardan ilki, Tony Blair liderliğindeki İşçi Partisi hükümetine bağlı Kültür, Medya ve Spor Bakanlığı’nın yayınladığı resmî raporlar ve Richard Florida’nın çalışmaları üzerinden geliştirilen “yaratıcı endüstriler” yaklaşımıydı. Bu, kültürel üretimin ekonomide merkezî bir rol üstlenmeye başlamasına cevaben geliştirilmiş bir yaklaşımdı. Amsterdam’ın über-planlamacısı Zef Hemel bu gelişmeyi

Sanat Eğitiminde Piyasalaşma: Ustalaşmanın ve Hayal Gücünün Sonu – Pascal Gielen

Fransız kültür sosyoloğu Pierre Bourdieu’nün meşhur bir vecizesi vardır: ampirik veri olmadan teori boş, teorik kavrayış olmadan ampirik araştırma kördür.[1] Bu söz sanat pratiği için de geçerli olabilir. Yaratıcı bir çalışma yürüten ama bunu tarihsel ve kavramsal yöntem bilgisi olmadan yapan biri, kayda değer bir virtüözlük seviyesine ulaşabilir, fakat yaptığının gerçekten sanat olup olmadığını bilemeyecektir,