Özerk Olmanın Önemi: Sanat İçin Sanat İlkesini Marksist Bakışla Savunmak – Jackson Petsche

Theodor Adorno, Walter Benjamin’e bir mektubunda şöyle yazmıştı: “l’art pour l’art’ın da savunulmaya ihtiyacı var”.[1] Bu tuhaf ve üstü kapalı yorumun, l’art pour l’art yani sanat için sanat ilkesini çeşitli vesilelerle eleştirmiş bir Marksiste ait olması ilginçtir. Adorno “savunulmak” derken ne kastediyordu, aklında nasıl bir savunma vardı? Sanat için sanat ilkesi, sanatın özerkliğini vurgulayıp sanata toplumsal bir işlev

Walter Benjamin ile kayıt dışı metinler: Tek Yön – Fatih Tan

Düşünür, kültür tarihçisi, eleştirmen, filozof Walter Benjamin’in gündelik hayata, edebiyata, sanata, kültüre dair aforizma tadında denemelerini yazdığı “Tek Yön” 81 kısa hikâyeden oluşuyor. Benjamin’in deneme kitabındaki minör hikâyelerinin başlıkları üzerinden giderek, kendi kişisel anlatılarımı, onun kitabındaki başlıklar altında yeniden yazmaya çalıştım. Çağımızın en önemli kültür tarihçisi, edebiyat eleştirmeni ve estetik kuramcılarından biri olan Walter Benjamin

Baudelaire’in Modernlik Kehanetleri: Modernleşmeye Karşı Estetik Modernizm – Fırat Mollaer

Baudelaire, modern hayatta bireylerin hayatta kalma güdülerinden daha güçlü bir intihar eğilimi olduğunu düşünmesine rağmen, kendine özgü bir güzellik ve kahramanlık da bulmuştur. Baudelaire, modern kahramanlara coşkuyla seslenir: “Ey Vautrin, ey Rastignac, ey Birotteau […] ve yüreğinizden çıkardığınız kişiliklerin en kahramanı, en harikası, en romantiği ve en şiirsel olan siz, ey Honoré de Balzac, İlyada’nın

Benjamin’in izinden: Kültür, barbarlık ve şiddet – Hüseyin Akcan

Yapısal iktidarın, sözleşmesel olarak dayattığı kadim ve asli yasa, öteki kılınan üzerinden kurulan birlikteliğe dayanır. Kültür, bu birliktelik arzusunun öteki üzerinden kurgulandığı bir barbar tanımını önümüze koyar, barbarın silahı kendi özünden teşmil edilmiştir nitekim. “Hiçbir kültür ürünü yoktur ki, aynı zamanda bir barbarlık belgesi olmasın”(i.) der Walter Benjamin tarih üzerine kaleme aldığı pasajlarından birinde. Kültür

Avangard, Sanat ve Kuşku – Esther Leslie

Theodor Adorno, Dada’yı ve anti-art’ı çıkaran devrimci politikanın önünün savaş-sonrası yıllarda tıkandığını, bu dönemde artık sanatın da tıpkı dünyanın tamamı gibi her yönüyle teknolojinin veya bürokrasinin hükmü altına girdiğini öne sürüyordu. Action painting ve action composing gibi akımlar, Adorno’ya göre, sadece eylemin imkânsızlık alanını belirginleştiren birer kriptogram biçiminde var oluyordu.[1] Sanat üretimi sona ermiş değildi: Savaş gerçeği ufuktan çıktıkça, radikalizm

Sanata Karşı Sanat: Benjamin, Brecht ve Paul Klee’nin Melekleri – Esther Leslie

Benjamin, nerede yaşarsa yaşasın, çalışma masasının üzerine hep aynı resmi asardı. 1921’de 1000 mark’a satın aldığı, Paul Klee’nin Angelus Novus yani Yeni Melek resmi, Benjamin’i hayatı boyunca etkiledi. Yayınlamak istediği bir eleştiri dergisine onun adını vermişti. El üstünde tuttuğu modernizmin temelindeki çocuksu ve eleştirel estetiğin bir örneği olarak ele aldı onu yazılarında. Tarihin, makinelerin ve insanların yarattığı

İsyanın Metalaştığı Bir Çağda Walter Benjamin’in “Diyalektik İmge” Kavramı – AK Thompson

Dolaysız ve yarı mistik bir idrak olarak diyalektik imge sezgiseldir; felsefi bir “inşa” olarak bakıldığında ise, öyle olmadığı görülür. I Fenomenolojik bakış açısına göre, bir şeyi görünür kılmak, onu, yerleştirildiği arka plandan ayırt edilir kılmak demektir. Şayet bunu doğru kabul edersek, o zaman, radikal toplumsal hareketlerin karşısına çıkan temel sorunlardan biri de, öncelikle bu arka

Kültür Endüstrisi ve Terör Yönetimi – Gene Ray

“Prekarya olmanın tadını çıkar!” ‘Yaratıcı’ diye anılan endüstrilere ilişkin pıtrak gibi biten ideolojik yeniden tanımlamaların ve bunlara tekabül eden yeniden değer biçmelerin altındaki telkin bu. Kuşkusuz böyle bir telkinin tutması için, ilgi çekici, cazip ve gizemli kılınması gerekir. Cilalanıp parlatılarak yeniden tedavüle sokulan yaratıcı isyankâr olarak sanatçı figürü, bu dalavereyi başarmış görünüyor. Post-Fordist bilişsel kapitalizmin

Walter Benjamin’de Diyalektik İmge ve Montaj İlkesi – Ezgi Bakçay

Diyalektik İmgeler Tamamlanmamış başyapıtı Pasajlar projesinde, 19. yüzyıl üzerine çalışırken Walter Benjamin, yüzyılı artık kapanmış, sonsuza dek geçmişe karışmış bir dönem olmaktan kurtaracak, tarihsel materyalist bir yöntem önerir. Bu yöntem somut tarihsel biçimler, nesneler ve görüntüler aracılığıyla yüzyılın dünyasını bir düş yorumcusu gibi değerlendirmektir. Bu dönemin üretim araçlarının ve yaşam biçimlerinin anlamı, yalnızca bulundukları yerle, egemen üretim

Sanat Meleği: Gelenekten Kopuş ve Estetik – Giorgio Agamben

Geleneksel bir sistemde kültür sadece kendi aktarılma hareketi içinde var olur – yani, geleneğin canlı etkinliği içinde. Geçmiş ile gelecek, eski ile yeni arasında hiçbir kopukluk yoktur, çünkü her nesne, her an, geride hiçbir fazlalık bırakmadan, kendisinde ifade bulan inanç ve kavram sistemini aktarır. Daha kesin bir ifadeyle, bu tip bir sistemde kendi aktarımından bağımsız