Serdar Tekin: Boğaziçi, tepkisiyle üniversite olduğunu gösterdi

Boğaziçi Üniversitesi’ne yönelik uygulamaların, Nazilerin bütün kurumları parti politikalarıyla uyumlulaştırması olarak tercüme edilebilecek Gleichshaltung politikasıyla örtüştüğünü söyleyen felsefeci Serdar Tekin’e göre Türkiye üniversitesizleştiriliyor. AKP dönemi üniversite politikaları üzerine yaptığı araştırmadan çarpıcı bulguları aktaran Tekin’e göre Boğaziçi Üniversitesi’ndeki direniş üniversite olmanın bir gereği ve geç kalınmış bir tepki. Yakın geçmişte, 2016 yılından itibaren üniversitelerdeki rektörlük seçimlerinin

BİLİM AKADEMİSİ RAPORU’NDAN Rektör seçimleri ve liyakat

Bilim Akademisi’nin Akademik Özgürlükler Raporu’ndaki üniversite özerkliğindeki erozyon, rektörler ve liyakat ile hukukçu olmayan hukuk fakültesi dekanları bölümleri “Boğaziçi Rektör ataması”na ışık tutuyor. Bilim Akademisi‘nin 2019 Kasım ayında açıklanan 2019-2020 Akademik Özgürlükler Raporu’ndan özerklik erozyonu, rektör seçimleri ve hukukçu olmayan hukuk  fakültesi dekanları bölümü Prof. Dr. Melih Bulu’nun Boğaziçi Üniversitesi’ne rektör olarak atanmasıyla başlayan protesto ve

Üniversitenin hal-i pür melali – Aydın Ördek

Üniversite, ikiyüzlüce tesis edilen idealini destekleyen bir sosyolojik temel olmasa kullanışlı bir yalan olmayı bu kadar uzun zaman sürdüremezdi. Geç kapitalizm söz konusu sosyolojik temeli, şirketleşme ve güvencesizleştirme ile büyük oranda aşındırdığı için üniversite yalanı sürdürülemez hale geldi. Peki, günümüzde ne iş yapar üniversiteler, ne işe yararlar? Sadece ağır aksak işler kılındığı Türkiye’de değil, üniversite