Toprağın sırları – Emek Erez

Dolores Reyes’in, ‘Toprakyiyen’ adlı metni, insanın toprakla bağının aşındığı bir zamanda, “tuhaf” karakteriyle toprağın insan için anlamını gerçek üstü ögeler ve farklı göndermelerle anlatıyor. Dünyada toprağın bittiğinin pek çok bilim insanı tarafından sıklıkla altının çizildiği bir dönemde, bu hikâye bize onun dostluğunu hatırlatıyor, insana dair olanın toprakla ilişkisini açığa çıkarıyor. Toprak, insan türünün yaşamında hem

Toprak, kadın ve efendilerin savaşı-Zeynep Altınkaynak

Savaşın efendileri kozlarını açık oynamakta, faşizmi, cinsiyetçiliği, ırkçılığı, dinciliği gizlemek için herhangi bir kılıf arayışına da girmemektedir. Kadının toprakla bağına, yurduna, yurtseverliğine saldıran da aynı güçtür Toprak ve kadın… Bu iki imge tarihin ilk dönemlerinden günümüze kadar her zaman özdeşleştirilen, bir arada anılan iki mefhum olagelmiştir. Doğanın, toprağın sınırsız yaratıcılığı ve üretkenliği doğal toplum insanınca

İnsanlar, ekolojiyi en az 12 bin yıldır şekillendiriyor

Uzmanlar, yerli halklarla iş birliği yapılmasının insanlığın ve doğanın geleceğini korumak için en iyi yol olduğunu söylüyor. Maryland Üniversitesi Proceedings of the National Academy of Sciences (PNAS) dergisinde yayınlanan yeni çalışma, en az 12 bin yıldır insan toplumları tarafından sürdürülen arazi kullanımının, dünya topraklarının büyük kısmında ekolojiyi yeniden biçimlendirdiğini ortaya koyuyor. Dünyanın farklı bölgelerindeki ondan

Betonlaşma çocuklarımızın sağlığıyla oynuyor, çözüm toprakta

Güncel bilimsel gelişmelere ve bilim tarihine mercek tuttuğumuz “Karınca’nın Gözünden Bilim”de bu hafta, doğal ortama erişim ile sağlıklı bir bağışıklık sisteminin oluşumu üzerine eğiliyoruz. Mehmet Ali Döke Eğer siz de ömrünün çoğunu şehirde geçiriyorsanız ama hala arada bir gidebildiğiniz bir köyünüz varsa belki fark etmişsinizdir. Köyde iyi bir uyku çekip sabah horoz sesleriyle uyanınca insan

Ölüler hikayeleriyle yaşar mı? – Anıl Mert Özsoy

Robert Seethaler’in son romanı Toprak, geçtiğimiz günlerde Regaip Minareci’nin çevirisiyle Timaş Yayınları tarafından okura sunuldu. Dil işçiliğindeki marifetine aşina olduğumuz Seethaler, Toprak’ta zor olanın peşine düşüyor ve ölüleri konuşturuyor. Kadim anlatılardan bu yana önemli bir ritüel olan olan ölü ve ölüm; Seethaler’in anlatısında bir hafızanın temelini oluşturuyor. Birbirinden farklı 29 karakterin hikayesini ayrıksı gibi görünse de

Çiftçi-Sen: Marketlerden Değil, Köy Kooperatiflerinden Tüketin

Çiftçi-Sen, CHP’li Kani Beko’ya gönderdiği mektupta, “Küçük ölçekli, yerel tohumlarla, yerel çeşitleri üreten çiftçi ve köylülerin ürünlerini tüketiciye ulaştıran mekanizmalar oluşturulmalı, tüketici olarak ta tercihimiz bu ürünlerden yana olmalıdır” dedi. Çiftçiler Sendikası (Çiftçi-Sen) Genel Başkanı Ali Bülent Erdem ve Genel Sekreter Berin Ertürk, 17 Nisan Dünya Çiftçilerinin Mücadele Günü dolayısıyla yaşadıkları zorlukları anlatan bir mektup kaleme aldılar. “Toprak,

Neymiş bu JES?

Kızılcaköylü kadınlar JES’e karşı mücadelelerini sahneye taşıdı. Aylardır direnişte olan kadınlar, ‘Direnişi anlatmanın en güzel yolu sanattır’ dedi Aydın Efeler Kızılcaköy’ünde yapılmak istenen Jeotermal Enerji Santraline (JES) karşı uzun zamandır köy meydanına kurdukları nöbet çadırında direnişlerini sürdüren kadınlar, direnişlerini “Neymiş bu Jeotermal” tiyatro oyunuyla sahneye taşıdı. Seher Çenesiz’in yazıp yönettiği ve Hilal Yılmaz’ın reji asistanlığını

Suyun zekâ ve bekayla imtihanı – Erol Kesici

Su, yerine başka bir şeyin konulamadığı, tek üretim yeri doğa olan, yeryüzündeki en yaygın ve en hayati maddelerden biridir. Su haktır. Bu hakkı, yönetmeye çalışanlar suyun yok edilmesine göz yummuş durumda. Ülkemizde; su HES, kuyu, gölet, baraj yapımındaki aşırılıkla adeta bile isteye yok ediliyor. Sulak alanlar koruma altında olmasına rağmen doldurularak yapılaşma işgali altına sokuluyor.

Meksika’da yerli halklar için verilen mücadelenin öznelerinden: Doğa savunucusu Isela Gonzalez

Günümüzde doğanın yanı sıra savunucuları da kâr için talanın hedefinde yer alıyor. Britanya merkezli The Guardian gazetesi “Tehdit Altındaki Doğa Savunucuları” başlıklı yazı dizisinde doğanın yıkımına karşı verilen mücadeleye odaklanıyor, dünyanın dört bir yanındaki dokuz yaşam savunucusunun hikayesini anlatıyor. Gazete Karınca olarak bu hafta, Meksika’da bir araştırma için gittiği yerlilerin topraklarında, onların mücadelesine ortak olan

ORMANLAR ÖZELLEŞTİRİLİRKEN ‘GENÇ KARL MARX’IN HATIRLATTIKLARI – Mustafa Durmuş

2017 yılında vizyona giren “Genç Karl Marx” adlı R. Peck’in yönettiği filmi izleyenler filmdeki, pis ve yırtık, pırtık kıyafetler içindeki kadın, erkek, çocuk köylü-proleterlerin ormanda, kurumuş ağaç, çalı çırpı, kuru yaprak toplarken atlı polislerin saldırısına uğrayıp bazılarının kılıçtan geçirilip öldürüldükleri, diğerlerinin ise yakalanarak götürüldükleri ilk sahneyi hatırlarlar. 1830’lu yıllarda Almanya’da köylülerin ormanları kullanması suç sayılmaktadır.