neydi o, toplum mühendisliği mi? – ayşe düzkan

istenilen her yerde kılınabilecek namazlar, kapalı camilerde toplu halde kılınırken, açıkhavada müzik dinlemenin salgın açısından ne mahsuru olabilir sorusu tabii ki akla geliyor. islamcı siyasetin her alanda hegemonya kurmakla birlikte bunu kültür alanında başaramadığı sık sık söyleniyor. bunu biraz düşünmek gerektiği kanısındayım. kültür çok katmanlı bir alan. hegemonya kurulamadığını söyleyenler genellikle yüksek kültürü kastediliyor. oysa

Tarih, savaşlar, fırsatçılıklar – Abdurahman Aydın

Toplum mühendisliği, ittihatçılık gibi terimler, örneğin Balkan Savaşlarını da göz önüne getirse ne olurdu? Acaba İttihatçıların “zor yoluyla” Türkleştirme ve asimilasyon politikaları için tersinden de olsa “Allah’ın bir lütfu” olduğu da görünür olabilir miydi? Bu lütfun 1915’e giden yolun bir anlamda başlangıcı olduğu?.. Bu topraklarda pek az öğe gerçek tarihsel, siyasal ve toplumsal anlamlara doğru

Türkiye’de İstismarın Kurgulanışı – Caner Özdemir

İktidarda olmadığımız bir gerçek. O halde kendi demokratik yaşam alanlarımızla kadın, çocuk ve hayvan haklarını yaşatmalıyız. Topluma istismarın ve şiddetin olmadığı bir yaşam örneği göstermeliyiz. Ülkemizde son yıllarda çocuklara, hayvanlara ve kadınlara yönelik şiddet giderek artmakta ve toplumda ciddi bir endişeye neden olmakta. Basında ve sosyal medyada bunun nedenleri sorgulanmakta ve insanlar bu sorunu ortadan