‘Milli gelirin diktatörlüğü’ son bulur mu?

Mutluluk ekonomisi nedir, ‘milli gelirin diktatörlüğü’ son bulur mu? Para mutluluk getirir mi? Ya da iktisadi olarak sorarsak; ekonomik değerlerin yüksekliği, bir toplumun mutluluğu ile doğru orantılı mıdır? Son yıllarda Türkiye’de de giderek üzerine tartışılan bir ekonomik model olan mutluluk ekonomisi; mevcut iktisadi ölçümlerle, birey mutluluğunun değerlendirilemeyeceğini savunuyor. Hatta Gayri Safi Milli Hasıla’nın yüksekliğine dayanan

‘Yok ediyorum, öyleyse varım!’ – Fikret Başkaya

“Yolcuları çok olan yoldan değil, gideni  az olan yoldan yürü”.  Hz. İsa XVII. yüzyılda Fransız matematikçi, fizikçi, filozof René Descartes, “Düşünüyorum, öyleyse varım” [Cogito ergo sum] demişti. Descartes bununla, ‘doğru bildiklerin doğru olmayabilir, inançlarının bir karşılığı olmayabilir’, demek istemişti. Tüketim toplumunun ‘ortalama insanı’ da “tüketiyorum, öyleyse varım” diyor… Fakat, tüketim yok etmek demeye de geliyor.