Servet vergisi neden ve nasıl alınmalı ?(5) – Servet vergisinin felsefi ve politik arka planı – Mustafa Durmuş

Neredeyse tüm dünya Covid-19 ile birlikte iyice artan sağlık sorunları, derinleşen ekonomik kriz, gelir ve servet eşitsizlikleri nedeniyle önümüzdeki süreçte yeni vergilerin gündeme getirilmesinin kaçınılmaz olduğu yönünde hem fikir. Bu bağlamda servet zenginlerinden alınacak bir servet vergisinin hem kalıcı bir kamusal sağlık harcaması ve sosyal koruma programı fonlaması için, hem de gelir ve servet eşitsizliklerinin

Yanlış yerde değer arıyoruz – İzzettin Önder

İzmir depremi içimizi acıttı, çok sayıda vatandaşımızı kaybettik, kaybettiklerimizin on katına kadar vatandaşımız da yaralı. Kaybettiklerimize rahmet, yaralılara acil şifalar diliyorum. Bu acıyı yaşarken kurtarma ekibinin, Soma’dan gelen emekçilerimizin, itfaiye erlerinin insanüstü çabaları bir nebze bizi rahatlattı, ama gidenler gitti, sakatlar iyileşmeyi bekliyor. Bu sırada her türlü hesabı yapıyoruz da, kapitalist hırsızlık mantığı ile yanlış

Kanal İstanbul kimin?

ÇMO İstanbul Şubesi; ‘Kanal İstanbul’u toplum mu istiyor? Sermaye mi istiyor? Siyasi iktidar mı istiyor? Proje kimin ihtiyacı için, ne için yapılıyor?’ sorularının yanıtını veren 300 sayfalık bir rapor yayınladı Çevre Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi 13. Dönem Yön. Kurulu, Kanal İstanbul’la ilgili yayınladığı 300 sayfalık raporda, “Dünya’da ve Türkiye’de ender bulunan lagünlerden birinde, Küçükçekmece lagününde

Kervan yolda dizilir: Yüksek finansın ayak izleri – Ahmet Haşim Köse

Eğer Kanal İstanbul yapılacaksa ya da “yerli ve milli” otomobil üretilecekse ona paydaş olan, iktidarın bu düşüyle çıkar ortaklığı kuran büyük ölçekli yabancı ve yerli sermaye grupları ve küçük tasarruf sahibi sıradan insanlar için düzenlenen katılım ortaklıkları zorunludur. Bu amaçla hazırlanan ve halka sunulan hisse senetleri Türkiye’nin yeni demokrasisidir. Herkes bu düşe ortak olabilir mi,

Baca filtreleri: Halk, sermaye, AKP, Erdoğan – Hakkı Özdal

Erdoğan’ın, AKP Grubu’yla arasında açık bir ‘uyumsuzluk’ görüntüsü ortaya çıkacağını öngörmemiş olması düşünülemeyeceğine göre, bunu neden göze almış –ya da hatta– ‘istemiş’ olabilir? Buradaki tek mihenk ‘baca’ ve ‘çevre’ meselesi midir gerçekten? Yoksa bu ‘zarif’ perdenin arkasında, çeşitli sermaye gruplarının, sektörlerin ve gelişen-değişen ilişki ağları ile siyasi aktörlerin yer aldığı bir başka ‘mesele’ daha mı

HALUK YURTSEVER’E MEKTUP – Gültekin Akarca

Merhaba hocam; Yazınızın üzerinde henüz çalışma fırsatı bulabildim. Alıntıların bağlamlarına falan bakayım derken biraz zaman aldı. İlk elden söyleyeyim metnin içeriği benim için sürpriz oldu. Bu tarz önermelerle daha önce de karşılaşmıştım ancak gerek bu yaklaşım tarzının sizde karşılık bulması, gerekse bunu taşıdığınız düzey oldukça şaşırtıcıydı. Bunlar benim duygu durumum. Elbet çok bir önemi yok.

“İşçiler AKP’ye oy veriyor”: Orta sınıf apolitizmi – Fatih Yaşlı

Kendi sınıf çıkarını gözetmek, sahibi olduğu sınıf sömürüsüne dayalı düzenin devamını sağlamak, kendi çıkarlarını tüm toplumun ve diğer sınıfların çıkarıymış gibi sunmak konusunda sermaye sınıfı son derece maharetlidir ve bu anlamda sınıf bilinci en gelişkin sınıftır. Sermayenin tutumuna ve davranışlarına bu bilinci yön verir, sermaye ona göre hareket eder. Ancak sermaye sınıfı için bile bu

‘Turizm alanları’ ve milli parklar ihalesiz ranta açılabilecek, Erdoğan tek yetkili

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın yaptığı yönetmelik değişikliği ile “turizm tesisi hizmet alanları” ve milli parklar, Erdoğan’ın imzasıyla ve ihale şartı olmaksızın sermayeye açılabilecek Yeni Ekonomi Programı ile bütçeye ek gelir sağlama hedefini önüne koyan Saray iktidarı, yağma ve talan projelerinin kapsamını genişletmek için de kolları sıvadı. Kültür ve Turizm Bakanlığı, kamu taşınmazlarının turizm yatırımlarına tahsisine

TMMOB: 100 günlük eylem planı, ülkemizi ekonomik krize sürükleyen politikaların devamı olarak geliştirildi

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) hükümetin 100 Günlük İcraat Programı’yla ilgili görüşünü açıkladı. “Programda yer alan hedeflerle ilintili ‘bağlı veya ilgili kurum ve bağlı kuruluş’ sayısının sınırlı olması, kamu yönetimi bütününde kısa vadede ‘öncelik hedefleri’nin gerçekleştirilebilirliği hususunda irdelemeyi gerekli kılmaktadır” diyen TMMOB, yeni hükümet sisteminin hazırlıksız ve kamu ciddiyeti açısından sorunlu olduğuna işaret

Yeni Üniversite Yönetimleri: Bilim dışarı, sermaye ve yandaşlar içeri

Erdoğan, kendi adını taşıyan üniversite vakfının başkanı sıfatıyla kendine yakın kişilerden oluşan Kurucular Kurulu eliyle mütevelli heyetini tekeline aldı. Üniversite rektörlerinin belirlenmesinde seçim usulünün OHAL KHK’sı ile kaldırılmasının ardından rektörleri tek başına atayan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan; Rize’de adını taşıyan üniversetinin de doğrudan yöneticisi konumuna geldi. Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Geliştirme Vakfı’nın “Onursal Başkanı” sıfatıyla Erdoğan,