Aslı Hemşire: Bir savaş hastanede, bir savaş evde

“Paramparça olarak çocuklarımıza bakmaya çalışıyoruz, “Her şey yarım yarım”, “Sürekli nefesimi tutuyorum”, “Yaralar açılıyor bu çocukların ruhunda…” Salgında ve tam kapanmada çalışan ebeveynler anlattı. Dönüşümlü yıllık izin kullananlar, işinden ayrılmak zorunda kalanlar, babaanneyi yanlarına alanlar, iki küçük çocukla ofis işlerini evden yürütmeye çalışanlar… Geride kalan bir buçuk yılı çalışan anne babalar biraz da böyle geçirdi,

İki hemşire ‘ülke bütünlüğü için’ görevden uzaklaştırılmış

İzmir’de sağlık çalışanlarını anmak için yapılan saygı duruşuna soruşturma başlatıldı. Başhekimlik ve hastane rektörlüğü, ‘Ülke bütünlüğünü bozmak’ suçlamasından 2 hemşireyi görevden uzaklaştırdı. İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi’nde çalışan sağlık emekçileri Tıp Bayramı’nda hastane kantininde korona virüsü nedeniyle vefat eden arkadaşları için 1 dakikalık saygı duruşunda bulundu. Rektörlük ise Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) üyesi

Şebnem Korur Fincancı: Haksızsınız, yönetemediniz ve biz size öfkeliyiz

TTB Merkez Konsey Başkanı Fincanı, ‘sağlık çalışanlarını anmamızı önleyen ama pandemiyi önleyemeyen bir iktidarla karşı karşıyayız’ dedi. Sağlık çalışanları “Yeter artık, ölmek istemiyoruz, öfkeliyiz” sloganıyla ülkenin birçok noktasında eş zamanlı eylemlerle ortak bir açıklama yaptı. Artı TV muhabiri Elif Çetiner, İstanbul Tıp Fakültesi önündeki eylemi takip etti. Çetiner, TTB  Merkez Konsey Başkanı Şebnem Korur Fincancı’yla konuştu. Fincancı,

Kimse sağlıkçıların çocuklarına bakmak istemiyor!

Korona virüsü salgınında tablo ağırlaşırken yeni tedbirler kapsamında okullar ve kreşler de kapatıldı. Bu süreçte çocuğuna bakacak kimsenin olmadığını anlatan bir sağlık çalışanı, “Bizi yıpratan pandemi değil, çocuklarımıza değer verilmemesi. Kimse sağlıkçıların çocuklarına bakmak istemiyor” dedi. Kamuda çalışan bir memur, “Yıllık iznimin tamamını kullanıp çocuğuma bakacağım. Sonraki süreci düşünmek bile istemiyorum” dedi. Korona virüsü salgınında

Sağlık çalışanları sarf malzemesi midir? – Özgür Erbaş

Fotoğraf: Şebnem Coşkun / AA Cumhurbaşkanı, “benim polisim”, “benim valim”, “benim kaymakamım”, “benim bakanım”, “benim askerim”, “benim muhtarım” diyor. Ancak bugüne kadar hiç “benim doktorum” veya “benim sağlık çalışanım” dediğini hatırlamıyorum. Türkiye’de küçük ve orta ölçekli kutuplardan mürekkep bir topluluk olarak yaşıyoruz malum. Bu toplulukta haklara sahip olanlar ile yaşama formu olarak ortalıkta gezinenler var.

SES kadro talebini Yedikule Hastanesi önünden duyurdu

SES İstanbul’da güvencesiz çalışma ve kadro taleplerinin yerine getirilmesini Yedikule hastanesinde yaptığı eylem ile dile getirdi Sağlık ve Sosyal Hizmetler Sendikası (SES) İstanbul Şubeleri, güvencesiz istihdam modellerinin kaldırılmasına ilişkin Yedikule Göğüs ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Reçete Kantini’nin önünde bir araya gelerek, açıklama yaptı. “Süresiz 4B’li çalışanlara kadro verilsin, güvencesiz istihdam modelleri kaldırılsın”

Ayrımcılığa alkışlı protesto: Sağlık işi ekip işi

Bakanlığın “müjde” olarak duyurduğu ek ödeneklerin adaletsiz dağıtılmasını alkışlı protesto eden sağlık meslek örgütleri, “Ne döner sermeye, ne ek ödeme istiyoruz, insanca yaşayabileceğimiz temel ücret talep ediyoruz” dedi. Sağlık meslek örgütlerinde, ek ödenekte yapılan adeletsizliği protesto etti. Koronavirüs salgını nedeniyle fiziki mesafelerini koruyan sağlık emekçileri, salgında yaşamını yitiren sağlıkçıları andı. “Yaşamak, yaşatmak istiyoruz” ve “İnsanca

“Tükenmişlik sınırındalar, metal yorgunluğu yaşıyorlar”

7 bin 500’e yakın sağlık çalışanının koronavirüse yakalandığı Türkiye’de sağlık personeli psikolojik sorunlarla uğraşıyor. Psikologlar onlardaki korku ve endişeleri virüsten çok “baskıcı çalışma sistemine” bağlıyor. Hilal Köylü “Tip 2 diyabet, aynı zamanda hipertansiyon hastasıyım. Kronik hastalıklarım dikkate alınmadı. Hatta hastalık riskim artırıldı, zorla çalıştırıldım.” Bu sözler Ankara Şehir Hastanesi’nde hemşire olarak çalışan Eylem Kaya Eroğlu’na

Üç sağlık çalışanına sokakta saldırı

Korona virüsü salgınıyla mücadele kapsamında filyasyon ekibinde görevli iki hekim ile kurumun şoförü, saldırıya uğradı. Korona virüsü salgınında en riskli meslek grubunda yer alan ve çok sayıda çalışma arkadaşlarını kaybeden sağlık çalışanlarına yönelik şiddet de bitmek bilmiyor. Trabzon’da bir doktorun hastanede darp edilmesinin ardından bugün de İstanbul’da 3 sağlıkçı saldırıya uğradı. Toplumcu Diş Hekimleri’nin sosyal

Tabip Odasından vahim açıklama: İzmir’de ailesine virüs bulaştırmak istemeyen ve kalacak yer bulamadığı için araçlarında yatan sağlık çalışanları var

Koronavirüs salgınına karşı en ön cephede mücadele eden sağlık çalışanlarının barınma konusunda da büyük sıkıntı yaşadıkları ortaya çıktı. İzmir Tabip Odası Yönetim Kurulunun yaptığı açıklamada; sağlık çalışanlarının barınma konusunda büyük zorluklar yaşadıkları belirtilerek, “Odamıza iletilen başvurularda, Covid-19 test sonucu pozitif olan bazı sağlık çalışanları, virüsün ailesine ve yakınlarına bulaşma kaygısı yaşamaktadır.  Odamıza iletilen başvurularda, bazı