Zirvelere Çıkmak ve Derinlere İnmek: Romantiklerin Yol Haritaları – Özgür Taburoğlu

Doğayla kurulan romantik ilgi, yeni yüklemlerin yaratılmasını gerektirir. Coleridge, 1802 tarihli bir mektubunda “dağcılık” (mountaineering) kelimesini ilk kez bir yüklem gibi kullanır. Öncesinde bu sözcük, dağlık yerlerde yaşayanlar için isim olarak kullanılmaktadır. Wordsworth, Keats, Byron, Scott veya Shelley de dağlara tırmanmak gibi bir fiilin romantikliği konusunda hemfikirdir. Coleridge, dağcılık için gerekli donanımlar üzerine de düşünür

Özerklik ve Angajman: Aydınların Anti-politik Siyaseti – Pierre Bourdieu

Aydın paradoksal bir varlıktır. Bu paradoksal niteliği, ya saf kültür ya siyasi angajman biçimindeki klasik ikiliği sorguladığınızda anlayabilirsiniz ancak. Aydının tarihsel oluşumu, bu karşıtlığı aşmasına dayanır: Fransız yazarları, sanatçıları ve bilim insanları, Dreyfus Olayı’nda birer aydın olarak –yani tam da sanatın, bilimin ve edebiyatın görece özerk dünyasına aidiyetlerinden ve bu özerklikle özdeşleştirilen doğruluk, çıkar gözetmezlik,

Kitsch: Romantizmin Gölgesinde – Ersin Berk

Sanat literatüründe sıklıkla karşılaştığımız romantizm, sınırları kolayca çizilemeyen ve net biçimde tanımlanamayan bir kavramdır. Birçok kaynak bu kavramla ilgili keskin tanımlar yapmanın riskli olduğunu belirtmektedir. Isaiah Berlin[1] romantizm akımını, içine girenlerin bir daha çıkamadığı Polyphemos’un mağarasına benzetir. Birçok sanatçının ve düşünürün tanımlamakta ve kategorize etmekte zorlandığı kitsch kavramı da aynı şekilde çetrefildir. Örneğin Herman Broch[2] kitsch kavramının karmaşıklığına vurgu yapmak

Halk, Gelenek, Modernlik: Popüler Olanın İnşası – Néstor García Canclini

Tarihimizde popüler sıfatı dışlananlara atfedilir: ata mirası olmayanlara ya da muteber sayılmayı ve bozulmadan kalmayı başaramayanlara; sanatçı olmayan, bireyleşemeyen ya da “tasdiklenmiş” sembolik mal piyasasına katılamayan zanaatkârlara; üniversite ve müzelerin dışında kalan, bilgi ve stil tarihinden bihaber oldukları için yüksek kültürü okumaktan ve ona bakmaktan “aciz” olan kitlesel medya izleyicilerine. Zanaatkârlar ve izleyiciler – modernlik

Romantik Sanatçı – Raymond Williams

Blake ve Wordsworth, Shelley ve Keats gibi şairler kadar zamanlarının toplumuyla derinden ilgilenmiş, kendilerini onu incelemeye ve eleştirmeye hasretmiş pek az yaratıcı yazar kuşağı vardır. Gelgelelim, böylesine aşikâr, kanıtlanması bu kadar kolay olan bu olgu, zamanımızın o popüler ve genel “romantik sanatçı” kavramıyla pek bağdaşmaz – üstelik söz konusu kavram, paradoksal biçimde, esas itibarıyla tam

ODTÜ’de 1968 ve Sanat – Ali Artun

Bizim dönemin en önemli hadisesi, 1968’de bütün dünyada eşzamanlı olarak, özellikle üniversitelerde ortaya çıkan devrimci hareketlerdir. Bence 1968’in tarihsel mahiyeti daha yeni yeni keşfediliyor. Bu bağlamdaki tartışmalar giderek dineceğine, artıyor. Tek tek olayları da, örneğin ODTÜ’de 1968 civarında ortaya çıkan işgal, boykot gibi devrimci eylemleri de bu tartışmalar içinde düşünmek önemli geliyor bana. Yani yeniden

Gezgin, Boşluk ve Yapıt – Rahman Işık Sarıalioğlu

David Hockney’in dediğine göre, kız kardeşi, Tanrı’nın nesneler arasındaki hava [olduğuna], boşluk olduğuna inanıyormuş. Böylece her şey Tanrı’nın içinde oluyor, Tanrı’nın içinde dolanıyor. Fena fikir değil, değil mi? Ressamların algılama tarzına çok yakın bir bakış. Ressamlar imanlı olduğu için değil, hep resmetmeye çalıştıkları şey tam da bu görünmez boşluk olduğu için. John Berger[1] Berger’in sözünü

İçi boşaltılmış ve çarpıtılmış bir devrimci akım: Romantizm – Tarkan Tufan

Günümüzün yaygın romantizm anlayışı, çıkış noktasından epey uzaklaşmış, temel görüş ve özelliklerinden tamamen arındırılmış ve çarpıtılmış bir karikatür niteliği taşır. Romantizm, dünyanın hoyratlığına ve adaletsizliğine bir isyan olarak doğmuş, devrimci nitelikleriyle öne çıkan bir anlayışken, tarihsel yolculuğunun neticesinde mumlar ve çiçeklerle süslenmiş iki kişilik bir masaya indirgenerek neredeyse hiçbir muhalif değer taşımayan, insanlık için hiçbir

Merkezefendi Belediye Başkanı Subaşıoğlu’ndan Millet parası ile romantizm!!!

Denizli Merkezefendi Belediye Başkanı AKP’li Subaşıoğlu, nikah salonu yaptırdı. Tanıtımı için eşiyle çektiği videoyu, “Hacer Hanım’la evliliğimizin 20. yılına ithafen” notuyla paylaştı. Denizli Merkezefendi Belediye Başkanı AKP’li Muhammet Subaşıoğlu’nun yayınladığı video sosyal medyada olay oldu. Merkezefendi Belediyesi, ilçeye bir Kültür Merkezi yaptırdı. Merkezde, “Alyans” adı verilen bir nikah salonu da yer aldı. AKP’li Belediye Başkanı