Venedik’te yarışan Hilal Baydarov: Ruhum Doğu’da – Rıza Oylum

Bu yıl 77. Venedik Film Festivali’nde ana yarışmada ilk defa bir Azerbaycan filmi olan “In Between Dying” yer aldı. Filmin yönetmeni Hilal Baydarov’la filmlerini ve Azerbaycan sinemasını konuştuk. 2-12 Eylül tarihleri arasında yapılan 77. Venedik Film Festivali’nde bu yıl ilk defa bir Azerbaycan filmi olan “In Between Dying”- Sepelenmiş Ölümler Arasında filmi de ana yarışmada

İran sinemasında Yılmaz Güney etkisi – Rıza Oylum

Yıllar içinde İranlı yönetmenler uluslararası alanda seslerini duyurmaya başladıklarında kendilerini etkileyen yönetmenleri saymaları istendiğinde ilk isimlerden biriydi Yılmaz Güney. Hiç gitmediği İran’da dönüştürücü etkilere vesile olmuştu. Onun kamerayı yoksullarla buluşturması, toplumsal katmanları belgesel gerçekliğinde resmetmesi ve politik bilinci İran’da da karşılık bulacaktı. 9 Eylül Perşembe günü Yılmaz Güney’in 36. ölüm yıl dönümüydü. Güney; 1959’da oyunculuğa

Taş yerinde ağır: Hollywood’un Rus yönetmenleri – Rıza Oylum

Eisenstein’ın bitiremediği filmiyle başlayan Rus yönetmenlerin Amerika macerası; Andrei Konchalovsky’nin daha özgür bir sinema merakı için yola çıkıp, umduğunu bulamayıp Rusya’da estetik filmlere dönüşle devam ederken, yola tamamen ticari bir sinema anlayışıyla başlayıp oyunu kuralına göre oynayan Timur Bekmambetov gibi kendine alan açabilen bir yönetmen de yetiştirebildi. Bu yazımda Sovyetlerden günümüze Rus coğrafyasından bir vesile

Gizli bir hazine: Kızıl Westernler – Rıza Oylum

1950’lerin ikinci yarısında ilk örneklerini vermeye başlayan Kızıl Westernler, seksenlere değin varlığını korudu. Geniş Rus stepleri, Kırgızistan’ın alabildiğine uzanan bozkırları bu filmler için doğal set görünümündeydi. Yazımda öne çıkan birkaç Kızıl Western örneğinden bahsedeceğim. Türkçe literatürde üstünde durulmayan bu orijinal dönem filmleri, western meraklıları için oldukça farklı bir tat bırakacak. Hollywood sinemasının en karakteristik türlerinden

Yaxşı Filmler Diyarı: 2000 Sonrası Azerbaycan Sineması – Rıza Oylum

Azerbaycan; gelişmekte olan, güney komşusu İran ve kadim komşusu Rusya’nın sinemalarından izler taşıyan bir ülke sinemasına sahip. Ülkedeki sinemanın gelişmesi daha çok mali kaynak ayrılmasıyla oldukça ilişkili. Her hâlükârda Azerbaycan sineması estetik fimlerinin sayısını her geçen gün arttıracak bir dinamiği bünyesinde taşıyor. Geçen hafta başladığım Azerbaycan sineması yazı dizisine bu hafta ikinci ve son bölümle

Yaxşı filmler diyarı: Azerbaycan sineması çıtayı yükseltiyor – Rıza Oylum

Hilal Baydarov’un yönettiği “In Between Dying” filmi, 77. Venedik Film Festivali’nde ana yarışmaya seçildi. Hem Hilal Baydarov’un Venedik başarısı hem de 2 Ağustos Azerbaycan Kino (Sinema) Günü vesilesiyle 2 bölüme sığdırmaya çalışacağım 2000 sonrası Azerbaycan sinemasından dem vurmak istiyorum. Bu yıl 77. Venedik Film Festivali’nde ana yarışmada Altın Aslan için yarışacak filmler açıklandığında tarihi bir

Cumali’den Erksan’a Susuz Yaz: Ödüllü ve kavgalı – Rıza Oylum

Yönetmenliğini Metin Erksan’ın yaptığı, senaryosunu yine Erksan’ın, Necati Cumalı’nın 1962’de yazdığı aynı adlı hikâyesinden uyarlayıp yazdığı Susuz Yaz, Türk sinemasının uluslararası alanda ilk büyük ödülü olan Berlin Film Festivali’nde “Altın Ayı Ödülü”nü kazanmıştı. Susuz Yaz, film olarak çok sayıda ilki bünyesinde taşıyan, emeği geçenleri birbirine düşüren sinema tarihimizin özel yapımlarından biri olarak tarihteki yerini aldı.

Umuttan inada: Arnavut Sosyalizmi sergisi – Rıza Oylum

‘Bir Rüyanın İnşası: Arnavutluk Sanatında Toplumcu Gerçekçilik’ sergisi, 15 Kasım’a kadar görülebilir. Artan Shabani küratörlüğündeki sergi; dönemin gündelik hayatı, işçi sınıfı, lider portreleri ve genç kuşak eksenli bir sanat üretiminin izlerini sürüyor. Pera Müzesi’nde 7 Temmuz’da başlayan ‘Bir Rüyanın İnşası: Arnavutluk Sanatında Toplumcu Gerçekçilik’ sergisi, 15 Kasım’a kadar görülebilir. Arnavutluk’un sosyalist döneminde üretilen resim, film

Fikrimin İnce Gülü Sarı Mercedes olunca – Rıza Oylum

Ağaoğlu’nun sinemaya uyarlanan tek romanı olan Fikrimin İnce Gülü, Otobüs filminin yönetmeni Tunç Okan tarafından Sarı Mercedes ismiyle sinemaya uyarlandı. 1986’da yazar ve yönetmenin film için anlaşmalarından sonra film anca 1993’te bitirilebildi. İlyas Salman’ın başarılı oyunculuğuyla adından söz ettiren film, Ağaoğlu’nun önemli eleştirilerine maruz kalmıştı. Çünkü film romanın bütün politik arka planını yok etmişti. Adalet

Hollywood’un tutunamayan Almanları: Savaş sonrası kuşak – Rıza Oylum

Savaş sonrasının en önemli yönetmenleri olan isimler, nitelikli, estetik filmler çektikten sonra Hollywood’da, kimi zaman bir filmlik kimi zaman da kariyerleri boyunca çeşitli projelerde yer aldılar. Haneke ve Herzog gibi farklı bir bilinçle davrananların dışında hemen hepsinin estetiği zarar görüp istedikleri kariyeri elde edemediler. Haftaya yeni kuşaktan yolu Hollywood’a düşenlerin kariyerlerine odaklanacağım… Geçen haftaki Fassbinder yazımda, Amerikan