Kürt yayınevlerinin serencamı: “Kürtçe kitap alın, belki bir gün okursunuz”

Son birkaç yıldır Kürtçe yayıncılık dünyasında neler olup bittiğini geçmişe oranla çok daha az biliyoruz. Çünkü Kürtçe, bu dönemin politik atmosferinden en fazla “payını alan” oldu. Kreşler, okullar ve yerel yönetim hizmetleri topluma yaygın anlamda daha fazla değen meseleler olduğu için çok konuşuldu. Kürtçe dilinde yayıncılığın ise, yıllardır zaten var olan dezavantajlarına bu dönemde yenileri

Minör bir edebiyat: Özgür Amed’den hiç de “komik” olmayan bir kitap

Diyarbakır kent merkezi 2006 yılında 5 gün süren çatışmalara sahne olmuş ve Bağlar İlçesi o dönem çok sayıda politik, sosyolojik değerlendirmeye konu edilmişti. Tartışmalar, “Sosyal patlama mı, isyan mı?” ana başlığı altında yürüyordu. Tartışmanın merkezindeydi Bağlar, çünkü çatışmanın merkeziydi. 1980’lerden 90’lara zorunlu göç dalgalarının vura vura “şişirdiği”, nüfusu 350 bine ulaşan, göçün tüm sonuçlarına maruz

Mem Ararat’tan bir şehrin hayaline serenat: ‘Söz bitmedi’

Zaten küçücük olan sahne, etrafını kuşatan kalabalıkla daha da küçülmüş. Belki bir düğün salonu sahnesi. Sazdan çıkan ilk nota ile hangi şarkının geldiğini anlıyor dinleyici. Yüzlerce kişi fire vermeden söylüyor şarkıyı. Şarkı Kürtçe. Gökkuşağından söz ediyor. Saza hiç susmayan bir tilili eşlik ediyor. İzleyici sadece izlemiyor, sanatçı sahnede tek değil… İkinci görüntüde bir Newroz mitingi