Başkalarının hayatı… – Şenay Aydemir

“Penceredeki Kadın”ın sorunu söylenmiş sözleri aynen tekrar etmesinde, yeni bir üslup geliştirememesinde yatıyor büyük oranda. Gösterimi yılan hikayesine dönen “Penceredeki Kadın” (The Woman in the Window) geçen hafta itibarıyla Netflix’te arz-ı endam etmeye başladı. 2018’de çekilen, bir yıl sonra vizyona girmesi planlanan ancak ön gösterimlerindeki eleştiriler sonrası vazgeçilen, geçen yıl pandemi nedeniyle bir kez daha

Netflix, yeni abone sayısında beklentilerin altında kaldı

Netflix, 2021 bütçesini açıkladı. Yayın şirketi, 2021 gelir raporlarına göre bu yıl 17 milyar doların üzerinde para harcayacak. Netflix’in 2021 ilk çeyrek raporu açıklandı. Platform, ilk çeyrek gelir raporuna göre bu yıl içeriğe 17 milyar doların üzerinde para harcayacağını açıkladı. Variety‘nin haberine göre, bu harcamanın en büyük nedenlerinden birinin korona virüsü salgını nedeniyle 2020 yılında ertelenen

Kardeş yönetmenlerden absürd bir komedi denemesi – Atilla Dorsay

Netflix’in Türk sinemasına katkısının şimdilik yetersiz kaldığını söyleyebiliriz. Gerek Bir Başkadır dizisi, gerekse Leyla Dokuz Kere filmi çok tartışmalıydı. Bu da öyle oldu. AZİZLER X   X   Yönetmen: Durul Taylan, Yağmur Taylan Senaryo: Berkun Oya, D. Aylan, Y. Taylan Görüntü: Burak Kanbir Oyuncular: Engin Günaydın, Haluk Bilginer, Öner Erkan, Binnur Kaya, Fatih Artman, İrem Sak, Gülçin Santırcıoğlu, Hülya Duyar, İlker

Netflix: Orijinallere dayalı katalog, ileri teknoloji, öncü platform – Mahmut Tezcan

Kolay kullanılabilir, basit ara yüzüyle her yaştan kullanıcıya gerçekten de kolayca içeriklere erişme imkânı sunmasının dışında, iyi içerikler de sağlayan Netflix, orta vadede de dijital eğlence medyasının amiral gemisi olmaya devam edecek gibi duruyor. 1997’de film kiralama şirketi olarak kurulan Netflix’in büyümesinde şüphesiz en büyük pay, teknolojinin o günden bu zamana kadar en iyi şekilde

Ölümle yüzleşme – Şenay Aydemir

Bundan yaklaşık bir buçuk ay kadar önce MUBİ Türkiye’de gösterimi devam eden “Kamerainsan” (Cameraperson) belgeselini kaleme almıştık. Birçok sahada belgesel filmler için çalışan Kirsten Johnson’ın, bu yapımlara ait görüntüleri bambaşka bir kurgu ve tempo içinde birbirine bağladığı, ilgisiz görüntülerden anlamlı bir bütün inşa ettiği çarpıcı bir yapımdı “Kamerainsan”. Bu belgeselin birkaç yerinde Kirsten Johnson’un anne ve

Politik simya – Besim F. Dellaloğlu

Türkiye’de sol Meryem’e ulaşacak kıvama gelmeden, Meryemlerin en azından bazıları sola meyletmeden bu memlekette asgari bir demokrasinin bile gerçekleşmesi çok zordur. Bunun mümkün olabilmesi için de öncelikle Meryem’in yaşadığı hayatın iradi tercihi olmadığının, Meryem’in o hayatın içine doğmuş olduğunun görülebilmesi gerekiyor. Bu yazıyı okumaya başlayan okurlardan küçük bir ricam var: Bu yazıdan önce Gazete Duvar’da

9 Kere Leyla neden sevilmedi? – Zehra Çelenk

Filmin bu kadar geniş bir kitle tarafından beğenilmemesinin başlıca nedeni bence kadın düşmanlığı değil. Öyle olsaydı erkek karakterlerin doya doya analı manitalı küfrettiği, baştan sona testosteron fışkırtmalı erkekler kulübü komedilerini çok seven kitle tarafından sevilirdi. Filmin esas sorunu kadına şiddeti eleştirmeye çalışırken yeniden üreten, bunu yaparken de kendini çok ciddiye alma hatasına düşen ve başa

Mank: Hollywood taşlaması – Şenay Aydemir

Her şey bir yana kendisinin de dediği gibi 40 değil de 30 yılı bulan sinema serüvenine “Alien 3” gibi bir faciayla başlamış olsa da on filmlik kariyerinde çok önemli yapımlara imza attı. Bütün filmleri iyi olsa da “Seven”, “Dövüş Kulübü”, “Zodiac”, “Sosyal Ağ” gibi sinema tarihine geçen filmlerin yanına “Mank” de girecek gibi görünüyor. Filmin

Bu oyunda ‘şah’ bir kadına emanet – Kerem Bumin

‘The Queen’s Gambit’, iyi yazılmış, temiz yönetilmiş, iyi oyunculardan üst düzey performanslar alınan, sanat yönetmenliği açısından özenli, gerçekten kaliteli bir televizyon dizisi. İyi bir televizyon yapımından başka ne beklenir ki? Yakın bir tarihte, Netflix’te yayınlanmaya başlayan ‘The Queen’s Gambit’ adli mini dizi, aslında ele aldığı konunun ölçeğini, olay akışını ve seçtiği zaman aralığını (1950-1960’lar arası)

Mağdura yıkılan yükler: His House – Şenay Aydemir

“His House” yakın dönemin sorunlarını kendisine dert edinen yeni nesil korku filmlerinden. Gerilim unsurlarını yerli yerinde kullanıyor. Ancak siyasal alana dair açık/ örtük göndermelerin anlatıya dâhil olduğu yerlerde bir yerden mistisizm sızıyor, diğer yerden oryantalizm rengini belli ediyor ve nihayetinde trajedinin vicdan yükünü mağdurların omzuna yükleyen bir anlatı çıkıyor. Afrikalı göçmenlerin yaşadıkları üzerine yakın dönemde