“Bu bir devrim, beyefendi” – Thomas Crowley

Geçtiğimiz hafta Hindistan’daki işçiler, 250 milyon insanın içinde yer aldığı muhtemelen insanlık tarihinin en büyük genel grevini başlattı. Şimdi, Narendra Modi’nin şirket yanlısı, aşırı sağ politikalarını protesto etmek için çiftçilerle el ele veriyorlar Hindistan başbakanı Narendra Modi dönemindeki genel grevlerin garip şekilde tekrar eden bir niteliği var. Öncelikle, ulusal düzeydeki büyük sendikalar (Modi’nin aşırı sağcı

Salgın fırsatçılığı ve kapitalizmin çürümüşlüğü – Mustafa Durmuş

Kapitalizmin tarihinde krizler, her zaman, sistemin kilit noktalarında bulunanlarca “yeni kârlar yaratmak” için iyi bir fırsat olarak değerlendirildi. Bu, özellikle de, kapitalizmin son 40 yılına damgasını vuran neo-liberalizm aşamasında geçerli oldu. Böyle bir fırsatçılık patron sınıfı için olduğu kadar, siyasal iktidarı elinde tutan politikacılar için de geçerli. Şöyle ki patronlar böyle dönemlerde işçileri daha da

Hindistan seçimleri üzerine notlar-Tarık Ali

Narendra Modi’nin tekrar kazanmayacağını düşünen kimse yoktu zaten. Tek soru, Bharatiya Janata Partisi’nin (Hindistan Halk Partisi) Lok Sabha’da[1] koalisyon ortağı mı aramak zorunda kalacağı, yoksa 2014’teki hayret verici başarısını tekrarlayıp tek başına mı hükümet olacağıydı. Ana muhalefet partisi olan Hindistan Ulusal Kongresi, seçim kampanyasını Modi üzerine bir referanduma dönüştürdü. Referandumun sorusu, çaycının cahil, görgüsüz, geri