Biyopolitika ve Ölüm – Sibel Yardımcı

Gelecekte şekillenecek iktidar teknolojilerinin yaşam ve ölüm üzerinde başka türlü işleyeceğini öngörmek mümkündür. Özellikle büyük veri işleme araçları ve yeni gen teknolojileri gibi yaşamsal süreçler üzerinde çok daha yakın takip ve müdahaleyi mümkün kılacak gelişmelerin, yeni biyopolitik hamleler getireceğini tahmin edebiliriz. Michel Foucault’nun belki de en iyi bilinen metinlerinden Cinselliğin Tarihi’nin birinci cildi, yalnızca modern cinsellik

Hazzın Geceye Sürgünü: Edebiyat ve Siyaset Üstüne Notlar – Savaş Kılıç

Her türlü entelektüel üretimin önkoşulu olan zaman en azından fiilen ihtilaf konusudur. Marx’tan beri biliyoruz ki sosyalist ütopya aynı zamanda haz zamanının kolektifleştirilmesini içerir. “Kapıları tutmaktan artık herkesin nasır” olsa da elleri, haz zamanını geri kazanmak için verilen bu mücadele, “kısa gecelerde dörtnala sevişmek”, bir başka deyişle, arzu için göze alınan uykusuzluk ve emek bir

Resim Ne Yapar? Foucault’nun Düşüncesinde Resmin Yeri – Catherine M. Soussloff

Kişinin kendi hakkında edindiği bilgi üzerinden dönüşüm yaşaması, kanımca, estetik deneyime oldukça yakın bir şeydir. Kendi resmi onda bir dönüşüm yaratmıyorsa bir ressam neden resim yapsın ki? Michel Foucault Michel Foucault, 1982 yılında verdiği bir röportajda, eserlerinin kendi varlığı ya da varoluşu üzerindeki dönüştürücü etkilerinden bahsederken kendini bir ressama benzetmişti. Foucault’nun gayet iyi bildiği gibi,

Michel Foucault: Manet ve Seyircinin Doğuşu – Nicolas Borriaud

Michel Foucault 1971’de Tunus’ta Manet üzerine konferansını verdiği sırada, Paris’teki Collège de France’ta profesörlük ataması yapılmıştı; üniversitenin hiyerarşisindeki en yüksek noktaydı bu makam. Foucault’nun Hapishaneler Hakkında Bilgi Grubu’nu (Groupe d’Information sur les Prions, GIP) kurmasından üç ay önceydi. Bu akademik ayrıcalık, paradoksal biçimde, Fransız filozofun hayatındaki en militan dönemi başlatmış, onu kısa süre önce öne

Foucault’nun gözünden II. Dünya Savaşı, aşk ve felsefe – Soner Sert

David Macey’in kaleminden Michel Foucault biyografisi, Fatih Demirci çevirisiyle Runik Kitap tarafından yayımlandı. Filozofun eşcinsel kimliğini, gönül ilişkilerini ve II. Dünya Savaşı sonrası Fransası’nı da irdeleyen çalışma, Foucault’yu tanımak için iyi bir kaynak. Yayın dünyasına düşün ve yazın tarihinin önemli isimlerinin biyografilerini peş peşe yayımlayarak hızlı bir giriş yapan Runik Kitap, bu sene kurulmuş olmasına

Hakikat, Sanat, Siyaset III: Devrimcinin ve Sanatçının Hakikiliği – Michel Foucault

Modern sanat, kültürde kinizmdir; kendini hedef tahtasına koyan kültürün kinizmi… Bu sadece sanatta yaşanan bir şey olmasa bile, modern dünyada, bizim dünyamızda, [muhataplarını] gücendirme riskini göze alma cesaretine sahip, en tutkulu doğruyu söyleme biçimlerine yine de sanat alanında rastlanır.     Édouard Manet, Folies-Bergère’de Bir Bar, 1881-1882 Hakikatin Tezahürü Olarak Devrimci Yaşam (CT, s. 183-184) Kinizm,

Hakikat, Sanat, Siyaset II: Güzel Yaşam Olarak Hakikat – Michel Foucault

Tabii etik ve kahramanlık olarak felsefenin tarihi, bildiğiniz üzere, felsefenin öğretmenlik mesleği haline geldiği 19. yüzyılın başında sona eriyor. […] Felsefenin öğretmenlik mesleği olarak icra edilişinde felsefi kahramanlığa, felsefe etiğine yer yoktur artık; felsefi kahramanlık, bundan böyle, politika alanındaki yer değiştirmiş ve dönüşmüş felsefe yaşamında yer bulacaktır kendine: devrimci yaşamda.   Diogenes Fıçısında Otururken, Jean-Léon

Hakikat, Sanat, Siyaset I: İktidara Doğruları Söylemek – Michel Foucault

Michel Foucault, 1970-1984 yılları arasında Collége de France’ta “Düşünce Sistemleri Tarihi” başlığı altında dersler verir. Üniversite dışından da dileyen herkesin katılabildiği bu dersleri her yıl yüzlerce kişi dinler. Collége de France dersleri, Foucault’nun yayınlanmış kitaplarının bir açılımı, tekrarı veya yayınlanacak eserlerin ön çalışması değildir, kendi içlerinde bir bütünlükleri vardır. Bununla birlikte, Foucault’nun çalışmalarının odağında yer

Foucault ve Mimarlık – Léopold Lambert

Tasarımlarında veya toplumumuza dair kuramsal yorumlarında Foucault’nun eserlerinden ilham aldıklarını söyleyen bazı mimarlar vardır. Bu mimarlar genelde hep aynı kavramlara atıfta bulunurlar, nitekim bir mimarlık metninde panoptikon, heterotopya ve/veya ütopyacı beden gibi mefhumlara sıklıkla rastlamak mümkündür. Bu yazıda, mimarların Foucault’nun kavramlarını yanlış anladıklarını göstermeye çalışmak gibi bir niyetim yok; sadece, mekânla ilgili bu kavramların, mekâna

Biyopolitika ve biyoekonomi bir çokluk politikası – Maurizio Lazzarato

Referandum kampanyasından[1] önce, liberalizmin dünyasını bu kadar iyi anlamış değildik. Yine de bu ateşli tartışmaların liberalizmin mantığının anlaşılmasına bir katkısı oldu mu? Michel Foucault’nun yakın zamanda “Güvenlik, Toprak, Nüfus” ve “Biyopolitikanın Doğuşu” adlarıyla kitap olarak yayımlanan iki dersine bakılırsa, bu oldukça şüphe götürür. Bu kitaplar, liberalizmin bir soybiliminin ve tarihinin izlerini sürer; kapitalizmi aynı anda