‘Kutsal’ devlet ve ‘kamu’ yararı – Yusuf Gürsucu

Devletin, sınıfların ortaya çıkış sürecinin bir ürünü olduğu biliniyor. Geçmiş dönemlerde muktedirler devlet sözcüğüne kutsallık atfederlerken bugün ise bu işi sermaye sınıfları yapmaktadır. Sermaye, devleti kutsal ve dokunulmaz kılmıştır. Yalın gerçeklerden uzak olan tarihi aktarımlar da devlete geleneksel ögeler eklenir ve kutsanarak, dokunulmaz bir zırha kavuşturulur. Bu kutsallık imajı her türlü yol yöntemle diri kılınır.

‘Kutsal devlet’, Cumartesi Anneleri’nin çığlığı ve vicdanı kirlenmiş çoğunluk! – Fikret Başkaya

Türkiye’deki rejim, Osmanlı İmparatorluğunun ‘doğrudan devamıdır’! Osmanlı imparatorluğu varlığını esas itibariyle kitle katliamlarına ve zorunlu göçertmelere (iskân siyaseti) borçluydu. Bu, kutsal devlet refleksinin bir boyutuydu… Saray içi cinayetler de istisna değil, kuraldı… Baba, oğul, kardeş, torun ve akrabalar da ‘gerektiğinde’ kutsal devlete kurban edilirdi… Esasen bu bir imparatorluk pratiğidir ki, tüm imparatorluklar, hanlıklar, vb. için