Dada Labirentleri: Sezgi Mimarlığı – Hanne Bergius

Aşagıdaki metin, Hanne Bergius’un “Architecture as the Dionysian-Apollonian Process of Dada” başlıklı makalesinin Dada Labyrinths: Architectures of Intuition (s. 123-133) altbaşlıklı bölümünün çevirisidir. Makalenin yayınlandığı yer: Nietzsche and “An Architecture of Our Minds”, der. Alexandre Kostka ve Irving Wohlfart (Los Angeles: Getty Research Institute for the History of Art and the Humanities, 1999). “Mimarlık salt işlev olmaksızın kendi

Merz Dergisi: Dada, De Stijl, Konstrüktivizm İttifakı

Kurt Schwitters Merz dergisini 1923-1932 yılları arasında yayınladı. 1923 Dada’nın Paris’te dağıldığı yıl, 1932 ise Hitler’in şansölye ilan edildiği ve avangard sanata karşı Nazi saldırılarının başladığı yıldı. 1933’te Nazilerin modernizmi ve avangardı yok etmek üzere düzenledikleri “Dejenere Sanat” sergisinde Schwitters’ın eserleri de vardı. Birinci Dünya Savaşı’na karşı tepki olarak doğan avangard hareketlerin dindiği böyle bir dönemde 24

Dada Merz Çatışması

Richard Huelsenbeck 1918 başında, I. B. Neumann’ın Galerisi’nde düzenlenen bir suarede “Almanya’daki İlk Dada Konuşması”nı yapıyor. Konuşmasında, iki yıl önce Zürih’te kurulmuş olan “enternasyonal Dada” hareketiyle dayanışma içinde olduğunu açıkladıktan sonra ekspresyonizme, fütürizme ve kübizme karşı son derecede şiddetli bir saldırıya girişiyor; soyut sanatı fena halde aşağılıyor. Ve sonunda bütün bu “teori”lerin Dada tarafından alaşağı

Merz Mimarlığı: Erotik Katedral

Kurt Schwitters’in bütün hayatını adayacağı Merzbau ya da “Erotik Katedral”, 1917’den başlayarak yaptığı dada-sütunlardan veya dada-kulelerden türer. Bunlardan ilki “Istırap”tır (Leiden). Ahşap, mukavva, hurda demir levhalar, kırık mobilya parçaları, tablo çerçeveleri gibi atıklardan bir asamblajdır ve en tepesinde de Schwitters’in eşi Helma’nın bir büstü bulunur. Sanatçı bu işlerin doğası gereği, sütunla sürekli oynamış ve onu değiştirmiştir. Bu

Kurt Schwitters: Merz Dada

Hannover Dada, Kurt Schwitters’in etkinliklerinden ibarettir. Schwitters’in sanatı da tek kişilik bir harekettir. Dada içerisinde özgün bir damar oluşturur. Peyzaj ve portrede ustalaştığı Dresden’de akademik eğitiminden sonra, pek çok dadacı gibi o da önce ekspresyonizme ve soyuta ilgi duyar. Hannover’deki avangardları biraraya getiren Kestner Cemiyeti’ne katılır. 1918’de, Almanya’da modernizmi örgütleyen önemli bir entelektüel merkez olan

İnek Manifestosu – Kurt Schwitters

“İnek Manifestosu” bir anti-manifestodur. Kurt Schwitters’in düzyazı şiirlerinden biridir. Dada ve sürrealist sanatta burjuvazinin bilim, makine ve rasyonalite tutkusuyla alay eden işleri hatırlatır. Ayrıca, manifesto konusunda fanteziler kurmayı kışkırtır; formatı üzerinde düşünmeye çağırır. Büyük olasılıkla, sanatçıyı en çok etkileyen sevgili arkadaşı Hans Arp ile Theo van Doesburg ve Tristan Tzara’nın 1922 Eylül ayında Almanya’da birlikte