İstanbul’da yaşayan Kolombiyalı entelektüel: Umurlarında değil

Yaklaşık dört beş yıldır tanıyorum onu. Kolombiyalı bir entelektüel. İstanbul’da yaşıyor. Okudukları, araştırdıkları ve farkındalıkları İstanbul’a çok fazla geliyor. Gülben Çapan Eş dost aracılığıyla yürüyen nadide piyasamıza daha gerçekçi bir yön gösterici olabileceğini düşünmüşümdür hep ama aklıma Anissa Touati’ye benim söyleşim sonrasında takınan tavır gelince, Arie Amaya-Akkermans’ın Kadıköy’de kitapları ve yazılarıyla geçirdiği dünyasına zarar vermek istemiyorum. Akkermans’la

Kültürün Kuşatılması – Robert Smithson

Küratör, sanatçıdan sınırlarını belirlemesini istemek yerine, bir sanat sergisine kendi sınırlarını dayatınca, kültür kuşatılmış olur.[1] Sanatçılardan, sokuldukları düzmece kategorilere uyum sağlamaları beklenir. Bazı sanatçılar bu düzeneği ellerinde tuttuklarını hayal ederler, halbuki ele geçen kendileridir. Sonuçta, denetimi kendilerinde olmayan bir kültürel hapishaneyi destekliyor konumuna düşerler. Kuşatılan, sanatçılar değil, eserleridir. Tıpkı tımarhaneler ve hapishaneler gibi müzelerin de

‘Sanat üretimini gerçekleştiren her kişi direnişçidir’ – Seran Vreskala

Ülkenin en başarılı sanat eleştirmeni ve küratörlerinden Beral Madra: ‘Şarkıcı, türkücü, oyuncu sanatçı değildir, yorumcudur’. İki tür insan beni hayatta çok etkilemiştir; ilki hayatını bilime ve sanata adayanlar, diğeri de bu uğurda yeni nesil ve kitleleri etkileyerek geleceği değiştirebilenler… Arkeoloji mezunu, Türk sanat eleştirmeni, yazar ve çağdaş sanat küratörü 1942 doğumlu Beral Madra da kariyerine