TÜSİAD’ın krizden çıkış reçetesi: Halkı daha da yoksullaştırmak! – Mehmet Baki Deniz

Esas tehlike, TÜSİAD’ın bu model değişikliğinin yarattığı enflasyonist ortamdan çıkış için yine halkı uzun süreli bir yoksulluğa mahkum etmek istemesidir. Önümüzdeki dönemde TÜSİAD’ın böyle politik ekonomik bir çerçevede millet ittifakıyla yaptığı güç birliğinin farkında olarak siyasi pozisyonları belirlemek gerektiğini düşünüyorum Hükümet 2013-2018 yılları arasında tereddütlü, 2018’den beri belirgin bir şekilde cari açıksız bir büyüme rejimini

Artan yoksullukla birlikte uyuz hastalığı zirve yaptı

Türkiye’de pandemiyle birlikte uyuz vakalarında ciddi artış oldu. Halk Sağlığı Uzmanı Çatak: “Zenginlerde uyuz vakaları tesadüfidir ama yoksul ülkelerde bir salgın niteliğindedir.” Esra ÇİFTÇİ Türkiye’deki uyuz vakalarında pandemi ve artan yoksullukla birlikte ciddi artışlar görüldü. Giysilerden ve her türlü temasla bulaşan uyuzun piyasadaki ilaçlara direnç gösterdiği belirtiliyor. +Gerçek’e konuşan Halk Sağlığı Uzmanı Dr. Binali Çatak,

Daralan ücretli/ücretsiz emek kıskacı karşısında bakım hizmetleri kamusallaştırılsın! – Gülnur Acar Savran

  İçinde yaşadığımız dönemde bir yandan işsizlik ve enflasyon diğer yandan pandemi, kadınların patriyarkal kapitalizmde her zaman karşı karşıya oldukları ücretli emek/ücretsiz emek kıskacının iyiden iyiye daralmasına, kadınların bu kısır döngüye iyice hapsolmasına yol açıyor. İşsiz kaldıkları için ya da alım güçleri rekor düzeylerde düştüğü için kadınların özelleşmiş/taşeronlaşmış bakım hizmetlerini satın alması artık çok güç,

Karanlığın en koyu halinde bir sosyalist ne yapmamalı? – Müjgan Tekin

Türkiye emekçi sınıfının bu koşullar altında kendiliğinden politikleşme sürecine girmesi kaçınılmaz. Ancak unutmamak gerekir ki “kendiliğinden unsur, bilincin tohum halinden başka bir şey değildir.” “Kendi dar kafalılığını işçi kitlelerinin sırtına yıkmamalı.” Tırnak içindeki cümle Lenin’e ait. Lenin bu cümleyi  “kendiliğindenliğe tapan” sosyal demokratlar, burjuva ekonomistleri ve aydınları kastederek söylüyor. Bugün de bu söz hala geçerliliğini

Ekonomide OHAL’e karşı tek çare birleşik mücadele

  EMEP, HDP, Sol Parti, TİP ve TKP temsilcileri ekonomide OHAL tartışmalarını değerlendirdi. Partiler, tek çıkış yolunun emekçilerin örgütlü mücadelesinin güçlendirilmesi olduğunu vurguluyor. İktidar OHAL gibi bir adım atılmayacağını söylese de ekonomide buhran ve OHAL tartışması sürüyor. Evrensel’e konuşan EMEP, HDP, Sol Parti, TİP ve TKP temsilcileri ekonomide OHAL konusunun ciddiye alınması gerektiğine dikkat çekerek,

Prof. Dr. Mustafa Durmuş: Türkiye ekonomisi finansal krizden önceki son durakta

“Bu gidişat böyle devam ederse, mevcut döviz krizi borç krizine, o da sistemik bir bankacılık krizine neden olacak ve top yekûn bir finansal çöküşün gerçekleşmesi kaçınılmaz olacak.” Prof. Dr. Mustafa DURMUŞ Bizim gibi ülkelerde finansal krizler genelde döviz krizi ile başlar. Yani kur hızla yükselir, dolara ve avroya hücum artar. Eskiden kurdaki bu yükseliş devalüasyonlarla

Prof. Özgür Orhangazi: Bu ekonomi modeli ancak büyük baskı düzeniyle mümkün

İktisatçı Prof. Dr. Özgür Orhangazi’ye göre Türkiye’de kasten bir yoksullaştırma ve ucuzlatma politikası yürürlüğe konmuş durumda.   Söyleşi: İrfan AKTAN – ARTI GERÇEK  Prof. Dr. Özgür Orhangazi’ye göre mevcut kriz, Türkiye ekonomisinin her yirmi yılda bir, darbeyle sonuçlanan yapısal krizlerinden biri ve bundan kısa vadede çıkış yolu yok. O yüzden iktidar, yoksullaştırmaya, emeği ucuzlatmaya dayalı

Tekleyen uluslararası düzen ve yenisinin doğum sancıları – Akdoğan Özkan

II. Dünya Savaşı ile tesis edilmiş uluslararası düzen çökerken, o düzenin fay hatlarında yoğunlaşan gerilim Avrupa ve Pasifik’teki karadelikler üzerinden de hissediliyor Dünya epey bir zamandır yeni güç ilişkileri ve oyun kurallarının hâkim olacağı yeni bir uluslararası düzenin doğum sancılarını çekiyor. “Mevcut/eski düzen” resmi düzeyde halen geçerli olsa da teklediği açıkça görülüyor; bu haliyle bölgesel ve küresel

Bir konuşmanın patlattığı kriz ve uzantıları – Korkut Boratav

Şubat 2000’de “anayasa kitapçığı olayı”nı tetiklediği kriz, 2002’de AKP’yi iktidara getirdi. Cumhurbaşkanı’nın Pazartesi konuşması ile tetiklenen kriz, aynı partiyi iktidardan uzaklaştıracak mı Arkadaşımız Ergin Yıldızoğlu’nun ilginç bir yazısına değinerek başlamak istiyorum: “Bir ‘çılgınlığın’ metodu”, (Cumhuriyet, 18 Kasım.2021). Yazı, son faiz kararının ardından yayımlandı; ana konu da başlıktan anlaşılıyor: Karar, gerçekten “çılgınlık” mıdır? ‘Çılgın’ kararın rasyonel

Eylül ayında en az 175, yılın ilk dokuz ayında ise en az 1674 işçi hayatını kaybetti

Açız, İşsiziz, Geçinemiyoruz, Çalışırken Ölüyoruz… Eylül ayında en az 175, yılın ilk dokuz ayında ise en az 1674 işçi hayatını kaybetti TÜİK, Eylül ayı enflasyon verilerini yayımladı. Tüketici Fiyat Endeksi geçtiğimiz aya göre yüzde 1,25 oranında artarken geçen yıla göre yüzde 19,58 oranında bir artış yaşandı (Yıllık bazda en fazla fiyat artışı yaşanan kalem gıda