AİHM’in Demirtaş kararının ardından hükümetin iddialarına yanıt: Esastan bağlayıcı

Hukukçular Kerem Altıparmak ve Başak Çalı, AİHM Büyük Dairesi’nin HDP eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’a ilişkin “Derhal tahliye edilmeli” kararının ardından hükümet kanadından yapılan açıklamalara yanıt içeren bir makale kaleme aldı. Makalede, iktidarın itirazlarına karşın AİHM kararının esastan bağlayıcı olduğu vurgulandı. Serkan Alan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Büyük Daire’nin 22 Aralık 2020’de HDP eski

Adalet Beklentisi (1) – Roboski Katliamı: Tek bir kişi yargılanmadı

Roboski katliamında öldürülen Nadir Alma’nın kızkardeşi Gülşen Alma “Tek bir kişi gözaltına alınmadı” diyor. “Tek bir kişi!” Bunu bir kaç defa tekrarlıyor. Roboski katliamı takipsizlik kararıyla kapatıldı. Avukat Özlem Zıngıl, Roboski’den kadın cinayetlerine failler zincirinin bir yönünü deşerek anlatıyor: “Siz bir kişiyi yargılamadığınızda, bir kişi kravat takıp iyi hal indirimi aldığında bütün ülke bunu öğreniyor.

Altıparmak: Demirtaş’ı hukuki yollardan tahliye etmeme konusunda mesaj net

Hukukçu Kerem Altıparmak’a göre; son tutuklama kararı olmasaydı Selahattin Demirtaş yargı paketinden yararlanarak tahliye edilecekti. Yargı paketinin Resmi Gazete’de yayımlanmasıyla tahliyeler başladı. Yargıtay’a gidemeyen 5 yılın altındaki cezalarda temyiz yolunun açılmasıyla birlikte infaz durdurma kararları geliyor. HDP’nin önceki dönem Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın 4 yıl 8 aylık hapis cezası da bu kapsama giriyor, ancak

Kerem Altıparmak: AİHM kararına uymamak Avrupa’ya vedadır!

AİHM’de karara bağlanan Selahattin Demirtaş davasının sürdürücülerinden hukukçu Kerem Altıparmak, mahkemenin dokunulmazlıkların kaldırılması sürecini irdeleyip bu konuda bir karara varmamasının iktidara manevra alanı bıraktığını söylüyor. Demirtaş kararının doğru ama eksik olduğunu söyleyen Altıparmak’a göre “AİHM kararına uymuyorum” demek, Avrupa’ya veda anlamına geliyor. Altıparmak, Roboski davasında da Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komitesi’ne gitmeyi planladıklarını ifade ediyor.

Kerem Altıparmak: Hakikati daha özgürce savunabilmek için bilime daha yakın olabilmek için üniversiteden ayrılıyorum

Değerli Ankaralı Üniversiteliler, 1991 yılında çocukluktan yeni çıkarken girdiğim Cebeci Kampüsü’nden, 27 yıl sonra ayrılmak üzere geçtiğimiz hafta istifa dilekçemi sundum. İşin doğrusu, önce onlarca dostumun, meslektaşımın hala hangi gerekçeyle atıldıklarını bilmedikleri üniversiteden kendi kararımla ayrılıyorken konuyu kişileştirmeden yeni hayatıma başlamanın en doğru yol olduğunu düşünmüştüm. Ama istifanın anlamı üzerine aldığım bazı eleştiriler bu fikrimi