DEMOKRASİ YANILGISI – Öz-tanımlama hakkı ve HDP’nin önemi

Egemen siyaset tanımın dışına çıkan HDP’nin bu denli hedef haline gelmesinin nedeni ‘Kürt sorunu’ndaki rolü müdür? Aynur Ünal İstanbul Sözleşmesi’nin feshinin ilanı, devletin tanıma ve tanımlama lüksünün nasıl bir demokrasi yanılgısına neden olabildiğine en son örneklerden biri oldu. Tarafı olunan uluslararası bir sözleşmenin ilk imzalayan devlet olarak ve aynı devletin yasama organı tarafından kabul edilen

Cumhuriyet üzerine 5 soru/5 cevap – Seyfi Öngider

Cumhuriyetin kuruluşu 1908’de başlayan ve 1923’te biten bir “yukarıdan devrim” sürecinin son adımı olunca bir demokratik devlet olarak inşa edilmesi çok zordu. Sona eren bir devrimci süreç demokratik bir açılıma uygun şartlar yaratmaz. Cumhuriyetin kuruluşu bir “devrim” midir? Genellikle böyle söylenir. Özellikle son yıllarda artan Türk­İslam sentezine uygun düzenlemeler ve yerleşik laiklik anlayışından farklı politikalar

AYASOFYA, TÜRK-İSLÂM SENTEZİ VE “YENİ TÜRKİYE”-Fetih’in “kurucu olay” olarak kutsanması

Lozan Antlaşması’nın yıldönümü yeni Ayasofya Camii’nde namaz kılınarak kutlanırken biraz geriye uzanıp, biraz “dışarıdan” bakınca Ayasofya’nın camiye çevrilmesi nasıl görülüyor sorusuna cevap aramak için uzun yıllar Türk-İslâm sentezi ve Türk milliyetçiliği üzerine çalışan Fransız tarihçi Étienne Copeaux’nun kapısını Birartibir’den Alican Tayla çaldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan Lozan Antlaşması’nın yıldönümü olan 24 Temmuz’da Ayasofya’da cuma namazı kılacağını duyurdu. 1934’ten beri

Umut Azak: Ayasofya, Kemalist Batılılaşmayla hesaplaşmanın son kalesiydi

Doç. Dr. Umut Azak’a göre Türkçü-İslamcı kesimin 1950’lerden beri dillendirmeye başladığı Ayasofya’nın ibadete açılması Kemalist Batılılaşmayla hesaplaşmanın son kalesiydi. Azak’a göre bu adım milliyetçi-muhafazakâr ve İslamcılarca dile getirilen, “Ezanın çana karşı zaferi”, “fethin tamamlanması” ve “ayaklar altına alınan Türk-İslam mirasının kurtarılması” gibi sloganların eşliğinde büyük bir zafer olarak kutlanacak. Peki ya sonra? Yarattığı sembollerin, “gurur

İdris Küçükömer, İbrahim Kaypakkaya ve Türkiye’de Devrim Olasılığı – Alp Altınörs

İdris Küçükömer, 1960’lı yıllarda TİP ve FKF çevreleriyle belli bir ilişkisi bulunan, iktisatçı bir akademisyendi. 27 Mayıs darbesinin siyasal yaşamı belirlediği, 1961 Anayasası’nda yer alan kısmi demokratik haklar temelinde örgütlü bir halk muhalefetinin yükselmeye başladığı, CHP’nin “Ortanın Solu” siyasetine geçerek halk kitlelerinin sola kayışına set çekme arayışında olduğu bir dönemde “Düzenin Yabancılaşması” başlığı altında toplanacak

İbrahim Kaypakkaya’nın ardından… – Ertuğrul Kürkçü

brahim Kaypakkaya ise, kendi özgün yolunu en dezavantajlı zamanda, en dezavantajlı konumda, devrimci hareketin peş peşe yenilgilerle sarsıldığı bir dönemde çizmiş ve bunu üstelik statükonun bütün kalelerine, milliyetçiliğe, Kemalizme ve sömürgeciliğe doğrudan doğruya saldırarak yapmıştı. Bugün 18 Mayıs, İbrahim Kaypakkaya’nın Diyarbakır işkencehanelerinde öldürülmesinin 47. Yılı. Devrimci hareketimizin bu değerli öncüsünü sevgi ve saygıyla anıyoruz, katillerini

Kardeşi İbrahim Kaypakkaya’yı anlattı: 47 yıl geçmesine rağmen hala soruşturmalar açılıyor

Mücadele arkadaşları tarafından ‘ser verip sır vermeyen yiğit’ olarak anılan Kaypakkaya’yı, kardeşi Ali Ekber Kaypakkaya anlattı. “Türkiye’nin geleceği çelikten yoğruluyor. Belki biz olmayacağız ama bu çelik aldığı suyu unutmayacak” diyen İbrahim Kaypakkaya’yı anlatan kardeşi Ali Ekber Kaypakkaya, 47 yıl geçmesine rağmen hala “İbrahim’i andılar, adını yazdılar” gerekçesiyle soruşturmaların açıldığına dikkati çekti. Türkiye devrimci hareketinin önderlerinden

Mustafa Suphi ve Gelenekçi Türk “Solu” – Erdal Boyoğlu

Bilindiği gibi bütün sol ve sosyalizm iddialı gruplar ve partiler, milatlarını Türkiye Komünist Partisi’nin kuruluşuna dayandırır ve kurucu olarak da Karadeniz’de tertipli bir şekilde hayatı sonlandırılan Mustafa Suphi öne çıkarılır. Anadolu/Mezepotamya coğrafyasında Sosyalist hareketler ve sosyalist önderler hatırlanmaz. Türk milliyetçisi ırkçı İttihatçı rejimin Anadolu’da yeniden tesisinin mücadelesi olan Kurtuluş Savaşı’na destek olmak için Anadolu’ya gelirken

Devletçi ve milliyetçi muhalefet de harekâta katıldı – Ragıp Duran

CHP İdeolojik Kuvvetleri de savaşa girdi. Mevcut rejimin 17 yıldır iktidarda kalmasının en önemli nedenlerinden biri, iktidarın silik kopyası, basiretsiz, beceriksiz muhalefet değilse nedir? Meclis’deki tezkere görüşmelerini izliyoruz. Ekranın altyazısında konuşanın CHP’li olduğu yazmasa AKP’li bir milletvekili konuşuyor sanırsınız. Çiğ bir ‘’Vatan, Millet, Sakarya’’ edebiyatı. Teröristler, milli müdafaa filan. Konuyu bilmeyen biri için sanki Türkiye işgal ediliyor. Zaten Parti Başkanı oturumdan önce

Kürtler, Kemalizm ve siyasal İslam – Hatice Özhan

Kürtlerin kurtuluşunu vadeden, Kemalizmle başlayan bir ideoloji arayışı siyasal İslamcı ideolojiye bel bağlamakla sonuçlandı bir süreden sonra. Siyasal İslamcıların devleti ele geçirmesinden sonra Kürtlerin kurtuluşu için bu sefer de İmralı’dan “ümmet kardeşliği” nidası yükselmiştir. Bu dönemsel makas değişimi Kürtleri, Türkiye siyasetindeki Truva atı konumuna sürüklemiştir. Kürtler teritoryal sınırları içinde yaşadıkları devletlerin siyasetlerinde belirleyici bir konuma