Covid-19’dan konut palazına uzandık – Ali Rıza Güngen

İnşaatın GSYH’ye katkısı da 2014-18 dönemine nazaran son derece düşük. Bu nedenlerle Türkiye’de 21. yüzyılın düzenini inşaat odaklı birikim olarak ifade etmek eksik kalır. Fakat konut sektörü ve çeşitli altyapı projeleri sayesinde edinilen kazanç zaman zaman öyle büyük bir kaldıraç sunabiliyor ki, toplam içinde inşaatın ağırlığı artmasa da inşaat, etrafında yaratılan hale ile ekonominin en

Yurttaş mıyız, yoksa kiracı mı? – Yusuf Gürsucu

Sorduğum bu sorunun yanıtını bulmak önemli. Neden derseniz yurttaşlık hakları üzerinde ciddi bir baskı olduğu ve mevcut iktidarı eleştirirken bile otokontrollü davranmaya çalışıldığı anlaşılabiliyor. Bazen kendimizi, filmlerde sıkça örneğini gördüğümüz kirasını aylarca ödeyemeyen ve ev sahibine görünmemek adına eve gitmek için sokak değiştirmek zorunda kalan insanlara benzettiğim anlar fazlalaştı. Tepede sürekli parmak sallayan ve kendisini

Çin’in Hayalet Şehirleri ve Türkiye

Çin’de boş dairelerin sayısının 64,5 milyon kadar. Yani neredeyse bir Türkiye nüfusu. Türkiye’deki durum Çin’deki kadar vahim değil. Çünkü nüfusu Çin kadar fazla değil. Geçtiğimiz günlerde Deutsche Welle öncülüğünde kurulan BBC, F24 ve VOA gibi kanalların da içerik sağladığı +90’da bir mini belgesel izledim. Belgesel “İnşaat sektöründe kriz alarmı” başlığını taşıyordu ve İstanbul Esenyurt minvalinde

Konut satışları bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 21 azaldı

2017 yılına kadar gerek konut üretiminde gerekse satışlarda iyi durumda gözüken konut ve inşaat sektörü, 2018 yılı içerisinde negatif veriler ortaya koydu. Yükselen enflasyon ve onu dengelemek amacıyla Merkez Bankasının faiz oranlarında yaptığı yukarı yönlü değişiklikler, konut ve inşaat sektörlerini oldukça etkiledi. Faizlerin artmasıyla beraber vatandaşın konut kredisi alımının zora girmesi ve eldeki parayı mevduata

Dünya işçinin sırtındadır – Halil Ecer

Yaşamımızın neredeyse her alanına sirayet etmiş inşaat alanlarının görünmeyen yüzü inşaat işçileri ve emekleri aynı zamanda yaşamımızın her alanında kullandığımız mekânsal formların ‘yabancılaşmış’ fenomenleridir. Çocukluk yıllarında depremlerle ilgili iki büyük efsane vardı. Birincisi dünya bir öküzün boynuzları arasındadır ve öküz başını salladıkça depremler olur. İkincisi dünya bir balığın sırtındadır ve balık kıpraştıkça depremler olur. Bu

İşçi kanıyla suladık anayurdu dört baştan-PELİN CENGİZ

İnşaatla ülke o kadar meşgul halde ki, ‘kalkınırken’ yaşanan ‘yol kazaları’ olarak görülen iş cinayetleri, hem iktidar hem de iş dünyası açısından neredeyse birer teferruattan ibaret. AKP’nin öldüren kalkınma hamlesinin geçen haftaki bölümünde Kocaeli’nin Gebze ilçesindeki Kuzey Marmara Otoyolu inşaatında viyadük yapımı sırasında çöken beton bloğun altında kalan beş işçiden üçü iş cinayetine kurban gitti.

Betona olan aşk çöktü

İnşaat müteahhitlerinin ellerinde biriken ve kendileriyle birlikte bankacılık sistemini de batışa taşıyan ekonomik sorunlar kamunun sırtına yıkılıyor. Emlak Konut, stokları şirketlerden almaya hazırlanıyor AKP iktidarının ekonomi yönetimi inşaat sektörünü kurtarmak adına atmaya çabaladığı adımlar ekonomiyi canlandırmaktan çok bu sektörde bulunan havuz şirketleri kurtarmayı hedeflediği aldıkları kararlarda açıkça görülüyor. Her biri iktidarın desteği ile kent suçu

İnşaat maliyetleri yüzde 33 arttı

İnşaat maliyet endeksi, ağustosta, temmuz ayına göre yüzde 6,1, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 33,36 arttı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ağustos ayına ilişkin inşaat maliyet endeksini açıkladı. Buna göre, inşaat maliyet endeksi ağustosta bir önceki aya göre yüzde 6,1, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 33,36 yükseldi. Aylık bazda malzeme endeksinde yüzde 8,37, işçilik

“Müteahhitler şantiyelerini kapıyor, inşaatlar hayalet beton bölgelerine dönüşüyor”

Ekonomik kriz inşaat sektörünü derinden vururken, İnşaat Mühendisleri Odası İstanbul Şube Başkanı Nusret Suna konutta doyum noktasının aşılmasından dolayı İstanbul’da yapılıp satılamadığı için boş kalan, hayalet bölgelerin oluştuğunu, müteahhitlerin şantiyelerini kapatmaya başladığını aktardı Ekonomide yüksek döviz-yüksek faiz sarmalına girilmesiyle birlikte inşaat sektöründe de kriz adım adım derinleşmeye başladı. Piyasanın önde gelen şirketlerinden iflas bayrağını çekme, borç

Mustafa Durmuş: Sorunu ortaya çıkaranlar çözümün adresi olamaz

Bu ekonomiyi ne yaparsanız yapın eskisi gibi hormonlu da olsa büyütme şansı kalmadı, sert bir ekonomik çakılmaya doğru bu iş gidiyor. Bir yıl önce, Eylül 2017’de 3.40 TL olan dolar bugün 6.40 TL seviyelerinde. Ağustos ayı enflasyonu yüzde 18’le son 15 yılın en yüksek seviyesine çıkarken, uzmanlar halkın enflasyonunun en az yüzde 30 olduğunu belirtiyor.