Sermaye hareketlerinin denetimi: IMF doktrini – Korkut Boratav

Türkiye solu açısından, ekonominin dış bağımlılığın hafifletilmesini de hedefleyen bir büyük onarım önceliklidir. Sermaye hareketlerinin denetimi de bu onarımın temel bir parçası olmalıdır 30 Mart 2022’de yayımlanan bir IMF belgesi1, “sermaye hareketlerinin serbestleşmesi ve yönetimi” üzerindeki IMF doktrininin revizyondan geçtiğini açıklıyordu. IMF’deki gelişmeleri, bu kritik konudaki görüşlerini de izlemeliyiz. Yakında yollarımızın kesişmesi beklenir. Bretton Woods

Türkiye ekonomisi dünyanın geri kalanından negatif ayrışmaya devam ediyor! – Mustafa Durmuş

IMF 25 Ocak’ta yayınladığı dünya ekonomisinin durumuna ilişkin güncelleme raporunda (1), 2022 ve 2023 yılına ait ekonomik büyüme ve enflasyon başta olmak üzere bazı makroekonomik tahminlerini açıkladı. Buna göre, bu yıl dünya ekonomisinin yüzde 4,4; ABD’nin yüzde 4,0;  AB’nin yüzde 3,9; Orta Doğu ve Merkez Asya ekonomilerinin yüzde 4,3; Yükselen ve azgelişmiş Asya ekonomilerinin yüzde

Sonunda IMF parası geldi!

Ekonomi-Politikçi Prof. Dr. Mustafa Durmuş, IMF’nin SDR transferini yazdı: IMF bu çaptaki bir parayı küresel kapitalist sistemde para akışının sıkıntıya girmesini önlemek amacıyla kullanıyor. Mustafa DURMUŞ Türkiye’ye bu hafta IMF’nin Özel Çekme Hakları adı da verilen 6,4 milyar dolar karşılığı SDR (1 SDR= 1.419 $) yani IMF parası geldi ve bu para Merkez Bankası bilançosunda

İnkâr kriz gerçeğini ortadan kaldırmaya yetmiyor! – Mustafa Durmuş

Merkez Bankası’nın eritildiği ileri sürülen 128 milyar dolarlık rezervinin şu an nerede olduğu, bu bağlamda son iki yıldır kamu bankaları aracılığıyla kimlere, hangi tarihlerde, hangi yollarla, hangi fiyatlardan bu dövizlerin satıldığı gibi sorulara siyasal iktidardan ve Merkez Bankası’ndan tatmin edici yanıtlar hala gelmezken, yeni bir finansal spekülasyon ve vurgun haberi de ülkenin gündemine oturdu. Öyle

IMF’den Erdoğan yönetimine destek

IMF ile TCMB’nin aynı düzlemde olduğu göze çarpan bir özellik olarak karşımıza çıkıyor. Zaten iktidarın reform dediği de aşağı yukarı bu. İşin ironik yanı, muhalefet çevrelerinin ekonomik programının da bundan farklı olmaması. Ağbal’ın açıklamalarında kritik olan, 6 Kasım öncesi çerçeve ile arasına kesin bir sınır çizmesi ve ‘piyasaların’ kendisinden duymayı beklediği mesajları teklemeden vermesi. Geçtiğimiz

Kırk bir yıl sonra 24 Ocak’ı hatırlatmak! – Erkin Başer

24 Ocak kararları ile 12 Eylül Darbesi birbirinin kan kardeşidir. Kenan Evren’in darbe sonrası ilk “ulusa seslenişinde” yüksek ücretlerden dert yanması bu kardeşlik bağının işaretiydi. Artık sermayenin karşı saldırısı başlayabilirdi. 24 Ocak (1980) Kararlarını ve sonuçlarını, 41 yıl sonra bugün, o günleri yaşamayan kuşaklara hatırlatmak gerekiyor. Sınıf bilinci; sadece kendi dar ekonomik çıkarları için değil,

IMF’nin Ekim raporlarında Türkiye ve YEP – Korkut Boratav

1 dolar, 29 Ekim 2020’de 8,30 TL’dir; YEP’in 2023 öngörüsü ise 8,02 TL’dir… YEP, sadece bu nedenle değil, tümüyle kadük bir belgedir; artık ciddiye alınamaz IMF’nin, dünya ekonomisine ilişkin Ekim 2020 raporları yayımlandı. Bu yazıda, bu raporların 2020-2023 Türkiye’si üzerindeki nicel öngörülerini gözden geçirmek, değerlendirmek istiyorum. IMF’nin Türkiye öngörüleri ve ‘yakın coğrafyamız’ Ekim 2020 tarihli Dünyanın

Yeni bir Bretton Woods — Ümit Akçay

IMF’in söylemindeki ve eylemindeki açı farkı bir süredir daha belirgin hale gelmeye başladı. Korkut Boratav, geçtiğimiz haftaki yazısında neoliberalizmin aşınması konusunu ele almış ve Lara Merling’in ekim başındaki bir yazısına referans vererek, IMF’in Araştırma Bölümü ve ülke programları arasında giderek artan ayrışmaya dikkat çekmiş Geçtiğimiz hafta, özellikle Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası’nın yıllık

Neoliberalizm sorgulanıyor – Ümit Akçay

Vardığımız noktada sorun sadece çalışanlara ait değil sistemik bir hal aldığı için enflasyon karşıtı kemer sıkma tedbirlerinin hem teorik hem pratik olarak geliştiricisi ve uygulayıcısı olan uluslararası teknokrasi, bu görüşünde -muhtemelen dönemsel- bir revizyona gidiyor. Zira anemik enflasyon, korona salgını sonrası örneğin Avrupa’da deflasyona dönmek üzere. ABD’de ise henüz bir canlanma belirtisi yok. 2008 sonrası

SON IMF RAPORUNDAKİ TÜRKİYE GERÇEĞİ – Mustafa Durmuş

Siyasal iktidar Korona salgını ile birlikte iyice derinleşen ekonomik kriz, işsizlik ve hayat pahalılığı gibi sorunlara gerçekçi çözümler üretemiyor, üretemedikçe de seçmen tabanını kaybediyor. Ayrıca böyle ekonomik sorunların yanı sıra, artan adaletsizlikler, hukuksuzluk gibi sosyal sorunları ortadan kaldırmak ya da en azda tutmak yerine, yeni düzenlemelerle bu sorunları daha da derinleştiriyor. Örneğin işçilerin tutunabildikleri son