Prof. Dr. Mustafa Durmuş: Türkiye ekonomisi finansal krizden önceki son durakta

“Bu gidişat böyle devam ederse, mevcut döviz krizi borç krizine, o da sistemik bir bankacılık krizine neden olacak ve top yekûn bir finansal çöküşün gerçekleşmesi kaçınılmaz olacak.” Prof. Dr. Mustafa DURMUŞ Bizim gibi ülkelerde finansal krizler genelde döviz krizi ile başlar. Yani kur hızla yükselir, dolara ve avroya hücum artar. Eskiden kurdaki bu yükseliş devalüasyonlarla

Son faiz indiriminin nedenleri ve olası sonuçları – Mustafa Durmuş

(Karikatür: Ercan Akyol) Siyasal iktidar kendi bekası için faiz indirimini sürdürmenin en doğru yol olduğuna inanıyor olsa gerek ki faiz oranları bu hafta bir kez daha (bu kez yüzde 16’dan 15’e) indirildi. Artık kendini iyice dayatmaya başlayan bir erken seçim sürecine girildiğinden, fevkalade bir durum ortaya çıkmadıkça, Aralık’ta da indirimin devam etmesi beklenebilir. Faiz indirimi

“Denize düşen yılana sarılır” da… – Mustafa Durmuş

Yeni bir menkul kıymetlendirme hamlesi ile karşı karşıyayız. Siyasal iktidar, başta Kamu Özel İşbirliği (KÖİ) projeleri olmak üzere, özel sektörün yurt dışından kullandığı devasa boyutlardaki kredilerdeki geri ödeme konusunda yaşanan sorunlar ve bu projelerin devlet bütçesine getirmekte olduğu yeni yükler nedeniyle sıkışmış durumda. Bu nedenle de daha önce de denediği ancak sonuç alamadığı bazı finansal

Serveti neden ve nasıl vergilendirmeliyiz ?(6) – Zenginleri vergilendirmek için somut nedenler – Mustafa Durmuş

Felsefi olarak savunulmasının yanı sıra, aşağıdaki somut gerekçelerden hareketle büyük servet sahiplerinin artan oranlı bir servet vergisiyle vergilendirilmesi talep edilebilir: (i) Büyük servet sahipleri sadece el koydukları artı değerle değil, aynı zamanda yeterince ödemedikleri gelir vergisi, kurumlar vergisi gibi vergilerle büyüttükleri parasal servetlerini bütçe açığı veren hükümetlere borç olarak veriyorlar. Böylece elde ettikleri yüksek faiz

‘Kapitalist gerçekçilik’ demokratik dayanaklarını kaybediyor — Ergin Yıldızoğlu

Finansal kriz, neoliberalizmi savunmaya devam etmeyi son derecede zorlaştırdı, bir “yeni ekonomik model” arayışını gündeme getirdi. Gittikçe derinleşmeye devam eden iklim krizi ve buna eklenen Covid-19 salgını krizi, uygarlığın yaşamsal sorunlarının, liberalizmin “bireyin serbestliği ve sorumluluğu”, tek düzenleyici kurum olarak “serbest piyasa” gibi temel ilkelerine dayanılarak aşılamayacağını, “eşitlik” iddialarının aslında giderek derinleşen eşitsizlikleri gizleyen bir

‘Reis’in muhayyel savaşları – Bahadır Özgür

Tarumar olmuş alanda hâlâ savaş naraları atarak dolaşan bir Napolyon’un kibriyle, marşlar çalarak, koruma ordusuyla girdiğin İzmir enkazından çıkarabildiğin yegane gelecek de yeni inşaatlar oluyor. Türkiye’ye karşı “ekonomik saldırı” yapıldığını söyledi. “Kuşatmaya karşı cevabı, yeni bir kurtuluş savaşıyla veriyoruz” dedi. Ülkeyi, faiz-kur-enflasyon “şeytan üçgenine” sıkıştırarak sömürenlerin oyunlarını bozduklarını belirtti. Sonra da dönüp millete, 2023’e kadar

Elbette “ekonomi yüksek döviz kurlarından ibaret değil” – Mustafa Durmuş

Yazının başlığı, özellikle de kurlardaki son yükseliş üzerinden iktidarın ekonomi politikalarını eleştirenlere karşı iktidar cephesince yapılan savunmayı özetliyor. Bu mealdeki sözler; bazen “buzdolabı sayısındaki artışın halkın refahındaki artış ile ilişkilendirilmesiyle”  dolaylı olarak söyleniyor, bazen de “bir merminin fiyatının ne kadar yüksek” ya da “terörle mücadelenin ne kadar pahalı” olduğu hatırlatılıyor. Böylece hem ekonomideki diğer göstergelerin

Korkut Boratav madde madde anlattı: Yeni bir kriz kapıda mı?

Dış borç krizinin kapıda olduğunu dile getiren Boratav, mevcut bazı işaretlerin 2020’de dış finansman sorunlarının daha da ağırlaşacağı doğrultusunda olduğuna dikkat çekti. “Hocaların hocası” olarak bilinen duayen iktisatçı Prof. Dr. Korkut Boratav, “Krizin dış finansman sorunları” başlıklı bir yazı kaleme aldı. Boratav, dış borç krizinin kapıda olduğunu belirtti. 2020’de dış finansman sorunlarının daha da ağırlaşacağını

Resesyon yeni bir finansal krizi tetikler mi? – Ergin Yıldızoğlu

Uluslararası Para Fonu’nun (IMF) Ekim ayında yayımlanan son dünya ekonomisine bakış raporu ve yeni başkanı Kristalina Georgieva’nın ilk konuşması, “Gündemde bir resesyon var mı?” tartışmasına büyük ölçüde noktayı koydu: Evet var, hatta resesyonun başladığı bile söylenebilir. Şimdi tartışmaların ağırlık merkezi, “Bu resesyon yeni bir finansal krizi tetikler mi?” sorusuna, oradan da halihazırda var olan ekonomiyi

2020’de dünya ekonomisini küresel resesyon ve finansal kriz mi bekliyor? – Ergin Yıldızoğlu

Dünya ekonomisini 2020’de küresel resesyon ve finansal krizin bekleyip beklemediğine yönelik tartışmalar 2018 yılının son aylarından bu yana giderek yoğunlaştı. Dahası, Dünya Bankası’nın son Küresel Ekonomik Beklentiler Raporu küresel resesyonun beklenenden önce, hatta bu yıl başlamış olabileceğini düşündürüyor. ABD ile Çin arasındaki olası bir ticaret savaşının dünya ekonomisinin büyüme hızı üzerinde yapacağı olumsuz etkilerden, bu