Kimi şarkılar – Elend Aydın

Bu aralar kimi şarkılara takmış vaziyetteyim. Zaten mırıldanmıyorum bile, soranlara; “repertuarımı sıfırladım yeni şarkılar arıyorum” diyorum, özellikle de Zazaca ve Soranice eserlerin peşindeyim. Ama henüz aradıklarımı bulmuş değilim. Neyse. Mesela; “Bir akılsız baştan gayrı ne’m kaldı” diyen şarkı-türkü; istendiği kadar ulvi, tasavvufi ve felsefi anlam yüklemesi yapılmaya çalışılsın hiç hayra alamet değildir arkadaşlar! Bunca fırtınanın,

Alan Kurdi ne diyor? – Elend Aydın

CIA ajanlarını Che amblemli tişörtler ya da kolyelerle görsek neler hissederiz? Ama en önemlisi, şaşırır mıyız? Sanırım hayır! Zira “öldüremediğini (hem fiziki hem de manevi anlamda) kendininki kıl” parolasıyla yürüdükleri için böylesi kendini tilki sanma tavırlarına girmiyor değiller. Tıpkı talancı şirketlerin, “madene-talana hayır!” amblemli tişörtleri bastırıp, muhaliflere, haberleri olmadan giydirerek kar etmeleri gibi. Neden ve niçin’leri bilindiği

Aynadaki siyah çocuk çığlığım – Elend Aydın

“Eğer kaybedilseydi siyahlar neden olarak gösterilirdi, hayatta genelde böyle oluyor, kazanmalarda değil, kaybedişlerde siyahlar neden olarak anılıyor.” Her zamanki gibi seçici bir tarzda birkaç Dünya Kupası maçını izlerken siyah futbolcuların o muhteşem ve skor ezberlerini bozan performanslarından dolayı kendimi “suçüstü” değil ama “masumiyet üstü” yakaladım. Çünkü beyaz, emperyalist ve geçmişleri siyahlara karşı kanlı sömürgecilik vahşetleriyle