Kopyala yapıştır raporlar

ÇED raporlarının proje sahibi tarafından hazırlattırılması nedeniyle raporlar tarafsız olamıyor. Farklı disiplinlerden uzmanların olmaması da kontrolün eksikliğine yol açıyor Ortaya çıkan toz ve kirleticilerle orman ve tarım bitkileri zarar görüyor, hayvancılık etkileniyor, kazı-dolgu faaliyetleriyle su kaynakları kuruyor, köylüler yoksullaşıyor ÇED kimi koruyor? HAZIRLAYAN: GÖKAY BAŞCAN Başlarken… Çevresel etki değerlendirmesi (ÇED), gerçekleştirilmesi planlanan projelerin çevreye yansıması

ÇMO HAVA KİRLİLİĞİ RAPORU – Türkiye sınırlı verilere rağmen limit değerleri aştı

Çevre Mühendisleri Odası’nın 2020 hava kirliliği verilerine göre, pandemide pek çok ülkede hava kirliliği azalırken, Türkiye’de yetersiz ölçümlere rağmen kirlilik arttı. TMMOB’a bağlı Çevre Mühendisler Odası (ÇMO), İstanbul şube binasında gerçekleştirdiği basın toplantısıyla 2020 hava kirliliği verilerini açıkladı. ÇMO’nun raporunda artan istasyon sayısına rağmen veri alımında azalış olduğuna dikkat çekilirken, rapora göre, çevre kirliliği kaynaklı

Yalnız kalma bu dünyada – Murat Meriç

İnsana, hayvana, çiçeğe, ağaca ya da kısaca söylersek herhangi bir canlıya saygısı olmayanların bir şeyleri değiştireceğine inanmak güç. Olmuyor. Yine de direnmek elzem. 1979 yılında enteresan bir 45’lik plak yayımlandı. Dönemin önemli şirketlerinden Yankı, “3 Şarkı” başlığıyla piyasaya verdiği bu plağın bir yüzüne Attila Atasoy – Ayşe Mine ikilisinin seslendirdiği “Hopşirinini”yi koymuş, arka yüzünü iki şarkıyla Dağhan’a

MARMARA DENİZİ’NDE MÜSİLAJ ÇALIŞTAYI – Büyüakın: Marmara’yı fosseptik çukuru gibi kullanmışız

Marmara Denizi’ni etkisi alan müsilaja ilişkin düzenlenen çalıştayda konuşan Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Başkanı Tahir Büyükakın, “Marmara’yı bir fosseptik çukuru gibi kullanmışız. Sadece ön arıtmadan geçmiş bir atık suyu açık denize derin deşarjlarla akıtmış” dedi. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve Marmara Belediyeler Birliği’nin (MBB) Marmara Denizi’ni etkisi altına alan deniz salyası/müsilaj ile ilgili yaptığı “Marmara Denizi’nde Müsilaj

18 yıllık yıkım, madenlerle katlanacak

PANORAMA (1): EKOLOJİ AKP iktidarı, 18 yıl boyunca maden, enerji, inşaat, turizm vb. yatırımlarla orman, mera ve tarım arazileri üzerinde büyük bir yağma ile yıkım yarattı. Ancak yağma bitmedi ve ellerinde kalan son barut madenler! Dünya 2021 yılına girerken, AKP Türkiye’de iktidarda 18 yılını devirdi. ‘Köprünün altından çok sular geçti’ deyiminde belirtilmek istendiği gibi 18

Ekonomiye karşı ekolojiyi savunmak… – Hakan Yurdanur

Temeli derinden sarsan, üzerine inşa edilmiş yapıyı tümden yok edecek olan çok ciddi bir ters düşme ile karşı karşıyayız. Bu ters düşme, telafisi olmayan büyük bir çatışma demek. Ya gezegenin ve dolayısıyla toplumun ekolojik çıkarları galip gelecek ya da kapitalizmin yani ekonominin kâr mantığı üstünlük sağlayacak. Birinin varlığı diğerinin yok olmasıyla mümkün. Bu affı olmayan

Torba Yasa görüşmeleri: Maden ve enerji şirketlerine imtiyaz sağlayan 6’ncı madde geri çekildi

Maden şirketlerinin ruhsat alanları dışında ‘geçici’ tesis kurabileceğini öngören ve denetimsizlik getiren madde, muhalefetin ve sivil toplum örgütlerinin tepkisi sonrası torba tekliften çıkarıldı. TBMM Genel Kurulunda görüşülen “Elektrik Piyasası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”nin maden ve enerji şirketlerine sınırsız imtiyaz ve denetimsizlik yolunu açacak olan 6’ncı maddesi çıkarıldı. Bahsi geçen madde,

Yaşam savunucuları uyardı: Torba Yasa doğa ve yaşam alanlarını yok edecek

Madencilik Kanunu ve Elektrik Piyasası Kanunu’nda yapılacak olan değişikliğe karşı İstanbul, Kadıköy İskelede toplanan demokratik kitle örgütleri ve yaşam savunucuları, “yaşam alanlarımızın yok edilmesine izin vermeyeceğiz” dedi. Elektrik Piyasası Kanunu olarak isimlendirilen “torba yasayı” iktidarın “Ali Cengiz oyunları”nın devamı olarak nitelendiren yaşam savunucuları, torba yasanın enerji ve maden şirketlerini daha fazla korumak için hazırlandığını belirttiler.

Sosyalist idealin yenilenmesi – John Bellamy Foster

Monthly Review editörü-sosyolog John Bellamy Foster, Monthly Review dergisi Eylül ayı sayısında kaleme aldığı yazısında sosyalizme yönelik ilginin, büyüyen küresel iklim krizi ve giderek yükselen eşitsizliğe paralel olarak yükseldiğine dikkat çekerek, neofaşist yükselişe de vurgu yapan, olasılıkları ve gereklilikleri irdeleyen bir makale kaleme aldı. Bugün, sosyalizmin yenilenmesine dair her yaklaşım, kapitalizmin bütün toplumsal varoluş temellerine

Kanal İstanbul mücadelesinin not ettirdikleri – Fatoş Osmanağaoğlu

Geleceğimizi değiştirebilmenin, bu çıkmazdan kurtulmanın başka yolu yok maalesef. Emek, ekoloji, kadın tüm mücadelelerin ortaklaşarak örgütlenmekten geçtiğini aklımızda tutarak yürümek zorundayız. Uzun zamandır ekoloji mücadelesinin içinde olan bir birey olarak, Ya Kanal Ya İstanbul Koordinasyonu çalışmalarının bize işaret ettiği önemli noktaların altını çizmek istedim. Koordinasyon’un kendini ilan ettiği günden bu yana geniş bir yelpazede içerisinde