18 yıllık yıkım, madenlerle katlanacak

PANORAMA (1): EKOLOJİ AKP iktidarı, 18 yıl boyunca maden, enerji, inşaat, turizm vb. yatırımlarla orman, mera ve tarım arazileri üzerinde büyük bir yağma ile yıkım yarattı. Ancak yağma bitmedi ve ellerinde kalan son barut madenler! Dünya 2021 yılına girerken, AKP Türkiye’de iktidarda 18 yılını devirdi. ‘Köprünün altından çok sular geçti’ deyiminde belirtilmek istendiği gibi 18

Ekonomiye karşı ekolojiyi savunmak… – Hakan Yurdanur

Temeli derinden sarsan, üzerine inşa edilmiş yapıyı tümden yok edecek olan çok ciddi bir ters düşme ile karşı karşıyayız. Bu ters düşme, telafisi olmayan büyük bir çatışma demek. Ya gezegenin ve dolayısıyla toplumun ekolojik çıkarları galip gelecek ya da kapitalizmin yani ekonominin kâr mantığı üstünlük sağlayacak. Birinin varlığı diğerinin yok olmasıyla mümkün. Bu affı olmayan

Torba Yasa görüşmeleri: Maden ve enerji şirketlerine imtiyaz sağlayan 6’ncı madde geri çekildi

Maden şirketlerinin ruhsat alanları dışında ‘geçici’ tesis kurabileceğini öngören ve denetimsizlik getiren madde, muhalefetin ve sivil toplum örgütlerinin tepkisi sonrası torba tekliften çıkarıldı. TBMM Genel Kurulunda görüşülen “Elektrik Piyasası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”nin maden ve enerji şirketlerine sınırsız imtiyaz ve denetimsizlik yolunu açacak olan 6’ncı maddesi çıkarıldı. Bahsi geçen madde,

Yaşam savunucuları uyardı: Torba Yasa doğa ve yaşam alanlarını yok edecek

Madencilik Kanunu ve Elektrik Piyasası Kanunu’nda yapılacak olan değişikliğe karşı İstanbul, Kadıköy İskelede toplanan demokratik kitle örgütleri ve yaşam savunucuları, “yaşam alanlarımızın yok edilmesine izin vermeyeceğiz” dedi. Elektrik Piyasası Kanunu olarak isimlendirilen “torba yasayı” iktidarın “Ali Cengiz oyunları”nın devamı olarak nitelendiren yaşam savunucuları, torba yasanın enerji ve maden şirketlerini daha fazla korumak için hazırlandığını belirttiler.

Sosyalist idealin yenilenmesi – John Bellamy Foster

Monthly Review editörü-sosyolog John Bellamy Foster, Monthly Review dergisi Eylül ayı sayısında kaleme aldığı yazısında sosyalizme yönelik ilginin, büyüyen küresel iklim krizi ve giderek yükselen eşitsizliğe paralel olarak yükseldiğine dikkat çekerek, neofaşist yükselişe de vurgu yapan, olasılıkları ve gereklilikleri irdeleyen bir makale kaleme aldı. Bugün, sosyalizmin yenilenmesine dair her yaklaşım, kapitalizmin bütün toplumsal varoluş temellerine

Kanal İstanbul mücadelesinin not ettirdikleri – Fatoş Osmanağaoğlu

Geleceğimizi değiştirebilmenin, bu çıkmazdan kurtulmanın başka yolu yok maalesef. Emek, ekoloji, kadın tüm mücadelelerin ortaklaşarak örgütlenmekten geçtiğini aklımızda tutarak yürümek zorundayız. Uzun zamandır ekoloji mücadelesinin içinde olan bir birey olarak, Ya Kanal Ya İstanbul Koordinasyonu çalışmalarının bize işaret ettiği önemli noktaların altını çizmek istedim. Koordinasyon’un kendini ilan ettiği günden bu yana geniş bir yelpazede içerisinde

Bilimler Akademisi ve ekoloji – Ali Akay

Bloke eden küçük ama kuvvetli bir grubun geride kalmasıyla küresel ısınmanın artık siyasi sorun olarak bilimsel bir şekilde görünür hale geldiğini söylemek mümkün Ekolojik meselelerin uzun zamandan beri (son elli yıl diyebiliriz) gündeme gelmesine rağmen, “küresel ısınma” bilim dünyasında hâlâ kapalı bir kutuydu. Bilim dünyasının sessizliği vardı hâlâ. Bu sayede, siyasetçilerin bir kısmı tarafından, küresel

GDO’lu ilahiyatçıdan GDO fetvası!

AKP, tarım politikalarında keskin kararlar almaya hazırlanıyor. İlahiyat fakültesi öğretim üyesi Alpaslan Alkış’ın ‘İslam hukuku açısından GDO’lar insanlığa yararlı ve caizdir’ sözleri, GDO şirketlerinin yararına bir fetva niteliği taşıyor Yusuf Gürsucu / İstanbul Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğretim üyesi olan Dr. Alpaslan Alkış, “Genetiği Değiştirilmiş Organizmaların (GDO) İslam Hukuku Açısından Değerlendirilmesi” başlıklı bir

Avustralya yanarken bir kez daha toplumsal ekolojiyi düşünmek – Cengiz Kaptan

Evet, dünyamız hem mecazi hem gerçek anlamıyla yanmaya devam ediyor. Savaş yüzünden yanan yakılan tarlalar, bombaların düştüğü dağlar, değişen ve yok olmaya yüz tutan faunalar… Yeşil yerine alev görmenin bollaştığı, cennetin cehenneme dönüştüğü zamanlar. Bir yandan Üçüncü Dünya Savaşı söylemi ve gerilimi, bir yandan için için yanmak yerine açık açık yanan ovalar, şehirler ve şimdi

Ekoloji Politik Konferans Sonuç Bildirisi: “Gezegeni ve insanlığı korumak istiyorsak onu kapitalizmden kurtarmalıyız”

Türkiye ve Dünya ekoloji hareketlerinin temsilcilerinin katılımıyla İstanbul’da toplanan Ekoloji Politik Konferans’ın Sonuç Bildirisi yayımlandı: “Birlikte hareket etmeye, Konferansın önümüze koyduğu bütün görevleri ve önerileri geliştirmeye, tartışmaya, örgütlü olduğumuz alanlara taşımaya ve mücadelenin içinde sınamaya devam edeceğiz.” SiyasiHaber Türkiye’deki doğa ve yaşam savunusu yapan ekoloji hareketlerinin, Brezilya, Almanya, Fransa, Lübnan, Yunanistan, Avusturya, Belçika, Kanada vb