Aydın Çubukçu: Bugüne kalan derslerin özeti halk muhalefetinin yaratılması gereği

“Bafa çevresinde toprakları işgal etmeyi planlayan köylüler vardı ve bunlardan birisi ‘Deniz buraya gelsin, başımıza geçsin, kafasına bir kasket geçirir, traktöre oturturuz, kimse tanımaz’ demişti. Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın idamlarının üzerinden tam 50 yıl geçti. Onların idam sehpasında söyledikleri son sözleri, bugün hâlâ süren bir mücadelenin çıkış manifestosu adeta. Öğrenci gençlik içerisinde

‘Üç fidan’ın idamlarının 50’nci yılına özel sergi: Bir Avuçtular Deniz Oldular

Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan, idam edilişlerinin 50’nci yılında bir sergiyle anılıyor. Kadıköy Belediyesi’nin, 1968 öğrenci gençlik hareketi liderlerinden Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan’ı anmak için düzenlediği ‘Bir Avuçtular Deniz Oldular…‘ isimli sergide üç gencin kişisel eşyaları yer alacak. Sergi Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının idam edildiği 6 Mayıs’tan bir gün önce,

HDP: Denizlerin mücadelesini büyüteceğiz

HDP, Denizlerin idam edilmesinin 49’uncu yıldönümüne ilişkin yaptığı açıklamada, “Türkiye halklarının hak ettiği eşit ve özgür yaşamı yaratmak için mücadeleyi kararlılıkla büyüteceğiz” dedi. Halkların Demokratik Partisi (HDP) Merkez Yürütme Kurulu (MYK), Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu (THKO) liderleri Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan’ın idam edilmesinin 49’uncu yıldönümüne ilişkin yazılı açıklama yaptı. 6 Mayıs 1972

Perinçek’e ‘Deniz ve Mahir’ yanıtı: Yanlarına bile yaklaşamazdı

Deniz Gezmiş ve Mahir Çayan’ın ‘kulaklarını çektiğini’ söyleyen Doğu Perinçek’e Mustafa Yalçıner’den yanıt geldi: Yalçıner, Twitter hesabından Perinçek’e “Bu zavallı ikisinin yanına bile yaklaşamazdı.” Dijital medya platformu 140 journos, ‘Kısmen İktidar’ adıyla Vatan Partisi lideri Doğu Perinçek’in belgeselini yayınladı. Belgeselde Doğu Perinçek 70 öncesi gençlik hareketlerini anlatırken Deniz Gezmiş ve Mahir Çayan’ın ‘kulaklarını çektiğini’ söyledi. Denizlerin arkadaşı

en sekmez lüverin namlusundan fırlayanlar… – Ayşe Düzkan

o kuşaktan insanların özellikle son on yılda, cesaret hikâyelerinin kahramanlarına indirgenmesi bir dönemin içeriğinin boşaltılması, bir tarihin silinmesi demek. mayıs, türkiye solunun yakın geçmişi üzerine düşünmek için ne kadar uygun, ne kadar yüklü bir ay. 6 mayıs 1972’deki idamlar, 17 mayıs 1971’de thkp-c’nin, israil’in türkiye başkonsolosu efraim elrom’u kaçırması ve 18 mayıs 1973’te ibrahim kaypakkaya’nın,

‘Mare Nostrum’* – Ertuğrul Kürkçü

Tarihin asıl olarak sınıf mücadeleleri tarihi olduğunu söylerken Marx, tarih biliminden ya da anlatısından değil, toplumun hareketinin temel yasasından söz ediyordu […] Ama idam edilişinden 48 yıl sonra Deniz Gezmiş’in yeni kuşaklara “içeriden” ve dışarıdan takdim ediliş biçimine bakarak diyebiliriz ki, tarih yazımı da tarihi anımsama ve anlatma da pekâlâ bir sınıf mücadelesi konusudur. Bunun bir yolu hiç

HDP: Denizlerin, ‘Yaşasın Kürt ve Türk halklarının kardeşliği’ haykırışları unutulmadı

HDP, Türkiye gençlik hareketinin devrimci önderleri Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın idam edilişlerinin 48’inci yıl dönümünde yazılı açıklama yaptı. Halkların Demokratik Partisi (HDP) Merkez Yürütme Kurulu (MYK), Türkiye gençlik hareketinin devrimci önderleri Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın idam edilişlerinin 48’inci yılı dolayısıyla yaptığı yazışı açıklamada, idamın Türkiye siyasi rejiminin kara lekesi

O parkanın içindeki ruh – H. Selim Açan

Uzun sözün kısası o parkanın içinde sonradan ’68 Kuşağı olarak anılan bir kuşağı karakterize eden bir ‘ruh’ saklıdır. Bu ruhun eksenini dünyayı değiştirme iddiası oluşturur. Bu o kuşağın ortak devrimci rüyasıdır… Bugün ‘68’in devrimci önderlerini anarken, anılarına bağlılığımızı sadece düne dönük nostaljik anlatımlarla sınırlı tutamayız… Deniz’in Şarkışla’da yakalandıktan sonra getirildiği Ankara Emniyeti’nde çekilen parkalı fotoğrafını

PEN’den ‘Üç Fidan’ İçin: “O Mahur Beste Çalar, Her 6 Mayıs’ta Ağlarız”

PEN Türkiye, Deniz Gezmiş, Yusuf Arslan ve Hüseyin İnan’ın idam edilmelerinin 48. yılında paylaştığı mesajda, “Son sözleri de ilk sözleri gibiydi, içtendi, gençti, çığlıktı, isyandı” dedi. PEN Türkiye Yazarlar Derneği, Deniz Gezmiş, Yusuf Arslan ve Hüseyin İnan’ın idam edilmelerinin 48. yılında “O mahur beste çalar… Her 6 Mayıs’ta ağlarız!” başlığıyla bir açıklama paylaştı: “Hüseyin 23, Yusuf 25, Deniz

Tarhan ‘varlık’sa, Neslican’a yokluk yakışır! – Tayfun Atay

Neslican Tay, Nevzat Tarhan’ın, “Ölüm ve hastalık sel gibidir, mücadele ederseniz kaybedersiniz” anlayışının aksine, kansere “Bu kadar ileri gidemezsin, sen kimsin” diye seslendi. Ne yapalım, işte böyle “iflah olmaz” çocukları var bu memleketin… Deniz de böyle değil miydi?.. Din, “çaresizlik içindeki insanın dayanağı”dır. Calvin Wells’in Sosyal Antropoloji Açısından İnsan ve Dünyası kitabının (çev. Bozkurt Güvenç, Remzi Kitabevi