Tanıl Bora: AKP mülteci düşmanlığını kullanabilir

Tanıl Bora’ya göre insan-altı bir kategori gibi görülen sığınmacılar dünyanın her yerinden gelecekler, çare yok, çünkü çareleri yok. Söyleşi: İrfan Aktan Kapitalizmin yarattığı eşitsizlik, iklim krizi, açlık, sefalet, güvensizlik, vekalet savaşları nedeniyle milyonlarca insan “güvenli liman” olarak görülen ülkelere doğru göç ediyor. Bu devasa göç dalgası üzerinde yükseltilen yabancı düşmanlığı ise popülist sağ siyasetlere dayanak

“Hak ettiğiniz statü” söylemlerinden yok saymaya: AKP’nin kadın düşmanı politikaları – Semiha Şahin

20 yıllık süreçte AKP’nin ne demokratlığı ne yenilikçiliği kaldı… Kadınlar ise bırakalım “hak ettiği statüsüne kavuşma”yı, Emine Bulut örneğinde olduğu gibi “ölmek istemiyorum” çığlıklarıyla son nefeslerini verir hale geldi AKP iktidara geldiği ilk günden beri ayrımcılığın, eşitsizliğin, talanın hukukunu oluşturmakla kalmadı, adeta “tarihini” yeniden yazdı. Son örnek ise Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu’nda (KEFEK) alelacele

Yetmez ve hayır! – Onur Hamzaoğlu

Başlık çoğu okura 2010 yılında, 12 Eylül gününe denk getirilen anayasa referandumunda AKP’nin önerisine evet diyen “mahcup” sol liberallerin sloganı “yetmez ama evet”i çağrıştırmıştır. Dünyada yaşanmakta olan sorunlar bir yana, Türkiye’nin içinde bulunduğu siyasal ve mali alanlar başta olmak üzere, krizler sarmalının, AKP-MHP iktidarının sonunu da adım adım yaklaştırdığı düşüncesi toplumda yaygınlaşıyor. Bu tablodan hareketle,

Erdoğan büyük sermayeye istediğini veremedi – Bahadır Özgür

Bundan sonraki süreçteki restorasyonu sermaye kesiminin dönüşüm talepleri olarak görmek gerek. Fakat bunun da dönüşebilmesi için emek rejiminin de dönüşmesi ve nitelikli hale gelmesi gerekiyor. Solun ittifaka desteğinin istenmesini de burada aramak lazım. Şöyle bir soruyla başlayabiliriz; Türkiye’nin yaşadığı kriz çerçevesinde sermaye fraksiyonlarının birbirleriyle ve iktidarla ilişkileri nedir? Bu ilişki ve fraksiyonel çatışmalar siyasete nasıl

Korkut Boratav anlattı: Döviz krizi neden oldu? Bundan sonra ne olur?

Türk Lirası’nın yabancı para birimleri karşısında dün yaşadığı değer kaybını Prof. Korkut Boratav değerlendirdi. Prof. Dr. Korkut Boratav, 1980’lerdeki koşullar olmadıkça döviz ve faizin aynı anda kontrol edilemeyeceğini söyledi. Google Haberlere Abone ol DUVAR – Türk Lirası’nın dün yaşadığı yüzde 10’un üzerindeki kaybı ve ticarette ortaya çıkan sıkıntıları değerlendiren iktisatçı, Prof. Dr. Korkut Boratav, döviz krizi

Fuat Ercan: ”Kitleler için sınıf siyaseti yapılmalı”

İktisatçı Fuat Ercan, bu dönemi “AKP’nin çöküşe tırmanışı” olarak adlandırıyor. Sol, sosyalist, sosyal demokratların politik konumlarını, bu süreçte gelirlerini kaybedecek ve kaybettikçe de muhafazakâr sağ söyleme yönelecek kitlelere göre belirlemesi gerektiğini vurguluyor.   Ekonomik gidişatla ilgili uzman yorumları, çoğunluğu etkileyecek bir dizi öngörü ve tespitlerden oluşuyor. Sayısal ifadeleri anlamak zor olsa da milyonları etkileyecek ekonomik

LGBTİ+’ların üstüne çöken gölge-4: LGBTİ+ düşmanı ideolojinin duvarları örülüyor

Anayasayı tümden değiştirme işini rafa kaldıran AKP, bir anayasa paketi ile halkın karşısına çıkmayı tercih etmiştir. Artık LGBTİ+’ların esamesi okunmamaktadır. Yıldız Tar* Gregory Woods, Homintern kitabında 1800’lerin sonundaki cinsellik bürokratlarından bahseder. Bu bürokratlar cinselliği tasnif etmek, daha doğrusu üremeye dayalı heteroseksüel cinsellik dışındaki bütün cinsellik imkan ve ihtimallerini patolojize etmek için hummalı bir işe girişir.

Prof. Durmuş: Yeni bir savaşa girmek yangına körükle gitmektir

Prof. Dr. Mustafa Durmuş, Türkiye’nin “kıt kaynaklarını” askeri amaçlar için harcayan ülke olduğunu belirterek, mevcut ekonomiyle yeni bir savaşa girmenin “yangına körükle gitmek” olduğunu söyledi. Ekonominin 3 yıllık yol haritası belirleyecek hedef ve politikaların yer aldığı 2022-2024 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program (OVP), geçtiğimiz günlerde Resmi Gazete’de yayınlandı. OVP kapsamında yayımlanan verilere göre, Savunma Bakanlığı’nın

Taliban’ın aynasındaki AKP – Ertuğrul Kürkçü

Taliban’ın Afganistan’da egemenliği yeniden ele geçirmesi Türkiye iç ve dış siyasetiyle hızlıca eklemlendi. Taliban henüz Kabil kapılarına dayanmamışken de Afganistan’ın gölgesi toplumsal ve politik gündem üzerine göçmen akını suretinde yansımıştı. Ancak, Afganistan’da iktidarın el değiştirmesinin yol açtığı süreçler Türkiye ve Kürdistan gündemlerine ilk bakışta varsayılanlardan çok daha karmaşık ve uzun vadeli sorunların yansıyacağına işaret ediyor.   

Kopyala yapıştır raporlar

ÇED raporlarının proje sahibi tarafından hazırlattırılması nedeniyle raporlar tarafsız olamıyor. Farklı disiplinlerden uzmanların olmaması da kontrolün eksikliğine yol açıyor Ortaya çıkan toz ve kirleticilerle orman ve tarım bitkileri zarar görüyor, hayvancılık etkileniyor, kazı-dolgu faaliyetleriyle su kaynakları kuruyor, köylüler yoksullaşıyor ÇED kimi koruyor? HAZIRLAYAN: GÖKAY BAŞCAN Başlarken… Çevresel etki değerlendirmesi (ÇED), gerçekleştirilmesi planlanan projelerin çevreye yansıması