CIA’den SADAT’a: Özel harp taktikleri – Sadık Güleç

Peker’in Nevzat Tarhan’la ilgili paylaşımları 12 Eylül öncesinde siyasi tutuklar üzerinde yapılan ilaç deneylerine kadar uzanan ‘özel harp’ taktiklerinin yeniden hatırlanmasına neden oldu… Sedat Peker’in kamuoyunda psikolog olarak tanınan Prof. Dr. Nevzat Tarhan’la ilgili paylaşımları önceki açıklamaları kadar ilgi çekmedi. Oysa bir kuşak Nevzat Tarhan ve onun ‘yanında yetiştiği’ Ayhan Songar’ı bir başka nedenle tanıyor.

12 Eylül’ün cesur kadınları – Esra Çiftçi

12 Eylül kadınlarından Ayşegül Devecioğlu, Necmiye Alpay, Tülay Sönmez, Mukaddes Erdoğdu Çelik ve Şehriban Teyhani ile konuştuk. Bu gün 12 Eylül dosyamızın üçüncü ve son bölümünü 12 Eylül’ün kadınlarına ayırdık. 12 Eylül darbe sonrası cezaevi direnişlerinde, açlık grevlerinde, işkence tezgahlarında hep erkeklerin adı geçti. Oysa aynı vahşeti belki de daha ağırlarını kadınlar yaşadı. Toplumun hemen

“AKP, 12 Eylül faşizminin revizyondan geçmiş versiyonu”

Prof. Dr. Şebnem Oğuz, 40. Yılında 12 Eylül rejiminin “geçmediğini”, aksine çeşitli revizyonlardan geçerek daha da kurumsallaştığını söyledi. Oğuz, “12 Eylül’ün 40 yıldır hâlâ ‘geçmeyen’ en önemli etkisi darbeyle kırılan emekçilerin ve solun örgütlü gücünün 80 öncesindeki düzeyine bir daha asla dönememiş oluşu” dedi. Siyaset bilimci profesör Şebnem Oğuz, bianet’e 40. yılında 12 Eylül 1980’in Türkiye’nin ekonomi,

Neo-liberalizm ve “süreç olarak faşizm” – Ergin Yıldızoğlu

Solun direnişi ve askeri rejimin tüm bu özeliklerinden dolayı, faşizm 1980’lerde “acil ve güncel” tehlike olmaktan çıktı. Ancak, aynı dönemde devreye giren, neoliberalizm ve post modernizm simbiyoz ilişkisi çoktan “süreç olarak faşizmin” mikroplarını beslemeye başlamıştı. Yaklaşık 40 Yıl önce bugünlerde 24 Ocak kararları, Türkiye ekonomik coğrafyasını, bu ekonomiyi yeniden üreten hukuki siyasi kurumları, duyarlılıkları (öznellikleri

12 Eylül karanlığından çıkarken çakan şimşek: Netaş Grevi

Turgut YAZKAN 18 Kasım 1986 Netaş Grevi’nin başlama tarihi. Netaş Grevi, 12 Eylül karanlığından çıkılırken ”bu yasalarla grev yapılmaz ve yapılamaz” diyenlere inat “biz bu yasalarla da grev yaparız” diyen işçilerin greviydi. Netaş’ın öncü işçilerinden Turgut Yazkan’ın kaleminden Netaş Grevi… Netaş grevine değinmeden önce Netaş’tan söz etmekte yarar. Netaş (NORTHERN ELEKTRİC TELEKOMÜNİKASYON A.Ş) Kanada kökenli

Devletin masası, Remzi Basalak’ın tekmesi

Adanalı işçi Remzi Basalak ’90’lı yıllarda gözaltına alındı. Bir “teşhir masası”nın arkasında basının karşısına çıkarıldı. Elleri arkadan kelepçeli Remzi, düzmece delillerin sergilendiği masaya olanca kuvvetiyle bir tekme savurdu. “Teşhir masası” mizanseni o an tuzla buz oldu. O gece işkencede öldürdüler Remzi’yi. Adı kuşaklar boyu yaşayacak. Adanalı işçi Remzi Basalak 23 Ekim 1992 günü, bir Tekel

Behice Boran yaşıyor: ‘Sosyalist doğulmaz, sosyalist yaşanır’

Türkiye sosyalist hareketinin öncü isimlerinden Behice Boran, aynı zamanda ilk kadın parti genel başkanı, doğum tarihi ise işçi sınıfının mücadele günü 1 Mayıs. 12 Eylül darbesinin ardından siyasi mülteci olarak yaşadığı Belçika’da 10 Ekim 1987’de yaşamını yitiren Behice Boran “sosyalist doğulmaz, sosyalist yaşanır” sözüyle düşündüğü gibi yaşadı. Derleme/SiyasiHaber Behice Boran, 1 Mayıs 1910’da Bursa’da doğar.

Doktor’la hesaplaşmadıkça ‘teorik vicdanınızı’ rahat hissedemezsiniz

Ertuğrul KÜRKÇÜ söyleşi – Ölümünün 49. Yılında, 1988’de Çağdaş Yol Dergisi’nin Ertuğrul Kürkçü ile yapmış olduğu söyleşiyi, Dr. Hikmet Kıvılcımlı’nın kuşaktan kuşağa aktarılan düşünsel ve politik mirasının birleştirici gücüne birinci elden bir tanıklık olması açısından bugün de tazeliğini koruduğu düşüncesiyle tekrar yayımlıyoruz. Ertuğrul Kürkçü ile bu söyleşi 1987’de, sosyalist hareketin 12 Mart ve 12 Eylül

Seksenlerin ikinci perdesi: Vatka sarhoşluğu – Funda Cantek

Bugün omuzlara verdiği cesametle bedeni daha bir çalımlı, çekici kıldığı düşünülen vatkayla ve saçları daha gösterişli kıldığı düşünülen permayla anılan seksenlerin ikinci yarısı bolluk yanılsaması yaratan bir tür kofluk olarak da anılabilir. İlk yarısı zaten politikaya bulaşsın bulaşmasın herkesi yutan bir kara delik. Ablam ve eniştem 70’lerde solcu olmanın çok cevrini çekmişlerdi. Mahpusluk tecrübesi yaşamadılarsa

Faşist Evren’e komünist kutsamaları… – Doğan Özgüden

1981’de TKP Evren’le Brejnev’in resimlerini yan yana yayımlarken, 1982’de de Bulgaristan Evren’i “Büyük Balkan Yıldızı” nişanıyla onurlandırıyordu. Geçtiğimiz 19 Eylül cumartesi günü, 12 Eylül faşist cuntasına karşı sürgünde birlikte mücadele vermiş olmakla gurur duyduğum sevgili dostlarımdan devrimci öğretmen, yazar ve sendikacı Dursun Akçam’ın 17. ölüm yıldönümüydü. Türkiye’de 26 Aralık 1979 -12 Eylül 1980 tarihleri arasında bir