Suriyeli göçmen işçi yaşadığı hak gasplarını anlattı

Suriyeli göçmen işçi, Şirinevler’deki Western Union acentesinde ve öncesinde çalıştığı işyerlerinde yaşadığı hak gasplarını PE Dayanışma Ağı’na anlattı.

İstanbul Şirinevler’de Western Union acentesinde çalışan Suriyeli göçmen işçi Muhammed Sami Cerci, işyerinde yaşadığı haksızlıkları, özel olarak göçmen işçi olduğu için çalışma yaşamındaki zorlukları ve uğradığı hak gasplarına karşı mücadele etme kararını Patronların Ensesindeyiz Dayanışma Ağı’na anlattı.

Sami merhaba, bize kendinden ve Patronların Ensesindeyiz Dayanışma Ağı ile karşılaşmandan bahsedebilir misin?

Benim adım Muhammed Sami Cerci. 23 yaşındayım. Suriyeliyim. 5 yıl önce savaştan kaçıp ailem için Türkiye’ye geldim.  Bu süre boyunca Türkiye’de çeşitli işlerde çalıştım. En son 2019 Mayısında İstanbul Şirinevler’de Western Union acentesinde çalışmaya başladım. Yaklaşık bir buçuk sene kadar burada çalıştım. Patronların Ensesindeyiz’le tanışmama da bu işyerinde karşılaştığım haksızlıklar sebep oldu. Aynı iş yerinde benden önce çalışan bir arkadaşım PE’ye başvurabileceğimi söyledi. Bu şekilde ben de PE ile tanıştım.

‘Kötü muameleden mi bahsedeyim, ırkçılıktan mı?’

Bu işyerinde ne gibi haksızlıklarla karşılaşmıştınız? Bize başından beri karşılaştıklarından bahsedebilir misin?

Kötü muameleden mi bahsedeyim, ırkçılıktan mı, mağduriyetimden nasıl faydalanmaya kalkıldığından mı bahsedeyim?

‘Asgari ücretin altında, sigortasız çalışma’

Ne gibi durumlar bunlar? En başından, işe girişinden itibaren anlatabilir misin?

Bir arkadaşım vesile oldu burada işe başlamama. Asgari ücretten düşük bir ücrete sigortasız şekilde işe başladım. Sigortamı yapacaklarını söylemişlerdi, ancak 6 ay boyunca orada sigortasız çalıştım. Çalışmak zorunda olduğumdan bu koşullarda çalışmayı kabul etmek zorunda kaldım. Birçok defa sigortamı yapmalarını söylememe rağmen beni 6 ay boyunca oyalamış oldular. Sonunda sigortam yapıldı. Gerçi bu da benim Türkiye’de ilk sigortalı işim oldu. Daha önce çalıştığım işlerde sigortam hiç yapılmamıştı.

Çalışma koşulların hakkında başka neler söyleyebilirsin?

Öğle arası olmadan günde 10 saat çalışıyorduk. Cumartesileri de dahil. Öğle yemeğine iş arkadaşımla dönüşümlü gidiyorduk. Yiyip hemen işe dönmemiz gerekiyordu. Fazla çalıştığımız saatler için mesai ücreti alamıyorduk.

‘Bu yabancı, hakkını arayamaz diye düşündüler’

Kötü muamele, ırkçılık demiştin, başka nelerle karşılaştın?

Zaten hakkımı bu şekilde yedi benim. Bu ırkçılık sayılır, beni kendinden aşağı görerek yaptı bunu. Düşünüyor ki bu insan yabancı, yalnız, ona kimse yardım edemez. Bu şekilde hakkımı aramayacağımı düşündü. Yaptıklarını bana lütuf olarak düşündü. Yaptığı usulsüz işlemlere göz yummamızı istedi. Bu işlemler yüzünden birçok insanın mağdur kaldığını düşünüyorum.

Bunu biraz açar mısın?

Müşterilerin bilgilerini haberleri olmadan başka işlemler yapmak için kullanıyordu. Bu yolla para transferinde açık bir usulsüzlük yapılıyordu. Bilgileri kullanılan kişilerin başına ciddi sorunlar açabilecek bir durumdu bu.

İşten ayrılmana bunlar mı sebep oldu?

Ben işten ayrılmak istemedim. Patronum kendisi beni işten çıkardı. İşten çıkarmadan sigortamı sonlandırmış, bir ay sonra da beni işten çıkardı. Ben istifa etmememe rağmen beni istifa etmiş gibi gösterdi. Benim adıma sahte bir istifa dilekçesi bile düzenlemişler. Salgın sebebiyle işten çıkarma yasağı olduğu için bu yolu tercih ettiler sanırım.

Bu durumda kanundan doğan haklarından da mahrum kalmış oluyorsun, değil mi?

Evet.

Bu sebeplerle haklarını aramak için PE ile irtibata geçtin. Ne söylemek istersin?

Eski iş arkadaşımın yardımıyla PE’nin irtibat mailine bir mail gönderdim. Yaşadığım durumu anlatıp benimle iletişime geçmelerini istedim. Bir iki gün içinde beni aradılar. Daha sonra PE avukatı ile görüştüm. Hukuki bir süreç başlattık.

Bunların dışında Suriyeli bir işçi olarak Türkiye’de 5 yıl boyunca yaşadıkların için ne söylemek istersin? Örneğin az önce en son işyerin için “tek sigortalı işim bu oldu” dedin. Önceki işyerlerinde neler yaşadın?

Western Union acentesinden önce Silivri’de bir alüminyum fabrikasında çalıştı. 14 ay çalıştım bu işyerinde. Yine aynı şekilde çalıştım. Sigortasızdım. Piyasa kötüleşti, sigortanızı yapamıyoruz, işçi çıkarmaya gideceğiz diyerek bizi işten çıkardılar. Olayın aslı ise başka türlüydü. Birlikte çalıştığımız Türkiye vatandaşı bir ustayı da işten çıkarmışlardı. O da işten çıkarıldıktan sonra fabrikayı “kaçak işçi çalıştırıyorlar” diye şikayet etti. Biz o fabrikada 11 Suriyeli çalışandık. Hepimizde aynı koşullarda çalışıyorduk. İş müfettişleri fabrikaya geldiler, bizi fabrikanın arka tarafına kaçırıp saklamaya çalıştılar. Müfettiş geldikten 25 gün sonra, ceza almaktan korktuklarından bizi işten çıkardılar. Yine haklarımızı alamadan işten atılmış olduk. Fabrikadan Türkiye vatandaşı iş arkadaşlarım bana yardım etmek için beni adliyeye götürdüler, orada arabuluculuğa başvurarak şikayetimi oluşturdum. Bir hafta sonra dönüş yaptılar. Randevuya gittiğimde fabrikanın muhasebecisi oradaydı ve tazminat bedeli üzerinden anlaştık. Ben de diğer Suriyeli arkadaşlarıma yardımcı oldum ve onların haklarını almalarına vesile oldum.

Türkiye’ye geldiğim ilk dönemde Hatay’da aylık 500 TL’ye markette çalıştım. Akrabalarımdan yardım almak gibi imkanlarım olmadığı için çalışmak zorundaydım. Aileme bakmam gerekiyordu. Bu ücrete çalışmayı kabul ettim.

Bunların dışında da çok da farklı olmayan koşullarda çeşitli sektörlerde, çeşitli işlerde çalıştım. Anketörlük yaptım, ayakkabı tamiratında çalıştım, mobilyacıda çalıştım. Aralarda da işsiz kaldığım çok oldu. Şimdi de işsizim.

‘Suriyeliler devletten maaş alıyor diyorlar, yaşadıklarım bunun böyle olmadığının ispatı’

Türkiye’ye geldiğinden bu yana iş dışında neler yaşadın? Nerelerde kaldın?

İş dışında genel olarak bir sıkıntım yoktu. İş arkadaşlarımla güzel ilişkiler kurduk. Halen daha fabrikadan arkadaşlarla haberleşiyoruz.

İşimi ciddiye alırdım. Üç dil konuşabiliyorum. Bunun patronlarım tarafından kullanılmaya çalışıldığını düşünüyorum. Son işyerimde, acentede, bir para işleminden 1000 TL kazanılabiliyordu, bize verilen aylık ücretin kaç katı günlük olarak kazanılıyordu. Bize yaptırdıkları işlerden, bizim üzerimizden sağladıkları kazançlardı bu.

Suriyeliler devletten maaş alıyor deniliyor. Bu yaşadığım zorluklar bunun böyle olmadığının bir ispatıdır.

Suriye’de savaştan önceki yaşantınla şimdiki yaşantını kıyaslayacak olsan, neler söylersin?

Suriye’deyken işe ihtiyacım yoktu. Annem Jeoteknik Mühendisi benim. Maddi durumumuz iyiydi. Savaş başladıktan sonra göç etmek zorunda kaldık. Okulumdan ayrıldım. Daha sonra da ailemi koruyabilmek için Suriye’den ayrıldım, Türkiye’ye geldim. Ve buradaki bu zorlu süreç başladı. Burada sigortasız, kaçak çalışmak zorunda kaldım.

Ülkelerini terk edip Suriye’den ayrılmak zorunda olan senin gibi göçmenlerin durumları hakkında neler söylemek istersin?

Çoğu göçmen Suriyelinin mağdur kaldığını düşünüyorum. Çoğunluğunun haklarını alamadıklarını, düşük ücrete sigortasız işlerde çalıştıklarını biliyorum.

Bu röportajın da yaşanan bu durumların anlatılmasına vesile olmasını istiyorum zaten. Suriyeli göçmenlerin çoğu Türkçe okuyamıyorlar. Bu röportajın onların da okuyabilmesi için Arapçaya çevrilmesini istiyorum. Bu yolla artık onların da hakları için bir şeyler yapabileceklerini düşünüyorum. Onlar da Patronların Ensesindeyiz’i bilecek ve haklarını arayacaklar.

Kaynak: SOL Haber

İlginizi çekebilir