SPoD’dan, Erkan Baş’a ‘LGBTİ+ milletvekili’ yanıtı: Sözlü beyan tek başına yeterli değil

+Gerçek’in YouTube kanalında Canan Kaya’nın hazırlayıp sunduğu ‘Lafı Dolandırmadan’ programının bu haftaki konuğu Sosyal Politika, SPoD Siyasal Katılım Gönüllüsü Yunus Emre Demir oldu.

Sosyal Politika, Cinsiyet Kimliği ve Cinsel Yönelim Çalışmaları Derneği (SPoD) Siyasal Katılım Gönüllüsü Yunus Emre Demir, +Gerçek TV’de yayınlanan “Lafı Dolandırmadan” programında gazeteci Canan Kaya’nın sorularını yanıtladı. Demir, Türkiye İşçi Partisi Genel Başkanı Erkan Baş’ın ““Partimizin açık eşcinsel kimlikli milletvekili olacak” açıklamasına yanıt verirken, Türkiye’nin LGBTİ+ siyasetçilere hazır olup olmadığı sorusuyla ilgili de önemi açıklamalarda bulundu.

‘ERKAN BAŞ’IN AÇIKLAMALARI KIYMETLİ AMA YETERLİ DEĞİL’

Demir’in açıklamaların satır başları şöyle:

“LGBTİ+ örgütlerinin belirleyeceği bir adayla ilerlemek, TİP’in siyasi olarak içeride verdiği bir karar ve aday belirleme yöntemlerinden biri de budur elbette. Ancak bu biraz kestirme bir yol. LGBTİ+ hareket de diğer toplumsal hareketler gibi homojen yapılar değiller. “Haydi” deyince bir masanın etrafında toplanıp onlarca yüzlerce kişinin içerisinden aday seçmek çok gerçekçi değil herhangi bir toplumsal hareket için. Daha detaylı, kapsamlı ve uzun görüşmelerle ilkeler etrafında bir araya gelip belirleme süreci olması gerekiyor. Aynı zamanda tek başına bir adayın varlığı değil, buna eşlik edecek LGBTİ+ hakları konusunda bir tutum belgesinin de bu adaylık süreçleriyle beraber yürütülmesi gerektiğini düşünüyorum. Burada karşılaştırmayı aynı insanlardır diye yapmıyorum ama LGBTİ+’lar hakkında birçok siyasetçi daha önce de benzer beyanlarda bulundu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bile seçilmeden önce LGBTİ+ haklarıyla ilgili olumlu beyanı var. Tek başına sözlü bir beyanın yeterli olmadığını düşünüyoruz. Buna eşilik edecek parti içi dökümanlar da olması gerekiyor.

‘PARLAMENTODAKİ BİRÇOK LGBTİ+ VEKİL AÇILAMADI’

Erkan Baş bu açıklamayı yaptıktan sonra gelen eleştirilerden biri de “Adayın kimliğinden bize ne?” oldu. Bu tepkiye katılmıyoruz. Çünkü Türkiye’de şimdiye kadar binlerce milletvekili, onlarca bakan, başbakan, cumhurbaşkanı oldu ve bunlardan hiçbiri LGBTİ+ olarak açılmadı, açılamadı. Ancak bahsettiğimiz bu binlerce insanın arasında, hatta şu an mecliste bizi temsil eden yüzlerce vekil arasında LGBTİ+ olmadığını iddia etmek, yani Türkiye’nin şimdiye kadar vekili olmuş binlerce kişinin tamamının heteroseksüel olduğunu iddia etmek toplumsal gerçeklikten kopuk olmak demek aslında. Parlamentodaki birçok vekil aslında LGBTİ+ iken açılamadılar Türkiye koşullarında. Buradan bu sonuç çıkıyor. Bunun nedeni elbette siyasetin erilliği ve toplumdaki LGBTİ+fobi. Dolayısıyla meclise girecek bir LGBTİ+ vekilin bile yaratacağı etki, katacağı görünürlük çok değerli olacak.”

Kaya’nın, “Türkiye LGBTİ+ siyasetçilere hazır mı?” sorusuna, derneğin yeni kampanyasının adının “Türkiye buna hazır” olduğunu belirterek yanıt veren Demir, şu ifadeleri kullandı:

‘BİZ, TOPLUMUN BİR GERÇEĞİYİZ VE TÜRKİYE LGBTİ+ SİYASETÇİLERE HAZIR’

Türkiye’de LGBTİ+ 30 yılı aşkın bir hareket. Trans kadınlar, 1987 yılında aslında yine bir parti etrafında, Radikal Yeşiller Partisi’nde örgütleniyorlar ve o dönemki işkence ve zulme karşı açlık grevine başlıyorlar. Ardından onur yürüyüşleri ve kurulan örgütlerle birlikte yıl 1999 oluyor ve trans kadın Demet Demir, büyük bir rüzgarla kurulan ÖDP’den Beyoğlu Belediye Meclisi’nde aday olarak gösteriliyor. Demir, yine 2007 yılında aynı partiden Isparta milletvekili adayı olarak da gösteriliyor. Bu arada siyasi temsillerin en önemlilerinden biri de sokak bizim için. 2000’li yılların başından bu yana 1 Mayıs eylemlerine katılım gösteriyor LGBTİ+ örgütleri. Fakat asıl rüzgar da Gezi’den sonra esmeye başlıyor. CHP, HDP ve TKP gibi çeşitli siyasi partiler, 2014 yerel seçimlerinde hem çok fazla belediye meclis üyesi adayı gösteriyor, hem de SPoD’un da yürütücülerinden olduğu LGBTİ+ dostu belediyecilik protokolünü imzalayan birçok milletvekili adayı oluyor. Türkiye’nin, LGBTİ+ siyasetçilere hazır olmadığını iddia etmek, Türkiye ve LGBTİ+’ların birbirlerinden farklı şeyler olduğunu söylemektir. Bu doğru değil. Biz, Türkiye ile iç içeyiz. Bizim bir ailemiz, sosyal çevremiz var ve birer seçmeniz, oy veriyoruz. Bilinmesek de aday oluyoruz. Bu toplumun bir gerçeğiyiz ve Türkiye bizlere hazır.”

Kaynak: Arı Gerçek

İlginizi çekebilir