Sosyal Hizmet Uzmanı Nihat Tarımeri: Çocuk yaşta anne olma sayısı azalmıyor!

AK Parti tarafından geçtiğimiz dönem Meclis’e sunulan cinsel istismar yasa tasarısı Ekim’de görüşülecek… Tasarıdaki birçok madde tartışılırken Sosyal Hizmet uzmanı Nihat Tarımeri, özellikle 18 yaş altı çocukların anne olma sorununa dikkat çekerek, “Çocuk yaşta anne olma oranı TÜİK’in verilerindeki gibi azalmıyor” dedi.

AK Parti tarafından Meclis’e sunulan çocuklara cinsel istismar suçlarıyla ilgili yasa tasarısının Ekim ayında görüşülmesi planlanıyor. Tasarıya göre, çocuğa tecavüz mahkumiyetlerinde 40 yıla kadar hapis cezası verilebilecek, 12 yaşın altındaki çocuklara karşı bu suçun işlenmesi durumunda ise verilecek ceza 30 yıldan aşağı olamayacak. 12 yaşın altındaki çocuklara birden fazla kişi tarafından, üçüncü derece dahil yakınları, üvey ebeveyn ve kardeş tarafından, kamu görevlileri ve öğretmenleri tarafından cinsel istismar suçunun işlenmesi durumunda ömür boyu hapis cezası verilecek. Bu kişilerin cebir ve tehdit kullanması durumunda ise ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezası uygulanacak.

Tasarıyı ve soruna yönelik çözüm önerilerini sosyal hizmet uzmanı Nihat Tarımeri ile konuştuk…

‘UYGAR DÜNYA İDAM TARTIŞMALARINI TERK ETMİŞ’

Çocuğun cinsel istismarı konusunda kimyasal hadım, idam cezası gibi birçok ceza yöntemi gündemdeki yerini koruyor. Tarımeri, “Uygar dünya bilindiği gibi idam tartışmalarını artık terk etmiştir” derken burada devlet adına öne çıkarılması gerekenleri şöyle sıraladı: “Avrupa Birliği gibi bir topluluğun içine girmek ile öldürme fiilinin ortadan kaldırmak, dolayısı ile insanlık açısından bir uygarlık noktası olmuştur. Adalet hizmetinde oluşan eksiklikler/yoksunluklar toplum adına öldürme hatasını gideremediği gibi bu yükümlülüğe ortak olunmaması aynı zamanda oluşabilecek yaygın ve keyfi kullanımların engellenmesi de bu yönde. Yine, insan vücuduna kalıcı bir hasar veren infaz yöntemleri 21. yüzyıl uygarlığında artık terk edilmiştir.”

‘EK FIRSATÇILIĞA DÖNÜŞEBİLİYOR’

TÜİK verilerine göre son altı yılda 18 yaş altı doğum yapan çocuk sayısı 130 bin. 2008 ile 2016 yılları arasında yine TÜİK verilerine göre yapılan resmi kayıp başvurularına yer verilen açıklamaya göre, 2008 yılında 4 bin 517, 2009 yılında 5 bin 81, 2010 yılında ise 8 bin 81 çocuk kayboldu. Kayıp çocuk sayısının çift hanelere çıktığı 2011 yılında 10 bin 67, 2012 yılında 12 bin 474, 2013 yılında 16 bin 218, 2014 yılında 18 bin 696, 2015 yılında 17 bin 706 ve 2016 yılında ise 11 bin 691 çocuk kayıp.

Sosyal Hizmet Uzmanı Nihat Tarımeri

 

Tarımeri, “Çocukların evden kaçmaları sorunu ve buna yönelik korumalı ve barınmalı hizmetler konusundaki eksiklik uzun zamandan beri var. Buna rağmen çocukların çalıştırılmaları ve de ana babalar ile ilgili sorumluluk dâhil ‘koruma’ boyutu ise bu sorunları belirsiz ve karmaşık olmaya itiyor. Örneğin Almanya’da 250 bin pedofili hastası tespit edilmiş olmasına rağmen Türkiye’de belirsizliğin devamı ek bir fırsatçılığa da dönüşebiliyor” dedi.

‘ÇOCUK YAŞTA ANNE OLMA SAYISI AZALMIYOR’

TÜİK verilerine göre 15 yaş altı kadınlarda ‘anne olma’ sayıları azalma gösteriyor. 2003 yılında 2 bin 348 olan 15 yaş altı kadınlarda anne olma sayısı, 2004 yılında bin 940, 2005 yılında bin 715, 2006 yılında bin 635, 2007 yılında bin 415, 2008 yılında bin 188, 2009 yılında 822, 2010 yılında 533, 2011 yılında 385, 2012 yılında da 377 olarak tespit edildi.

15-17 yaş arası kadınlarda ise 2003 yılında 37 bin 840 olan doğum sayısı, 2004 yılında 35 bin 500’e, 2005 yılında 34 bin 908’e, 2006 yılında 34 bin 162’ye, 2007 yılında 33 bin 744’e, 2008 yılında 33 bin 541’e, 2009 yılında 31 bin 248’e, 2010 yılında 28 bin 901’e, 2011 yılında 25 bin 292’ye, 2012 yılında da 21 bin 992’ye geriledi.

Tarımeri, çocuk yaşta anne olma oranının azalmadığını, bu sayıların aynı zamanda on altı yaşını doldurmuş erkek veya kadının evlenmesine mahkemelerin izin verebilmesiyle ortaya çıktığını söylüyor: “Son zamanlarda TÜİK tarafından somut sayıların yayımlanması yerine ‘adölasan doğurganlık hızı’ başlığı altında oransal değerlendirmenin öne çıkarılmış olması yaşanan sorunun perdelenmesine neden oluyor. Bu sayılar aynı zamanda olağanüstü durumlarda ve pek önemli bir sebeple on altı yaşını doldurmuş erkek veya kadının evlenmesine hakim tarafından izin verilebilmesiyle ilgiliyken Türk Medeni Kanunu’nun 124. maddesi ile de ilgili. Buna ek olarak Suriye’den göç eden çocuklar ve gençlerin durumu yeni ek sorunlar doğuruyor.”

ÇÖZÜM VE ÖNERİLER…

Tarımeri çözüm önerilerini ise şöyle sıraladı:

– Özellikle Atatürk devriminin önemli hediyelerinden biri olan ve çocuğun bir mülk olmadığı gibi ‘özgür yurttaş’lığının öne çıkarılmış olması çocuklar için ayrı bir önemde. Böyle bir kazanımın Türk Medeni Kanun’na, İsviçre Yurttaş Kanunu’undan birkaç madde dışında aynen uyarlanmış olması adaletli davranmanın da önemli bir kaynağı.

– Özellikle çocuklar dahil bireylerin korunup kollanması için hayırseverlikten sosyal hizmete dönüşüm bir asırdan beri söz konusu. Ahiret dünyası ile hayırseverlik ve kişisel açıdan yardımseverlik, özel hukuk açısından ele alınırken böyle bir süreçte kamusal bir hizmet olan sosyal hizmet aynı zamanda bir hak olarak da günümüzde yükümlü kılındı.

–  Yaşanan sorun(lar) ve çözüm olarak ağır cezalara rağmen yapılan çığırtkanlıklar arasında mahkumiyet kararı sonrası TCK/62. Maddesi’nce iyi hal indirimi de gündeme gelebiliyor. Hakimlere verilen takdir yetkisi ile öne çıkan uygulama ve yoğun beklentiler, zaman zaman da karşılanamamakta. İndirimin ayrıca ortadan kaldırılması taleplerden birisi olmaktadır. Cezaların artırılması yerine bu oranın somut bilgiye dayalı olması ile takdir yetkisinin ve oranlarının sınırlanması uygulama açısından daha önemli olacak.

TASARIDA NELER VAR?

AK Parti hükümetinin bir süredir üzerinde çalıştığı çocuklara cinsel istismar yasa tasarısı, şu düzenlemeleri öngörüyor:

– Çocuklara tecavüz edenlere 16 yıldan 40 yıla kadar hapis cezası verilecek. Mağdurun 12 yaşını tamamlamamış olması durumunda verilecek ceza 30 yıldan aşağı olamayacak.

– Çocuğa karşı işlenen bir suçtan dolayı ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezasına mahkûmiyet halinde koşullu salıverilme için, iyi halli olarak 39 yılın cezaevinde geçirilmesi koşulundaki süre 50 yıla, müebbet hapis cezası için yatılacak süre olan 33 yıl da 40 yıla çıkarılacak.

– Bu suçtan mahkûm olanlar hakkında cezaevinden herhangi bir nedenle tahliye edilmesinden 3 ay önce başlamak üzere tahliyeden itibaren 5 yıla kadar, ayakta veya yatarak cinsel isteğin ilaçla baskılanmasına yönelik tedbire tabi tutulmaya, uzman raporu üzerine infaz hâkimi tarafından karar verilebilecek. Bu tedbir, infaz hâkimi tarafından yılda bir defa değerlendirilecek, gerektiğinde de sonlandırılabilecek.

– Cinsel suç mağdurlarının tekrarlanan mağduriyetini önlemek, adli ve tıbbi işlemlerin bu alanda eğitimli kişilerden oluşan bir merkezde ve tek seferde gerçekleştirilmesini sağlamak amacıyla adli yargı ilk derece mahkemesi adalet komisyonu bulunan yerlerde Sağlık Bakanlığı’nca özel merkezler kurulacak. Mağdurlar, bu merkezlere ya da mülki sınırlara bakılmaksızın kendilerine en yakın merkezlere götürülerek işlemler yerine getirilecek. Bu merkezlerde Sağlık Bakanlığı personeli ve diğer kurumlardan ihtiyaç duyulan uzman veya personel görevlendirilecek.

– Bu suçlardan mahkûm olanlar cezaevlerinde bulunduğu süre içinde rehabilitasyon amaçlı programlara katılmak zorunda olacak.

İlginizi çekebilir