Sobaya Atılan Kürtçe Kasetlerden Kürtçe Konserlere – Evrim Kepenek

Dinleyicileri, Diljen Roni’nin Xewna Derew (Yalan Rüya) adlı son albümünü bugünden geleceğe bırakılmış bir iz olarak tanımlıyor.

“Çocukluğumda Şivan Perwer’in şarkılarını gizlenerek dinlediğimizi hatırlıyorum. Bir albümünü sobaya atmak zorunda kaldığımızı biliyorum. Çocukluğumuzda Cizre’de doktor yoktu. Bu nedenle benim ilk görev yerim Cizre oldu. Göreve başladığım 2006’da bile Cizre’de doktora gitmek lüks bir şey gibi algılanıyordu”

Dün Kürtçe şarkıları gizlenerek dinleyen kişi, bugün milyonlarca insana Kürtçe şarkılar söyleyen müzisyen Diljen Roni. Aynı zamanda tıp doktoru da olan Roni’nin yeni albümü Xewna Derew (Yalan Rüya) Kasım 2018’de müzikseverlerle buluştu.

Roni, albümdeki, dokuz şarkının beşinin sözlerini yazdı, yedi şarkının da bestesini yaptı. Albümde en dikkat çeken şarkı, Sînê ismini taşıyor. Kürtçe müzik dinleyenler, şarkıya pek de yabancı değil. Çünkü şarkıyı yıllar önce Kürtler’in “Beatles”i olarak anılan Koma Wetan grubundan Kerem Gerdenzerî söylemişti.

Roni ile Xewna Derew üzerine söyleştik.

Kaç yıldır müzik yapıyorsunuz?

Yaklaşık on yıldır profesyonel anlamda müzik yapıyorum. Bir çok müzisyenin de söylediği gibi küçük yaşlardan beri müzikle ilgiliyim. Çocukken bağlama ve gitar çalmayı öğrendim üniversite yılları boyunca da devam etti. Kendimi bildim bileli müzik yapıyorum diyebilirim. İlk albümün 2008’de çıktı.

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezunum. Hem doktorluk yapıyorum hem de müziğe devam ediyorum.

“Müzik, sobaya atılan kasetlerin geri dönüşü gibi”

Peki, zor olmuyor mu hem doktorluk hem müzisyenlik?

Zor yanları da var ancak müzik benim dinlenme alanım gibi. Doktorluk ise mesleğim sonuçta. İkisini de aşkla yapıyorum. İkisi arasında bir seçim yapmak zorunda kalmadım hiç. Umarım da öyle bir durum olmaz.

Çocukluğumuzda Cizre’de doktor yoktu. Bu nedenle benim ilk görev yerim Cizre oldu. Göreve başladığım 2006’da bile Cizre’de doktora gitmek lüks bir şey gibi algılanıyordu. Müzisyenlik de sobaya attığımız kasetlerin bir çeşit geri dönüş gibi.

Xewna Derew albümüne gelecek olursak..

İnsanın hayatında hayaller oluyor. İnsan, güzel bir hayalin içinde olduğunu düşünüyor.  Bu hayallerin bir anda yalan olduğunu anlıyorsun, hayal içindeyken bunların bir şekilde yalan olduğunu anlıyorsun. Tüm güzellikler, anılar yalanmış. Biraz bu durumu anlatıyor bu albüm.

Albümde tamamı Kürtçe olan dokuz şarkı bulunuyor. Üç şarkının sözlerini Müslüm Arslan, beşinin sözlerini ben yazdım. Yedi şarkının bestesi de bana ait.

“Kürtçe söylediğimde anılarımı kaybetmemiş gibi hissediyorum”

Kürtçe şarkı söylemek sizin için neden önemli?  

Çocukluğumda Şivan Perwer’in şarkılarını gizlenerek dinlediğimizi hatırlıyorum. Bir albümünü sobaya atmak zorunda kaldığımızı biliyorum. Müzik yaparken sobaya attığımız albümleri geri getirdim hissini yaşıyorum. Öç almak gibi değil ancak o müzikleri, anları kaybetmediğimi hissediyorum.

Müzisyenlik de sobaya attığımız kasetlerin bir çeşit geri dönüş gibi.

Kürdüm anadilim Kürtçe, söylediğim şarkıları hissederek söylüyorum Kürtçe olduğunda. Gırtlak, name Kürtçe’ye daha uygun. Türkçe de söyleyebilirim ama söylediğimde ses tonumun ses rengimin Türkçe şarkılara uymayacağını düşünüyorum. Hem hep Kürtçe düşündüm Kürtçe hissettim şarkılarımı Kürtçe düşünerek yazdım.

Albüme ne kadar zaman hazırlandınız?

Albüm beş yıllık süreçte ortaya çıktı. Acı üzerine beste yapayım diye bir şey yok acı yaşarsan bunun bestesini yapıyorsun. Albüm bittiğinde politik olarak süreç çok kötüydü. Albümü yayımlamadık bu yüzden.

Albüm yapmak için belki de bir yıl uğraştık. Demo sürecinden profesyonel şarkı olana kadar bir sürü değişime uğruyor. Editleme süreci de üç ay sürdü.

“Gelecekteki insanlara bu şarkıyı dinlerken bizi hatırlayın”

Albüme tepki nasıl?

Bir dinleyicimiz xeydok (kolay kırılabilen) şarkımız için, “2018’den gelecekteki insanlara bu şarkıyı dinlerken bizi hatırlayın” diye yazmış. Böyle olumlu olumsuz tüm sözler bizi geliştiriyor. Her albümden sonra bir sonraki albümün daha iyi olması için çabalıyorum.

“Çözüm sürecinde Kürtçe şarkılar çok daha fazla dinlenmiş”

Kürtçe müziğin bugün geldiği noktayı nasıl değerlendiriyorsunuz?

Kürtçe müziğin durumu kötü. Arz talep meselesi de var. Bir de pazarı yok. Bir tane Kürt müzisyenin reklamda oynadığını göremezsin Kürtçe reklam yok çünkü.

Alternatif medya kanalları kapatıldı oralarda yer bulabiliyorduk. Sesimizi duyurabileceğimiz tek mecra sosyal medya kaldı. Oradan da ne derecede ulaşabiliyorsun oda şüpheli. Hatta orada da, parayı verince üst sıraya çıkıyorsun sıralamada.

Ayrıca şöyle bir durum da var. Son olaylardan, acılardan dolayı müzik dinlememeye, paylaşmaya başladı insanlar. Bir korku iklimi var sonuçta.

Ben dinlenme istatistiklerini görüyorum. Çözüm sürecinde en üst seviyede, sonra, son dönem yine azalmaya başladı. İnsanlar şarkıları dinlese bile paylaşmıyor. Bu da oranlara yansımıyor. Sebebi de ya tepki göreceğinden korkuyor ya da etiketlenmek istemiyor. Bir savaş söylentisi bile bizim bütün sanatımızı paylaşımlarımızı etkiliyor.

Son olarak ne söylemek istersiniz?

Bazı şeylerin bahanesi kalmadı, Kürtçe müzik dinleyemiyorum gibi. İnsanlar telefonlarıyla bütün dünya müziklerini dinleyebiliyor. Eskiden kaset alınıp satılırdı şimdi öyle değil insanlar sevdiği beğendiği sanatçıyı bütün sosyal mecralarda paylaşabiliyor. Sanatçıya destek oluyor bu şekilde Kürtçe müziğin iyi işlerinin daha da yayılmasını sağlanıyor.

Kürtçe müzikten korkmasınlar, şarkıları paylaşsınlar.

Kaynak: BİANET

İlginizi çekebilir