‘Sivil toplum Türkiye’de planlı saldırı altında’

Sivil toplum örgütleri Türkiye’de planlı saldırı altında olduklarını açıkladı. Bu saldırının devlet eliyle ve hukuk yoluyla yapıldığı belirtildi.


Fatma YÖRÜR


 Türkiye’de de faaliyet yürüten uluslararası 10 sivil toplum örgütü İstanbul’da bir araya geldi. Ortak açıklamada Türkiye’de sivil toplumun devlet tarafından planlı bir saldırıya uğratıldığı belirtildi. Bu saldırıyı durdurun çağrısı yapıldı.

Civil Rights Defenders, Eşit Haklar İçin İzleme Derneği, Hakikat Adalet Hafıza Merkezi, Hak İnisiyatifi Derneği, İnsan Hakları Derneği, İnsan Hakları Gündemi Derneği, Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF), Türkiye İnsan Hakları Vakfı, Yurttaşlık Derneği, Uluslararası Af Örgütü bir araya gelerek Türkiye’de çalışma alanlarına yapılan saldırıları dile getirdi. “Sivil topluma saldırıları durdurun” dedi.

‘SİVİL TOPLUM SUÇLU HALE GETİRİLMEYE ÇALIŞILIYOR’

Uluslararası Af Örgütü Türkiye Direktörü Ruhat Sena Akşener’in 10 örgüt adına okuduğu açıklamada şu ifadeler yer aldı:

“Hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs” ile suçlanan ve tutuklu bulunan Osman Kavala ile Yiğit Aksakoğlu ve diğer 14 sivil toplum aktörüne yönelik mesnetsiz iddialara cevaben, sivil topluma yönelik giderek artan baskılara ve sivil toplumun suçlu haline getirilmesine son verilmesi çağrısında bulunuyoruz.”

Yürütülen kampayanyaya şu ifadelerle dikkat çekildi: “Son beş gündür 16 sivil toplum aktörü hakkındaki iddianamede geçtiği varsayılan ayrıntılar, Türkiye’de anaakım medya tarafından yürütülen koordineli bir yanlış bilgilendirme kampanyasının parçası olarak kamuoyuna sızdırılıyor. Suçlanan kişileri temsil eden avukatların halen görmediği iddianameye göre iddialar, 2013’te yaygın polis şiddetine başvurularak hükümet tarafından bastırılan temel karakteri barışçıl olan Gezi Parkı protestolarına odaklanıyor.”

‘OSMAN KAVALA VE YİĞİT AKSAKOĞLU’NU SERBEST BIRAKIN’

16 aydır cezaevinde tutuklu bulunan Osman Kavala ile 3 aydır cezaevinde tutuklu bulunan Yiğit Aksakoğlu’nu serbest bırakın çağrısı yapıldı.

“Sivil toplumu hedef alan bu son saldırı, insan hakları savunucularının ve diğer sivil toplum aktivistlerinin yalnızca hak ihlallerinin ortaya çıkartılması, hakikat adalet ve onarım talep etmeleri nedeniyle gözaltına alındığı, yargılandığı ve cezaevine gönderildiği bir dönemde gerçekleştiriliyor.

11 insan hakları savunucusunun yargılandığı “Büyükada” davasının yedinci duruşması bir sonraki ay görülecek. Bu davada, yalnızca yürüttükleri insan hakları aktivizmi nedeniyle hak savunucularına yöneltilen uydurma suçlamaları destekleyebilecek hiçbir kanıt sunulmadı.

Bugün, insan hakları savunucuları Şebnem Korur Fincancı, Erol Önderoğlu ve Ahmet Nesin, kapatılan Özgür Gündem gazetesi ile dayanışma amacıyla gerçekleştirilen bir eyleme katıldıkları için terör propagandası yapmakla suçlandıkları davada mahkemeye çıkarılacak. Özgür Gündem gazetecileri de hukuki tacizlerle karşı karşıya. Ayrıca, Şebnem Korur Fincancı iki ay önce “Barış Bildirisi”ni imzaladığı için terör propagandası yapma suçundan 2.5 yıl hapis cezasına mahkum edildi. Mahkumiyet kararına sunulan itiraz istinaf mahkemesince değerlendirilecek. Ancak daha önce bu istinaf mahkemesi verdiği kararlarda hükümetten bağımsız olmadığını düşündürmektedir. Özgür Gündem gazetesiyle dayanışmak amacıyla gazetenin genel yayın yönetmenliğini yapan insan hakları savunucusu Eren Keskin de 100’den fazla davada yargılanıyor. Bir kısmı sonuçlanan davalarda hapis ve para cezalarına çarptırıldı ve her an cezaevine girebilir. Ayrıca bugüne kadar Barış Akademisyenleri’nden 129 kişiye hapis cezası verildi. Devam eden davalarda 25 kişi hakkında istinaf onaylarsa hapisle sonuçlanacak kararlar çıktı ve yargılamalar sürüyor.

Özgür Gündem ile dayanışma ve Barış İçin Akademisyenler davaları, hükümetin Türkiye’deki sivil toplum aktivistlerini bastırmak ve susturmak için kullandığı davalar arasındadır. Bu durum, mahkemelerin, aynı türden meşru ve barışçıl muhalefet eylemlerini giderek daha sert hapis cezalarına mahkum etmesiyle ortaya çıkmaktadır.”

Açıklamada evrensel hukuk normları ve kuralları hattırlatıldı: “İnsan hakları savunucularının onurunun, fiziksel ve psikolojik bütünlüğünün, özgürlük ve güvenliğinin etkili bir şekilde korunması, insan haklarını savunma hakkının hayata geçirilmesi için de ön koşuldur. Yine evrensel hukuk, insan hakları savunucularının korunmasında esas sorumluluğun devlete ait olduğunu ısrarla belirtir. Devletler, insan hakları savunucularının düşünce ve ifade özgürlüğü, barışçıl toplantı ve örgütlenme özgürlüğü olmak üzere tüm haklarını korumakla yükümlüdür.”

ADALET BAKANLIĞI’YLA YARGIDA REFORM TOPLANTISI 

Ortak açıklama sonrası sivil toplum örgütleri temsilcileri söz aldı. Toplantıda geçtiğimiz hafta Adalet bakanlığı ile yapılan yargıda reform görüşmeleri de gündeme geldi.

Aralık ayında açıkladıklanan ikinci 100 günlük eylem planının insan hakları başlığı altındaki bölüm kapsamında bu toplantıya çağırıldıklarını belirten hak savunucuları, görüş ve tavsiyelerini bakanlıkla paylaştıklarını belirttiler.

Toplantıda; yaşam hakkı ve kötü muamele, ifade ve örgütlenme özgürlüğü, adil yargılanma hakkı başlıklarının masaya yatırıldığı belirtilirken, işkencenin başlıklardan biri olmaması ve görünmez kılınmaya çalışılması eleştirildi.

“Somut tavsiyelerimiz ifade etmek üzere her şeye rağmen toplantıya icabet ettik katıldık.” denildi.

Sivil toplum örgütleri byu toplantıya da ilişkin açıklama yapmaya hazırlanıyor.

Kaynak: Artı Gerçek

https://www.artigercek.com/haberler/sivil-toplum-turkiye-de-planli-saldiri-altinda

İlginizi çekebilir