Sınav mı biyolojik üstünlük mü: AYT/TYT – Zeki Gül

Düşünün ki bulantı ve kusmanız var, kendinizi sinirli /öfkeli hissediyorsunuz ve karnınız da ara ara fena şekilde ağrıyor. Dikkatinizi bir işe verebilir misiniz? Ya da sınavda başarı oranımız etkilenmez mi?

Geçen hafta sonu üniversiteye giriş sınavı yapıldı milyonlarca öğrenci ter döktü. Yaklaşık öğrencilerin yarısı doğası gereği kızdı. Tam 1.5 milyon kız öğrenci!

Erkeklerden farklı olarak kadınlar adet görüyor. Adet periyodu her zaman öyle sakin geçmez. Ağrılı adet görmeye ‘dismenore’ deniyor. Yapılan çalışmalarda gençlik yıllarında gerek ülkemizde gerekse dünyada dismenore oranı yüzde 55-90 arası.

YKS'ye giren genç bir kadın

Yani bu üniversite sınavında yüz binlerce kız öğrenci sınav anında karın ağrısı, bulantı, sinirlilik yaşadılar. Sırf erkek olmadıkları için dezavantajlıydılar ve elbette başarılarını etkileyecek.

Üniversite giriş sınavına çokça eleştiri yapılıyor ama bu yön görmezden geliniyor. Cinsiyet eşitlikçi bir sınav anlayışı için en azından sınav günlerinin daha zamana yayılmış olması gerekmez mi?

Üniversite giriş sınavında üstün insan mı aranıyor, yoksa öğrencinin bilimsel altyapısı mı değerlendiriliyor?

Kız olsun erkek olsun şeker hastalığı olan, insülin direnci olan reaktif hipoglisemi nedeniyle açlığa dayanamayan yüz binlerce öğrenci biyolojik, sağlıkla ilgili dezavantajları nedeniyle saf dışı bırakılmış olmuyor mu?

Yaşamı cinsiyet eşitlikçi bir anlayışa ters bir şekilde ya da salt bedensel ruhsal sağlığı görece iyi olanlar üzerinden kurgulamak politik bir tercihtir. Bunu gelecek için ter döken öğrencilerde sınamak elbet bir gün geri tepecektir.

Sağlıcakla kalın.

Kaynak: EVRENSEL

İlginizi çekebilir