Özgür Denizli

SINAV KAYGISI (3): ÖNERİLER VE TAVSİYELER

Sefer Mavigöl

Yazımızın bu son bölümünde öğrencilere, sınav sistemi (kaygısıyla değil) yönetimi ile ilgili yapılması gerekenleri genel başlıklar halinde sunmaya çalışacağım. Tabi ki bu öneriler ve tavsiyeler, genel durumlar için geçerli olup herkes için geçerli olan hükümler değildir. Her insanın öğrenme, öğrendiği bilgiyi depolama ve kullanmak amacıyla bilgiyi hafızadan alıp uygulamaya geçirme sürecinde farklılıklar vardır. Kimi insan görsel olarak daha etkin öğrenirken kimisi bir başkasına anlatınca bilgiyi hazmeder. Ayrıca yazacaklarım, gireceğiniz bütün sınavlarda kullanılabilecek teknikler ve öneriler olsa da unutulmamalıdır ki bu sınavın adil bir sınav olduğunun kabulü değildir. Bu sınavların tamamının koşullar bakımından silahların eşitliği ilkesine aykırı olsa da zırhımızı kuşanmamız gerektiği anlamına gelmektedir. Sınav sistemi yönetimi için genel öneriler:

Siz değerli öğrencilere daha birçok öneride bulunulabilir ya da bu tür yazılardan çokça yazılabilir. Fakat öneri sayısı artıkça asıl yanlış olanı gözden kaçırmak kolaylaşır. Yapılan araştırmalar sınava hazırlanan öğrencilerin cerrahi bir operasyona girecek insanlardan daha fazla kaygılandığını göstermiştir. Ülkemizde artan işsizlik ve gelecekle ilgili belirsizlik, birçok insanı kaygılandırır düzeydedir. İnsanlar ancak sınavdan yüksek puanlar aldığında geleceğini garantilediğini düşünmektedir. Oysa milyonlarca işsiz üniversiteli, bize bunun gerçek olmadığını gösteriyor.

Daha iyi bir gelecek ve insana yakışır onurlu bir yaşam için milyonlarca genç, en güzel çağlarını büyük fedakârlıklarla kapalı alanlarda ders çalışarak ve test çözerek geçirmektedir. Üstelik sonu bilinmeyen bir yol için. Amaç, kendine yetmek ve kendinden memnun olmak ise üniversiteye gitmek kesinlikle bu anlama gelmemektedir. İnşaat işçiliği avukatlıktan daha değersiz değildir. Mühendislik, aşçılıktan daha erdemli değildir. Meslekler tek başına sadece meslektir. O mesleğin içeriğini nasıl doldurduğumuz önemlidir. Yoksa daha fazla para kazanmak için ilaç firmalarıyla anlaşan bir doktorla, inşaat malzemesinden çalan müteahhit arasında bir fark yoktur.

Her şeyin değerinin parayla ölçüldüğü küresel sermaye sisteminde, üst meslek gruplarına yönelmek gerekiyor diye itiraz edebilirsiniz. Yine mevcut reel durum bu tezi çürütmüş durumda. Özel ve paralı üniversitelerin devreye girmesiyle birlikte artık her yer prestijli meslek bölümlerinden mezun insanlarla dolu ve aldıkları ücret bazen nerdeyse asgari ücret bile değil.

Daha duyarlı ve entelektüel olmak güdüsüyle sınava hazırlanıyorsanız da okulların ve üniversitelerin bilim yuvası olma özelliğini çoktan kaybettiğini size söyleyen ilk kişi ben olmadığımdan eminim. Kısacası son paragraflarda sizin en büyük otomatik düşüncenizi sorgulatmaya çalıştım. “Üniversiteye gitmek ya da diploma sahibi olmak her şeydir” yerine “Hayattaki seçeneklerden sadece biridir” demek gerek, ki doğru olan da budur.

Son solarak da insanlara bir işi zorla yaptıramazsınız, yaptırırsanız da verim alma olasılığınız azdır, verim alsanız da işi yapan kişinin mutlu olmayacağı kesindir. Kişilerin bir işi bırakma hakları olduğunda kaygıları azalır. Eğer haklarını işe devam etmek yönünde kullanırlarsa hem sorumluluk bilinci gelişir hem de başarmak için daha fazla emek harcarlar. Yani sınav kaygısıyla baş etmenin en iyi yolu, özgür irademizle karar vermektir. Sınavlara girme ve girmeme hakkımız olmalıdır ki her iki durumda da kazanan, kişinin kendisi olacaktır. (Haziran 2018)

http://ozgurdenizli.com/sinav-kaygisi-2-sefer-mavigol/

http://ozgurdenizli.com/sinav-kaygisi-mi1/

Exit mobile version