‘Sessiz kalsaydım istismarcılar elini kolunu sallayarak gezecekti’

‘Vazgeç, sessiz kal’ baskısına rağmen kızına cinsel istismarda bulunanlar hakkında dava açılmasını sağlayan anne N.D. Evrensel’den Burcu YILDIRIM konuştu.

Ankara Mamak’ta 6 kişinin istismarına uğrayan 15 yaşındaki çocuğun annesi, “Vazgeç, sessiz kal” baskısına rağmen kızının uğradığı istismar olayının peşini bırakmadı ve istismarcılar hakkında dava açılmasını sağladı. Kasım ayında davanın 2. duruşması görülecek. “Sessiz kaldığım takdirde olay karakol, ben ve ailemin arasında kalacaktı. Ben bunun arkasına düşmeseydim, bunlar elini kolunu sallayarak geziyor olacaklardı” diyen Anne N.D. başlattığı hukuk mücadelesini Evrensel’e anlattı ve adalet çağrısı yaptı.

SAVCILAR BİLE BÖYLE KONUŞURSA…

Kızının yaşadığı istismar vakasının 6 kişi tarafından planlandığını ifade eden anne N. “Kızımı korkutarak bir süre susmasını sağladılar. Başından beri telefonla mesaj çekmişler birbirlerine. Kızıma uyuşturucu vererek istismar ettiler” dedi.

Bütün delilleri sunduğu halde sanıklardan üçünün delil yetersizliğinden bırakılmasına tepki gösteren anne, “Bana delil yetersizliği diyorlar. O zaman ne yapmamız lazım? Bana devletin savcısı ‘Güçlü olacaksın, dik duracaksın’ diyor. Zaten ben bunları yapıyorum. Artık onların bir şey yapması gerekiyor. Aile bir yere kadar dik duruyor, sabırlı davranıyor” diye konuştu.

“Bir bakana Cumhurbaşkanına iki kelime bir şey yazayım hemen bulurlar. Peki bu tacizcileri, tecavüzcüleri, elini kolunu sallaya sallaya dolaşan suçluları nasıl bulamıyorlar?” diyen anne, yaşanan istismardan sonra bir savcının kızına “yollu” dediğini öne sürdü.

Anne N, “Savcıların bile böyle konuştuğu bir ortamda ne tecavüzler, ne ölümler, ne tacizler biter. Ne ilk, ne son olur. Artık güvenmiyorum, adalet diye bir şey yok” dedi.

‘NE ZAMAN SIKIŞSALAR HADIM İDAM DİYORLAR’

Anne N, devlet yetkililerini kasdederek “İstismar ve tecavüz vakalarında ne zaman başları sıkışsa idam ve hadım diyorlar. Onlar kaçış. Çözüm değil. ‘Erkektir yapar, delikanlıdır kız arkadaşı olur’ Kızlarımıza da ‘ört bacağını, çıkıp gezme’ denirse ne olacak? Eğitim sisteminin değişmesi gerekir. Sonra da cezaların caydırıcı olması gerekir. İnsanlar korkmalı, ‘Ben bunu yaparsam başıma ağır cezalar gelecek’ demeli. İnsanlar bu koşullarda bu zihniyetle kadını, çocukları, hayvanları kurban seçiyor” diye konuştu.

Yaşadığı bu süreçte ailesinin de kendisine ‘sessiz kal’ telkinide bulunduğunu dile getiren anne, “Bu olay karakolun, benim ve ailemin arasında kalacaktı. Ben, ‘asla burada kalmayacak’ dedim. Çünkü bugün benim kızıma yaşattılar, yarın başkasına da yaşatacaklardı. Kızım sessiz kalmıştı, korkmuş ve korkutulmuştu. Ben bunun arkasına düşmeseydim, bunlar elini kolunu sallayarak geziyor olacaklardı” dedi.

Sosyal medyadan duyurarak yükselttiği sesini sonra arkadaşlarıyla, mahalleliyle ve tüm Mamak’a yayılan eylemlerle genişlettiklerinden bahseden anne N, “Hiçbir şekilde utanmadım. Bizler değil, bunu yapanların utanması lazım. Bunun üzerine birçok insan sahiplendi. İstismara uğrayan bütün kız çocukları ve kadınlar için mücadele etmeye çalıştım”diye konuştu.

‘SES ÇIKARIRSAK CESARET EDEMEYECEKLER’

Kadınlarla birlikte hareket etmenin ve birçok insanın sahiplendiğini görmenin devam etme gücünü artırdığını dile getiren anne, “Çocuklar susar biz susmayalım. Zanlılar yakalandı içerideler diye sustuğumuz zaman da yetmiyor ki. Kadınların korkmaması gerekiyor, eminim ki korktukça sustukça onların da başına gelecek. Ne kadar güçlü olursak, ne kadar ses çıkarabilirsek cesaret bulamayacaklar”dedi

‘DEMEK Kİ BİZ BİR ŞEY BAŞARMIŞIZ’

Zanlının ilk duruşmada “Ne zaman haberlere düştü ben o zaman korktum” dediğini belirten anne N, “Demek ki biz bir şey başarmışız. Kendimce övündüm” dedi.

Yetkilelerin duyarsızlığına da tepki gösteren anne, “Bunlara bu fırsatı veren onlar. Serbest bırakılan 3 çocuk bana mesaj attı. ‘Bak savcılar bile, yasalar bile bize dokunmuyor. Suçlu olsaydık bırakmazlardı’ diyerek, onları bana örnek gösteriyorlar. Bu şekilde devlet, bunlara fırsat vermeye devam ediyor. Ben bunlardan tekrar şikayetçi olduğumda bana, takipsizlik kararı verildi” diye konuştu.

Kendilerinin utanacak bir şeyi olmadığını söyleyen anne kızıyla hayatlarına kaldığı yerden devam ettiklerini ve yürütülen mücadele ile güçlendiklerini anlatarak, suçlular cezasını alınca kadar geri durmayacağını ve hakkı yenen her kadının yanında olacağını belitti.

***

Ne olmuştu:

Cinsel istismarı ortaya çıkaran anneye tehdit

Eşinin, 3 çocuğuna cinsel istismarda bulunduğunu ortaya çıkaran A.N., tutuklama sonrası Almanya’da yaşayan kaynı tarafından tehdit edildiğini söyledi.

Urfa’da yaşayan A.N., 25 yıllık eşi H.N.’nin 3 çocuğuna cinsel istismarda bulunduğunu ortaya çıkardı. Gözaltına alınan H.N., ‘Çocuklarına cinsel istismarda bulunmak’ suçundan tutuklandı. Gördüğü şiddet nedeniyle olayı yıllardır gizlemek zorunda kaldığını aktaran anne A.N., tutuklama sonrası Almanya’da yaşayan kaynı tarafından tehdit edildiğini söyledi.

Urfa’da 3 çocuğuna cinsel istismarda bulunduğu iddiasıyla gözaltına alınan H.N., çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. 25 yıllık evli A.N., sağır ve dilsiz olan eşi H. N.’nin, kızları R.N., Z.N., ve Z.N’ye cinsel istismarda bulunduğu iddiasıyla polise başvurdu. A.N.’nin verdiği bilgiler üzerine çocuklar, hastanede muayene edildi. Yapılan kontrollerde çocukların cinsel istismara uğradığı yönünde bulgulara rastlanılması üzerine H.N., evinde gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından mahkemeye sevk edilen H.N. ‘Çocuklarına cinsel istismarda bulunmak’ suçundan tutuklanarak cezaevine konuldu.

‘KORKUDAN YILLARDIR GİZLEDİM’

Eşiyle 25 yıl önce görücü usulüyle evlendiğini belirten A.N., eşinin çocuklarına yıllardır cinsel istismarda bulunduğunu ve defalarca bu olay yüzünden dayak yiyerek, susturulduğunu söyledi. A.N., bu olay yüzünden Z.N.’nin psikolojisinin bozulduğunu ve intihara kalkıştığını belirterek, kızının psikiyatri servisinde tedavisinin devam ettiğini ve sürekli sinir krizleri geçirdiğini ifade etti.

Eşinin tutuklanması üzerine Almanya’da yaşayan kaynının kendisini tehdit ettiğini söyleyen A.N., şunları söyledi:

“Yıllardır eşimin çocuklarıma karşı sarkıntılık görüyordum. Sürekli bu iğrenç hadiseler yüzünden onunla kavga ediyordum. Eşimin ailesinin baskısıyla bu olayları adli birimlere bildiremedim. Çünkü her seferinde ben ölümüne dövüldüm. Belim kırıldı, ameliyat oldum. Ancak en son 12 Temmuz 2018 tarihinde rüya sandığım şeyin gerçek olduğunu anladım. Çocuğumu aldım hastaneye götürdüm. Orada yapılan muayene sonucunda çocuğumun cinsel istismara uğradığını öğrendim. Başhekim tarafından dosyalar, adli mercilere gönderildi. O an bizimle polis gelmedi. Biz eve gittik. Evde eşime ‘Sen çocukları istismar etmişsin’ dedim. Eşim bana bıçak çekti. Beni öldürmeye kalkıştı. Kendimi onun elinden zor kurtardım. Şu an eşimin ailesi tarafından tehdit altındayım. Eşimin Almanya’da yaşayan kardeşi benim bu davamdan vazgeçmemi istiyor.”

Kaynak: Evrensel

İlginizi çekebilir