Satılacak 50 ton elma bursa dönüşecek

Divriği Kültür Derneği, yaklaşık 50 ton elmayı başlattığı kampanyayla satarak 20 öğrenciye burs vermeyi hedefliyor. Dernek ayrıca kurduğu kooperatifle üreticiye destek verecek.

Rıfat DOĞAN

Geçen yıl sattıkları nohutla öğrencilere burs veren Divriği Kültür Derneği, bu yıl da 50 ton elmanın satışından gelecek bağışla 20 öğrenciye burs vermeyi hedefliyor.

1952 yılında kurulan ve Türkiye’nin en köklü derneklerinden biri olan Divriği Kültür Derneği, her yıl pilav günleri düzenliyor. Birçok sanatçının yer aldığı bu büyük organizasyonu 34 yıldır gerçekleştiren Derneğin faaliyetleri bununla sınırlı değil. İstanbul’da okuyan Divriğili öğrencilere burs için kampanya başlatan Dernek, 50 ton elmayı satmayı hedefliyor.


Divriği Kültür Derneği Başkanı Cafer Yıldız, burs kampanyasını ve kurdukları kooperatifi Artı Gerçek'e anlattı. 

DİVRİĞİ KÜLTÜR DERNEĞİ KOOPERATİF KURDU

Divriğ Kültür Derneği Cafer Yıldız’ın burs kampanyası ve kooperatif hakkında verdiği yanıtlar şu şekilde:

Kampanyanızdan önce şunu sormak istiyorum. Daha önce de öğrencilere burs veriyor muydunuz? 

Divriği Kültür Derneği, benim yönetime girmiş olduğum 2015 yılından bu yana 47., 48. ve içinde bulunduğumuz 49. dönemde öğrencilere burs veriyordu. İlk dönemlerde bu rakam 60-70’i bulmuştu. Ancak geçen yıl ekonomik kriz nedeniyle burs için mali kaynak yaratmakta ciddi zorluk yaşadık. Biz de bunun üzerine bir çözüm ürettik. Divriği’nde bir vatandaşımız nohut ekmişti, ondan bir ton nohut getirttik. Bu nohutları “burs fonumuza 100 TL’lik bağış yapana 5 kilo nohut” adını verdiğimiz kampanyayla sattık ve çok ciddi bir bağış aldık. Oradan 9 öğrencimize burs sağladık. İş insanlarımızın da desteğiyle bu sayıyı 15’e çıkardık.

Bu arada Divriği Pazarlama Kooperatifi de kurduk. Ovacık’ı örnek alarak, oradan esinlenerek kurduk. Ovacık Tüketim Kooperatifi’nin başkanı ve yönetim kurulu üyeleriyle görüştük. Fatih Maçoğlu geçen yıl nohudu satışı yaptığımızda buradaydı. O da nohut beğendi. Birçok kurumla bu konudaki temasımız sürüyor.

ELMALAR ÇÜRÜYECEKTİ, ÖĞRENCİLERE BURS OLACAK

Kampanyanıza gelirsek, süreç nasıl gelişti? 50 ton elmayı satarak bursa dönüştürme fikri nereden çıktı?

Bu yıl 4 Eylül’ün 100. yıldönümü nedeniyle Sivas’a gittik. Divriği’nde 170 dönüm tarım arazisi vardı. Onun için Divriği’nde bir hemşerimizi ziyaret ettik. O görüşmede kendisi “37 dönüm elma bahçem var ve işlerimin yoğunluğundan dolayı elmaları toplayamadığım için elmalar çürüyor” dedi. Bahçede 40-50 ton elma var. Kendisine “geçen yıl nohut satarak öğrencilerimize burs verdik bu yıl da elma satarak bursa verelim” önerisinde bulundum. Kendisi de uygun bulup “bahçe sizindir. Memnun olurum” dedi. Adını da verelim Mehmet Sayar. Bu konuyu yönetim kurulunda oturup konuştuk.

Nasıl yapacaksınız, bu ürünü nasıl satmayı planlıyorsunuz?

Bir arkadaşımızı gönderdik, o baktı kontrol etti ve bize numune gönderdi. Gayet güzel iyi ürün çıktı. Gübrelenmemiş, ilaçlanmamış doğal ürün. Bu elmaları nasıl değerlendiririz diye kendi aramızda tartıştık. Bir bölümünü kurutmaya göndereceğiz, kuruttuktan sonra Divriği Pazarlama Kooperatifi üzerinden satışa çıkaracağız. Bir bölümünü Tokat’ta bulunan meyvesuyu fabrikasına göndereceğiz. Onlar da burs için bunu yaptığımızı bildikleri için normal fiyatın üstünde bir fiyatla alacaklar. Kurutmacı da daha düşük bir fiyatla kurutacak. Kalan kısımlar için de şöyle bir kampanya geliştirdik: Geçen yıl nohutta yaptığımız gibi 100 TL burs fonuna bağış karşılığında 10 kilo elma göndereceğiz.

Bu kampanyayla şimdiye kadar 2 öğrencinin bursu çıkmış durumda. Halen bu konuda harekete geçmemiş çok sayıda insan var, eminim ki onlar da harekete geçecek. Birçok resmi kurumla, örneğin İBB ile bu konuda görüştük. Sonuçlarını bekliyoruz. Bir kaç lokanta ve restoranla görüştük, onlara da numuneleri gösterdik, beğendiler.

50 TON ELMA BURSA DÖNÜŞECEK

Kaç öğrenciye burs vermeyi hedefliyorsunuz?

Sonuç olarak 40-50 ton elmayı bir şekilde değerlendireceğiz ve yılın 8 ayı 250 TL burs yardımında bulunacağız. Tahmin ediyorum, buradan 20’ye yakın öğrenciye bursa vereceğiz. Bursu İstanbul’da devlet üniversitesinde okuyan ihtiyaç sahibi Divriğili öğrencilere vereceğiz. Bir kaç istisna dışında Divriği dışında başarılı öğrenciye burs vereceğiz. 50’nin üzerinde bursa başvurusu var. Onları değerlendiriyoruz. Yönetim kurulu üyelerimizden oluşan bir ekip öğrencilerle görüşmelere başlayacak.

DERNEK ELMALARI ÜYELERİ VE ÖĞRENCİLERLE TOPLAYACAK

Elmaları ne zaman toplayacaksınız? Zahmetli bir iş olacak…

Elmaları toplamak için gençlerimizle, üyelerimizle 3-6 Ekim arası Sarıyer Belediyesi’nin verdiği otobüslerle Divriği’ne gideceğiz. Bu aynı zamanda sosyal sorumluluk projesi. Öğrencilerimizin gençlerimizin oraya giderek elma toplaması buna katkı sunacaktır. Önümüzdeki yıllarda Divriği Pazarlama Kooperatifi üzerinden yapacağımız hasatlar ve satışlarda da yine öğrenci arkadaşlarımızla birlikte orada çalışma yapmayı düşünüyoruz. Çünkü bu ülkede  artık üretim yapılmıyor. Divriği’nde ciddi anlamda üretimden kopmuş. Bu yıl bazı ürünlerin tarlada kaldığına da şehir olduk. Özellikle elle hasat edilen nohut, mercimek gibi ürünler tarlada kaldı. İnsanlar bunu hasat edecek işgücü de bulamıyor. Bunu da organize edeceğiz ve hem memleketimize hem üreticilerimize hem de öğrencilerimize faydalı olacak bir mekanizmayı hayata geçireceğiz.

KOOPERATİFLE DİVRİĞİ TEKRAR AYAĞA KALKACAK

Divriği Pazarlama Kooperatifi’ni de anlatır mısınız, neler yapacak? 

Kooperatifin merkezi İstanbul’da olacak ama tedarik yerimiz Divriği olacak. Kooperatifimiz iki tane derneğimiz üç tane vakfımızın başkanlarının kurucusu olduğu, iş insanlarının da içinde bulunduğu 10 kurucuyla kuruldu. Mengüçek Vakfı, Divriği Kültür Derneği, Divriğili İşadamları Derneği, Ankara Vakfı ve Ankara Divriği Kültür Derneği var. Dernekte köy derneği başkanlarımız ve hukukçularımız var. Sermayeli bir kooperatif olacak. 10 bin sermayesini koyan her kişi bu kooperatife ortak olabilecekler.

Sermayenin olmasının şöyle iyi bir tarafı olacak: Üreticiye emeğinin hakkını teri soğumadan vermeyi hedefliyoruz. Bu yıl dört ürünümüz üzerinden bunu başlattık. Doğal bulgurumuz, fasulyemiz, nohutumuz, mercimeğimiz ve bölgemizde çıkan bir tuz var. Bunları ilk etapta getireceğiz. Bal rekoltesi düşük o yüzden olmayabilir ama kışa doğru kavurma, kuşburnu, ceviz ve dağ bitkileri getireceğiz. Bu şekilde ürün çeşitliliğimizi geliştirerek dört dörtlük bir kooperatif yapılanmasına sahip olmuş olacağız. E-ticaret sayfamızı açacağız. Çok heyecan verici bir proje.

İş insanlarımız ve üreticilerimiz bu kooperatife üye olmak için sabırsızlıkla bekliyor. Ürünlerimizi satmak konusunda bir tereddüdümüz yok. Çok güçlü bir örgütlülüğümüz var. İstanbul’da üç ilçe derneği, bir tane vakıf, bir tane işadamları derneği ve 55 tane köy derneği olan bir ilçeyiz. Birbirimizle olan bağlarımız da çok güçlü. Memleketimizin insanı da kendi ürününe sahip çıkıyor. Umut ediyorum ki başaracağız. 2 bin 500 yıllık kadim Divriği’nin nüfusu 10 bine düşmüş durumda. Bu hepimizi üzen bir durum. Biz orada eğer ekonomik durumu daha iyi hale getirirsek inanıyorum ki insanların Divriği’nde kalması için geçerli bir neden olacak. Ayrıca hayata tutunmak ve nefes almak için iyi bir yer olacak.

Kaynak: Artı Gerçek

 

İlginizi çekebilir