Sarayköy’lüler JES istemiyor, halk bilgilendirme toplantısını yine yaptırmadı

Zorlu Hidroelektrik Enerji Üretim A.Ş. tarafından yapılması planlanan Tekkehamam Jeotermal Enerji Santrali-II  (35 MWe) projesi halk bilgilendirme toplantısı, Sarayköy’lüler tarafından yaptırılmadı.

Köylüler “Biz Aydın Germencik’i gördük, bilgilendik. Başımıza neler geleceğini biliyoruz. Toplantı istemiyoruz. JES istemiyoruz” dediler.

AKP hükümeti tarafından 2020 yılına kadar HES, RES ve JES’lerden üretilen enerji için verilen teşvikler nedeniyle Ege’nin bereketli tarım arazileri işgal edilmeye devam ediyor. Özellikle Ege bölgesinin JES’lerden elektrik üretimi elde edilmesi için gerekli şartları karşılaması, büyük enerji devlerinin iştahını kabartıyor. Köylünün, küçük üreticinin geçimlik tarımsal üretimi yerine büyük sermayeye göz kırpılıyor. Ege bölgesi halkı bunun farkında. Aydın ilinde yaşanan JES deneyimi, köylünün topraklarına sahip çıkma bilincini körüklemiş durumda. Tire-Başköy, Kızılcaköy, Salihli direnişlerine Sarayköy direnişi de eklendi. Bunu diğer Ege köyleri de izleyecek görünüyor.

Tekkehamam Joeotermal Enerji Santrali-II  (35 MWe) projesi için ilk olarak 18 Aralık 2018 tarihinde  İnaltı Oteli’nde  “ÇED Halk Bilgilendirme Toplantısı” yapılmak istenmişti. Bir araya gelen köylülerin direnişi sayesinde, ÇED toplantısının yapılması engellenmişti.

http://ozgurdenizli.com/saraykoyluler-jesin-yapilmamasi-icin-direniste/

Mevcut ÇED raporunda hiçbir değişiklik yapılmadan, Çınar Mühendislik tarafından halkın huzuruna çıkarılmak istendi. Sarayköy halkı hazırlıklıydı. Son 3 aydır Menderes Havza İnisiyatifi’nin de çalışmaları ile yoğun halk toplantıları gerçekleştirildi.

Aydın Germencik’ten, Kızılcaköy’den, Aydın’dan gelen doğaseverlerin katkıları ile halk JES gerçeğini yaşayanlardan öğrendi. Bugün sabah saat 09:30’da Hasköy’de bir kahvehanede yapılmak istenen toplantıya köy halkı, mahalle muhtarları ve yaşam alanı savunucularının yoğun katılımları oldu. “ÇED Halk Bilgilendirme Toplantısı” tiyatrosunun sahnelenmesine halk izin vermedi.

Kahvehane önüne halktan çok önce çok sayıda jandarma ekibi gelmişti.

Sarayköy’lülere şirin görünmek için Zorlu A.Ş. tarafından kahvaltı da hazırlanmıştı. Hasköy, Karakıran, Tırkaz köyleri ve Sarayköy’den gelenler kahvehaneyi doldurdu. JES’i istemediklerini itiraz dilekçelerine atılan imzalar gösteriyordu. ÇED toplantısını başlatmaya gelen kamu görevlileri ile birlikte halk kahvehaneyi boşalttı ve ÇED bilgilendirme toplantısını istemediklerini, heyetin köyü terk etmesini istediler. Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nden yetkililerin yoğun ısrarlarına rağmen halk direnişini alkışlarla, sloganlarla, masalara vurarak sürdürdü. “JES istemiyoruz”, “JES’e hayır”, “Halk burada”, “Direne direne kazanacağız”, ”Hasköy bizimdir, bizim kalacak” sloganları sık sık kahvehaneyi inletti.

 

Köylüler yetkililere “Biz çocuklarımızın, torunlarımızın geleceğini karartmak istemiyoruz. Burada biz yaşıyoruz, holding sahibi İstanbul’da yaşıyor. Bu topraklar bizim, kanser olmak istemiyoruz” diyerek tepki gösterdi.

Toplantının yapılmadığını imza altına alan belgeyi almadan ayrılmayacaklarını yetkililere bildirdiler. Yetkililerle halk arasında inatlaşma uzun süre devam etti. Halkın ısrarlı tutumu yetkililere geri adım attırdı. Menderes Havzası İnisiyatifi, muhtarlar, Denizli Barosu Çevre Komisyonu avukatları ve halktan birkaç kişinin gözetiminde toplantının yapılamadığı tutanağı tutturuldu.

Sarayköy’lüler bir araya gelmenin ve topraklarına ve sağlıklarına sahip çıkmanın gururu ile Ege köylülerinin mücadelesine selam gönderdiler.

Sarayköy’lüler, toplantı yaptırmamakla kalmadı Denizli Valiliği ve Sarayköy Kaymakamlığı’na itirazlarını anlatan yüzlerce dilekçeyi de sundular. Dilekçe’de şu bilgiler yer alıyor:

Denizli Valiliği’ne/Sarayköy Kaymakamlığı’na

14.02.2019

Zorlu Hidroelektrik Enerji Üretim A.Ş. tarafından yapılması planlanan Tekkehamam Joeotermal Enerji Santrali-II  (35 MWe) pojesinin yapılmasını istemiyorum (Gerekçelerim aşağıda sıralanmıştır).

Bu konuda halk bilgilendirilmesine de ihtiyaç yoktur. Saygılarımla arz ederim.

Gerekçelerim:

  • JES’lerin zararlı atıkları (Bor, ağır metaller, H2S vb.) sağlığımıza tehdittir. Başta kanser olmak üzere, birçok kronik hastalığa yol açacaktır. Anne karnındaki çocuklarımıza zararlıdır. Bebeklerimizin, çocuklarımızın, gençlerimizin, yetişkinlerimizin erken ölümüne yol açacaktır.
  • Toprak Koruma Kanunu (5403) kapsamında birinci sınıf tarım arazisi olan ovamıza, bu tür tehlikeli tesislerin kurulması yasal değildir.
  • Büyük Ova Koruma Kanunu diye bilinen ‘Bazı ovaların büyük ova koruma alanı olarak belirlenmesine ilişkin Gıda, tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın 21/11/2016 tarihli ve 12636 sayılı yazısı üzerine, 3/7/2005 tarihli ve 5413 sayılı kanunun 14.maddesine göre, Bakanlar Kurulu’nca 12/12/2016 tarihinde kararlaştırılan ovalar arasında Menderes Ovası’na da yer verilmiştir. Yine Tarım Arazilerinin Korunması, Kullanılması ve Planlanmasına Dair Yönetmelik (9 Aralık 2017, 30265 sayılı) de büyük ovaların korunmasını emreder.
  • 3573 sayılı Zeytinciliğin İslahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması hakkındaki kanun, kısa adı ile Zeytin ağacını koruma kanununa göre de 3 km mesafede endüstriyel tesislerin kurulması yasaklanmıştır.
  • Sulak alanların korunması yönetmeliği (04/04/2014; 28962 sayılı resmi gazete) nedeniyle de Menderes nehrini kirletecek endüstriyel tesis kurulamaz.
  • Gerekçeler daha da artırılabilir.
  • Aydın ili örneğinde gördüğümüz gibi tarım alanları zarar görmüş, zeytin ve incir ağaçları kurumuş, köylüler geçinemez hale gelmiştir. Topraklarını terk etmek zorunda kalmıştır. Dahası sağlıklarını yitirmişlerdir.

 

 

İlginizi çekebilir